Vergi hukukunda 'gerçek olmayan geriye yürüme', hukukî sonuçlarını henüz tam olarak doğurmamış, devam eden olay ve durumlara yeni kanun hükümlerinin uygulanmasıdır. Anayasa Mahkemesi, kamu yararının gerektirdiği hallerde bu tür düzenlemelerin yapılabileceğini kabul etmekle birlikte, bu yetkinin sınırsız olmadığını vurgulamaktadır. Buna göre, gerçek olmayan geriye yürüme niteliğindeki bir vergi kanunu değişikliğinin 'hukukî güvenlik' ve 'belirlilik' ilkelerini ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulunabilmesi için aşağıdaki kriterlerden hangisinin varlığı esas alınır?
- AVergi doğuran olayın kanun yürürlüğe girmeden önce tüm unsurlarıyla tamamlanmış olması
- Düzenlemenin, mükelleflerin mevcut hukuki düzene duyduğu güveni ve makul beklentilerini öngörülemez şekilde zedelemesiAnswer
- CKanun değişikliğinin sadece verginin tarh, tebliğ ve tahakkuk gibi usulî işlemlerine yönelik olması
- DYapılan değişikliğin, vergi yükünü mükellefin ödeme gücüyle orantısız bir biçimde artırması
- EVergilendirme dönemi kapandıktan sonra yapılan düzenlemenin, beyanname verme süresi içinde yayımlanması
Answer
Yapılan değişikliğin mükelleflerin hukuki güvenliğini ve haklı beklentilerini öngörülemez şekilde zedelemesi kriteri esas alınır.
Hukukî güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını ve bireylerin bu normlara güvenerek yaptığı işlemlerin korunmasını gerektirir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, bir vergi düzenlemesi teknik olarak 'gerçek olmayan geriye yürüme' (devam eden süreçleri etkileyen) kapsamında olsa bile, eğer mükellefin makul ve haklı beklentilerini zedeleyecek derecede öngörülemez ve ağır bir sonuç doğuruyorsa hukukî güvenlik ilkesini ihlal etmiş sayılır ve iptal edilebilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hukuki Güvenlik ve Haklı Beklenti Doktrini
Alternative Method
Anayasa Mahkemesi'nin 'gerçek olmayan geriye yürüme' ile ilgili kararlarında kullandığı 'öngörülebilirlik' ve 'haklı beklenti' anahtar kelimelerini takip ederek hukukî güvenlik vurgusunu bulabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s