Question

Difficulty: HardSermaye Vergisi ve Özelleştirme Gelirleriyle İtfa

Kamu maliyesinde, sürdürülebilirliği tehlikeye giren yüksek miktarlı kamu borçlarını tasfiye etmek amacıyla zaman zaman olağanüstü itfa yöntemlerine başvurulmaktadır. Bu kapsamda öne çıkan iki temel araç, mükelleflerin varlıkları üzerinden bir defaya mahsus alınan 'sermaye vergileri' ve devletin sahip olduğu iktisadi kıymetlerin satışı anlamına gelen 'özelleştirme' uygulamalarıdır.

Sermaye vergisi ve özelleştirme gelirleri kullanılarak gerçekleştirilen borç itfası yöntemlerinin ekonomik etkileri ile devletin bilançosuna (net mali pozisyonuna) yansımaları karşılaştırıldığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Özelleştirme gelirlerinin borç ödemesinde kullanılması borcun vadesini uzatan bir tahkim (konsolidasyon) işlemi olarak nitelendirilirken; sermaye vergisi uygulamasında devlet, alacaklılara karşı borcun varlığını tek taraflı olarak reddetmektedir.
  2. B
    Her iki yöntem de devletin sürekli ve normal gelirleri kapsamında değerlendirildiğinden, bu uygulamalar kamu borçlarının yıllık bütçe kanunlarında öngörülen 'olağan itfa' mekanizmaları içinde sınıflandırılır.
  3. Sermaye vergisi uygulamasında borç yükü karşılıksız olarak özel kesime aktarılıp kamunun net mali pozisyonu güçlendirilirken; özelleştirme ile yapılan itfada devlet bir aktifini elden çıkarıp pasifini azalttığı için kamu net servetinde doğrudan bir artış meydana gelmez.Answer
  4. D
    Sermaye vergisi, enflasyonist dönemlerde borcun reel değerini düşürerek zımni (gizli) itfa sağlarken; özelleştirme gelirleriyle itfa, borcun merkez bankası emisyonu ile paraya çevrilmesi (monetizasyon) işlemidir.
  5. E
    Sermaye vergisi tahsilatları, borçların kademeli olarak ödenmesi için kurulan amortisman sandıklarının yasal finansman kaynağı olup; özelleştirme gelirleri ise sadece vadesi bir yıldan kısa olan dalgalı borçların itfasında kullanılabilir.

Answer

Sermaye vergisi borç yükünü özel kesime aktararak devletin net servetini artırırken, özelleştirme bilançoda aktif-pasif değişimi yarattığı için net serveti doğrudan artırmaz ifadesini içeren seçenek doğrudur.
Sermaye vergisi ve özelleştirme, olağanüstü itfa yöntemleridir. Muhasebe ve maliye teorisi açısından etkileri farklıdır. Sermaye vergisinde devlet, özel kesimden karşılıksız olarak servet transferi gerçekleştirir; varlıkları azalmadan yükümlülükleri (borçları) kapandığı için kamunun net serveti artar. Özelleştirmede ise devlet, mülkiyetindeki bir varlığı satıp yerine geçen nakit ile borcunu öder. Hem aktif (varlıklar) hem pasif (borçlar) aynı anda azaldığından, devletin net malvarlığında (özkaynaklarında) sırf bu işlemden kaynaklanan bir büyüme gerçekleşmez.

Step-by-Step Solution

1
Yöntemlerin itfa türü içindeki yerini belirlemek.
Sermaye vergisi ve özelleştirme, olağan (bütçe içi) değil, olağanüstü itfa yöntemleridir.
Yöntemlerin olağan itfa olduğunu iddia eden çeldiricileri elemek için.
2
Sermaye vergisinin devletin bilançosuna (net servetine) etkisini analiz etmek.
Sermaye vergisi, devletin aktif varlıklarından (örneğin mülklerinden) bir eksilme yaratmadan doğrudan özel kesimden devlete nakit transferi sağlar. Bu gelirle borç (pasif) ödendiğinde, devletin net malvarlığı artmış olur.
Vergilendirme yoluyla itfanın temel mantığını anlamak için.
3
Özelleştirme ile borç ödemenin bilanço etkisini analiz etmek.
Özelleştirmede devlet, sahip olduğu bir işletmeyi veya arazisini (aktif varlık) elden çıkararak elde ettiği gelirle borcunu (pasif yükümlülük) kapatır. Bilançonun iki tarafı da aynı tutarda daraldığı için, kamunun net servetinde (özkaynaklarında) doğrudan bir genişleme yaşanmaz.
Varlık satışının mali yansımalarını sermaye vergisi ile kıyaslayabilmek için.

Key Concept

Olağanüstü İtfa Yöntemleri ve Bilanço Etkileri
Rate this question