Kamu kesimi borçlanma gereğinin (KKBG) finansmanında, hazinenin piyasa faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle iç borçlanma senetlerini ihale yoluyla bankalara veya halka satmak yerine, bu senetlerin Merkez Bankası tarafından satın alınması suretiyle yeni para emisyonuna gidilmesi 'borcun paraya çevrilmesi' (monetizasyon) yöntemi olarak tanımlanmaktadır.
Buna göre, borcun paraya çevrilmesi yönteminin uygulanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AToplam para arzında bir değişikliğe yol açmadan sadece likiditenin piyasadaki dağılımını değiştirir.
- Borcun anapara ve faiz ödemelerinin reel değerini düşürürken toplum üzerinde 'enflasyon vergisi' yoluyla gizli bir maliyet oluşturur.Answer
- CKısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara dönüştürülmesi yoluyla borç servisinin zamana yayılmasını ve hafifletilmesini sağlar.
- DPiyasadaki fon arzını daraltarak faiz oranları üzerinde yukarı yönlü bir baskı ve özel yatırımlar üzerinde 'dışlama etkisi' yaratır.
- EBorç stokunun sadece vadesine göre sınıflandırılmasında kullanılan ve borç yönetimini teknik bir işleme indirgeyen bir yöntemdir.
Answer
Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon), borcun reel değerini düşürürken enflasyon vergisi yoluyla toplum üzerinde gizli bir maliyet oluşturur.
Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon), Merkez Bankası kaynakları kullanılarak para arzının artırılmasıdır. Bu durum enflasyona yol açar. Enflasyon ise sabit gelirli kesimlerin ve nakit tutanların satın alma gücünü azaltarak devlete bir gelir transferi sağlar ki buna 'enflasyon vergisi' denir. Aynı zamanda yükselen fiyatlar, devletin önceden TL cinsinden aldığı borçların reel değerini (satın alma gücü karşılığını) düşürerek borç yükünü hafifletir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Borcun Paraya Çevrilmesi ve Enflasyon Vergisi
Practice More
Monetizasyonun 'mali baskınlık' (fiscal dominance) kavramı ile ilişkisini ve Merkez Bankası bağımsızlığı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s