Ruhsal bir rahatsızlığı sebebiyle mahkeme kararıyla kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmış olan bir kişi, adına kayıtlı bir gayrimenkulün satışı sonucunda bir kazanç elde etmiştir. Bu kazancın vergilendirilmesine ilişkin ödevlerin yerine getirilmesi hususunda sayılı Vergi Usul Kanunu () uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Vergi mükellefiyeti bakımından medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunmaması bir engel teşkil etmediğinden, kısıtlı şahıs bu kazanç yönünden mükellef kabul edilir.Answer
- BKısıtlı şahısların fiil ehliyeti bulunmadığından, vergi hukukuna göre mükellefiyet kısıtlı şahıs adına değil, doğrudan vasi adına tesis edilir.
- CKanuni temsilcinin vergi borcunu ödememesi durumunda, bu borcun tahsili için öncelikle mükellefin mal varlığına gidilemez, doğrudan vasinin şahsi varlığına başvurulur.
- DVergi ödevlerinin yerine getirilmemesi sonucu doğan vergi ziyaı cezaları, cezanın şahsiliği ilkesi uyarınca kısıtlı mükellefin değil, yalnızca vasinin mal varlığından tahsil edilir.
- EVergi hukukunda iradi temsil esas olduğundan, kısıtlı şahıs kendi adına bir vekil tayin etmedikçe idare tarafından herhangi bir vergilendirme işlemi yürütülemez.
Answer
Vergi mükellefiyeti bakımından medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunmaması bir engel teşkil etmediğinden, kısıtlı şahıs bu kazanç yönünden mükellef kabul edilir.
Vergi mükellefiyeti için tam ehliyetli olma şartı aranmaz. sayılı 'un . maddesi uyarınca, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar (küçükler, kısıtlılar) da vergi ehliyetine sahiptir ve kendi adlarına mükellef olabilirler.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Vergi Ehliyetinin Bağımsızlığı İlkesi
Estimated Time:1m 30s