Kamu borç stokunun sürdürülebilirliğini yitirdiği ve geleneksel bütçe fazlası yöntemlerinin yetersiz kaldığı kriz dönemlerinde başvurulan 'sermaye vergisi' ve 'özelleştirme gelirleri' ile itfa yöntemlerinin temel iktisadi niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Bu yöntemler, bütçenin yıllık gelir-gider akımlarından (akım değişken) ziyade, devletin bilançosundaki varlık ve yükümlülük pozisyonlarını (stok değişken) eş anlı olarak azaltan işlemlerdir.Answer
- BBu yöntemlerin öncelikli amacı, vadesi gelmiş borçların faiz yükünü hafifletmek için mevcut tahvillerin daha düşük faizli yeni tahvillerle değiştirilmesini sağlamaktır.
- CSermaye vergisi, her yıl elde edilen kâr ve iratlar üzerinden alınan gelir vergisinin borç itfası için özel olarak tahsis edilmiş bir türü olup olağan bütçe gelirleri arasında yer alır.
- DÖzelleştirme gelirleriyle itfa, kamu borç yükünün reel değerini yüksek enflasyon yaratarak aşındırmayı ve borcun zımni olarak tasfiyesini hedefleyen bir para politikası aracıdır.
- EBu mekanizmalar, kısa vadeli (dalgalı) borçların tek bir uzun vadeli (konsolide) borç altında toplanarak borç yönetiminin merkezileştirilmesi işlemidir.
Answer
Bu yöntemlerin bütçe akımları yerine devlet bilançosundaki stok değişkenleri (varlık ve borç) eş anlı olarak azaltan işlemler olduğu ifadesi doğrudur.
Sermaye vergisi ve özelleştirme gelirleri 'olağanüstü itfa' yöntemleridir. Normal itfa yöntemi, her yıl bütçede oluşan gelir fazlasıyla (akım değişken) yapılırken; bu yöntemler devletin sahip olduğu taşınmazların satışı (aktif stokun azalması) veya özel sektörün elindeki servet birikiminin vergilendirilmesi (sermaye stoku) yoluyla borç yükümlülüğünün (pasif stok) azaltılmasını sağlar. Dolayısıyla bu bir 'stoktan stoka' operasyondur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Stok-Akım Ayrımı ve Olağanüstü İtfa
Practice More
Borç yönetiminde 'akım' ve 'stok' değişkenler arasındaki farkı pekiştirmek için 'Bütçe Fazlası ile İtfa' ve 'Zımni İtfa' konularını karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s