yılında bir mükellef adına, o dönem yürürlükte olan bir kanun hükmüne dayanılarak 'özel usulsüzlük cezası' kesilmiştir. Mükellef, cezanın dayanağı olan hükmün Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek vergi mahkemesinde dava açmıştır. Dava derdest (devam eden) iken Anayasa Mahkemesi (AYM), söz konusu hükmü 'hukuki belirlilik' ve 'kanunilik' ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiş; ancak yasama organına yeni bir düzenleme yapması için kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiş ve herhangi bir yürürlüğü durdurma kararı vermemiştir.
Bu durumda, vergi ceza hukukunun temel ilkeleri ve Anayasa hükümleri çerçevesinde, söz konusu vergi davasında mahkemenin izlemesi gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?
- AAnayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, cezanın kesildiği tarihte dayanak hüküm yürürlükte olduğundan davanın reddine karar verilmelidir.
- "Lehe olan hükmün uygulanması" ve "suçta ve cezada kanunilik" ilkeleri gereği, AYM'nin tanıdığı süre beklenmeksizin cezanın iptaline karar verilmelidir.Answer
- C"Cezaların şahsiliği" ilkesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararı sadece davayı açan mükellefi bağlayacağından, diğer benzer davalarda kanun hükmü uygulanmaya devam edilmelidir.
- DSöz konusu fiil artık özel usulsüzlük teşkil etmese de "vergi ziyaı" suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı incelenerek ceza bu yönde tadil edilmelidir.
- EAnayasa Mahkemesi tarafından tanınan aylık süre dolana kadar "idari istikrar" ilkesi gereği mevcut hüküm uygulanmalı, davanın karara bağlanması için bu süre beklenmelidir.