Question

Difficulty: MediumVergilemede Adalet İlkesi (Yatay ve Dikey Adalet)

Vergilemede adalet ilkesinin hayata geçirilmesinde kullanılan yaklaşımlara ilişkin aşağıdaki iki farklı durum verilmiştir:

I. Yıllık safi kazançları 400.000400.000 TL olan iki mükelleften; bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı fazla olan mükellefe indirim uygulanarak, bekar olan mükellefe göre daha düşük bir vergi yükü yüklenmesi.
II. Yıllık safi kazancı 1.200.0001.200.000 TL olan bir mükellefin, yıllık kazancı 300.000300.000 TL olan mükellefe göre daha yüksek bir vergi oranına (% bazında) tabi tutulması.

Bu durumlar sırasıyla vergilemede adalet ilkesinin hangi boyutlarını ifade etmektedir?

  1. Yatay adalet - Dikey adaletAnswer
  2. B
    Dikey adalet - Yatay adalet
  3. C
    Genellik ilkesi - Dikey adalet
  4. D
    Yatay adalet - Kanunilik ilkesi
  5. E
    Genellik ilkesi - Kanunilik ilkesi

Answer

İlk durum yatay adalet boyutunu, ikinci durum ise dikey adalet boyutunu temsil etmektedir.
Vergilemede adalet ilkesi uyarınca; aynı gelir düzeyine sahip mükelleflerin ailevi ve kişisel yükümlülükleri nedeniyle farklı vergi yüklerine tabi tutulması 'yatay adalet' (subjektif ödeme gücü) kapsamına girer. Buna karşılık, farklı gelir düzeyine sahip mükelleflerin artan oranlı tarifeler aracılığıyla farklı vergi yüklerine tabi tutulması 'dikey adalet' boyutunu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci durumun analiz edilmesi
Yatay adalet
Yatay adalet, aynı ekonomik güce (safi kazanca) sahip olanların, kişisel ve ailevi durumları (subjektif ödeme gücü) gözetilerek gerçek anlamda eşitlenmesini sağlar. Çocuk indirimi bu kapsamdadır.
2
İkinci durumun analiz edilmesi
Dikey adalet
Dikey adalet, farklı ekonomik güce sahip olanların farklı oranlarda vergilendirilmesini (objektif ödeme gücü diferansiyasyonu) öngörür. Artan oranlı vergi tarifesi dikey adaletin en temel aracıdır.

Key Concept

Ödeme gücüne göre vergilendirmede yatay ve dikey adalet ayrımı
Rate this question