L Devleti'ne ait bir petrol tankerinin, bakımsızlık ve ihmal nedeniyle infilak etmesi sonucu devasa bir petrol sızıntısı meydana gelmiştir. L Devleti, sızıntının kendi kıyılarını ve hayati ekosistemini yok etmesini engellemek amacıyla, komşusu K Devleti ile arasındaki sınır antlaşmalarını ihlal ederek K Devleti'nin deniz yetki alanlarına izinsiz girmiş ve sızıntıyı kimyasal yöntemlerle bu bölgeye hapsolacak şekilde yönlendirmiştir. Bu müdahale, K Devleti'nin kıyı şeridinde yaşayan sivil halkın sağlığını ve temel yaşam hakkını (emredici norm) doğrudan tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır.
Buna göre, L Devleti'nin 'zaruret hali' (necessity) savunmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk kurallarına (ILC Taslak Maddeleri) göre doğrudur?
- AMeydana gelen çevre felaketi devletin hayati bir çıkarını tehdit ettiği için, devletin olaya katkısı olsa dahi zaruret hali hukuka aykırılığı her durumda ortadan kaldırır.
- L Devleti'nin durumun oluşmasına ihmaliyle katkıda bulunmuş olması ve müdahalenin emredici bir normu (jus cogens) ihlal etmesi nedeniyle zaruret haline dayanılamaz.Answer
- CTankerin patlaması devletin doğrudan kontrolünde olmayan teknik bir arıza olduğu için bu durum 'mücbir sebep' (force majeure) kapsamında değerlendirilmeli ve sorumluluk kendiliğinden kalkmalıdır.
- DUluslararası hukukta çevrenin korunması devlet egemenliğinden üstün kabul edildiğinden, L Devleti'nin müdahalesi her koşulda bir 'karşı önlem' (countermeasure) olarak hukuka uygundur.
- EZaruret halinin geçerli olabilmesi için ihlal edilen kuralın sadece uluslararası antlaşmalardan kaynaklanması gerekir; teamül hukuku ihlallerinde bu savunma ileri sürülemez.