Question

Difficulty: HardZorlama Derecesine Göre Kamu Borçları (Gönüllü, Zorunlu, Yarı Zorunlu)

Kamu borçlarının zorlama derecesine göre sınıflandırılması; devletin borçlanma sürecinde egemenlik gücünü ne ölçüde kullandığını ve borç verenlerin irade serbestisinin sınırlarını ifade eder. Literatürdeki yerleşik tanımlamalar çerçevesinde; gönüllü, yarı zorunlu ve zorunlu borçlanmalara ilişkin aşağıdaki teorik değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Bankaların mevduatlarına karşılık belirli oranda devlet iç borçlanma senedi (DİBS) tutmakla yükümlü kılınması veya kamu müteahhitlerine hakedişlerinin nakit yerine tahville ödenmesi, doğrudan yasal bir cebir içermese de fiili bir zorunluluk yarattığı için "yarı zorunlu borçlanma" örneğidir.Answer
  2. B
    Zorunlu borçlanmalar, devletin tıpkı vergilerde olduğu gibi karşılıksız ve kesin olarak mülkiyeti kamuya geçirdiği, anapara ve faiz ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı salt egemenlik tasarruflarıdır.
  3. C
    Olağanüstü durumlarda devletin vatanseverlik duygularına hitap ederek manevi baskı yoluyla halkı tahvil almaya yönlendirmesi, arkasında yaptırım gücü olan hukuki bir düzenlemeye dayandığı için "zorunlu borçlanma" kapsamında sınıflandırılır.
  4. D
    Yarı zorunlu borçlar genellikle kısa vadeli nakit açıklarını kapatmak amacıyla ihraç edilen dalgalı borç niteliğindeyken; zorunlu borçlar her zaman uzun vadeli ve sermaye piyasalarında işlem gören konsolide borç statüsündedir.
  5. E
    Gönüllü borçlanmalarda enflasyon oranının nominal faiz oranını aşması durumunda ortaya çıkan zımni (gizli) itfa süreci, borcun hukuki niteliğini kendiliğinden değiştirerek onu "zorunlu borçlanma" statüsüne dönüştürür.

Answer

Doğru ifade, bankalara DİBS tutma yükümlülüğü getirilmesinin veya müteahhitlere tahville ödeme yapılmasının doğrudan yasal cebir içermese de fiili zorunluluk yaratarak yarı zorunlu borçlanma oluşturduğunu belirten seçenektir.
Kamu borçlanmasında 'yarı zorunlu' tanımı, birey veya kurumların görünüşte kendi iradeleriyle tahvil alıyor olmalarına rağmen, arka planda onları buna mecbur bırakan yasal olmayan ancak fiili veya idari mekanizmaların bulunmasını ifade eder. Ticari bankaların yasal rasyolarını tutturmak için piyasadan DİBS almak zorunda kalmaları veya devletten alacağı olan müteahhitlere nakit yerine tahvil verilmesi (kabul etmemeleri halinde alacaklarını tahsil edememe riski doğduğundan) tam bir irade serbestisi barındırmaz. Bu uygulamalar literatürde yarı zorunlu borçlanmanın en tipik örnekleridir.

Step-by-Step Solution

1
Zorunlu borçlanma ile vergi arasındaki hukuki farkı analiz et.
Vergi karşılıksız ve kesin bir tahsilat iken; zorunlu borçlanma kanunla dayatılsa bile anapara ve faiz geri ödemesi içerir.
Zorunlu borçlanmayı salt egemenlik gücüne dayalı karşılıksız bir transfer olarak tanımlayan ifadenin elenmesi için gereklidir.
2
Yarı zorunlu borçlanmanın literatürdeki tanımını ve uygulama örneklerini değerlendir.
Yarı zorunlu borçlanmada doğrudan bir kanun emri (şu tahvili alacaksın) yoktur. Ancak BDDK rasyoları, zorunlu karşılıklar, manevi baskı (telkin) veya ödemelerin tahville yapılması gibi idari kararlar kişileri/kurumları dolaylı yoldan borç vermeye iter.
Manevi baskının zorunlu borçlanma sayıldığını iddia eden ifadenin elenmesi ve banka rasyoları ile ilgili doğru ifadenin tespit edilmesi için gereklidir.
3
Borç sınıflandırma kriterlerinin (vade vs. zorlama derecesi) birbirine etkisini kontrol et.
Vadeye göre sınıflandırma (dalgalı/konsolide) ile irade serbestisine göre sınıflandırma (zorunlu/gönüllü) tamamen farklı eksenlerdir. Biri diğerini mutlak olarak belirlemez.
Vade yapısı ile zorlama derecesi arasında mutlak bir eşleşme kuran çeldiricinin elenmesi için gereklidir.

Key Concept

Zorlama Derecesine Göre Kamu Borçlarının Sınıflandırılması ve Hukuki Nitelikleri
Rate this question