Bir uluslararası ilişkiler uzmanı, yayımladığı makalesinde şu değerlendirmelere yer vermiştir: 'Gelişmekte olan devletlerin küresel serbest piyasaya daha fazla entegre olmalarının onların kalkınma sorunlarını çözeceğini beklemek, tarihsel verilerle çelişmektedir. Andre Gunder Frank'ın da işaret ettiği üzere, bu ülkelerin mevcut durumu, sanayileşmiş ülkelerin yüzyıllar önceki henüz gelişmemiş hallerine benzemez. Aksine, küresel ekonomi politik öylesine yapısal bir asimetri üzerine kuruludur ki, mevcut sistemin işleyişi bizzat bu eşitsizliği yeniden üretir.'
Uzmanın bu değerlendirmeleri Bağımlılık Teorisi merceğinden yapıldığı dikkate alındığında, makalenin ilerleyen bölümlerinde 'merkez' (metropol) ve 'çevre' (uydu) ilişkilerine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisinin yapılması en olasıdır?
- AMerkez, çevre ve bu iki grup arasında esneklik sağlayan yarı-çevre ülkelerden oluşan küresel sistemde, devletlerin doğru sanayileşme stratejileriyle hiyerarşik konumlarını değiştirebildiği.
- Çevre ülkelerin dünya kapitalist sistemine eklemlendikçe kalkınmak yerine, merkez ülkelere sürekli bir artı-değer aktarımı gerçekleştirerek kalıcı ve yapısal bir azgelişmişliğe mahkûm olduğu.Answer
- CMerkez ve çevre ülkeler arasındaki çok kanallı ticari etkileşimin, zamanla askeri gücün işlevselliğini kırarak tüm aktörler için karşılıklı fayda üreten asimetrik bir refah ağı yarattığı.
- DÇevre devletlerin temel probleminin uluslararası sistemin sömürü mekanizmalarından ziyade, ulusal düzeydeki geleneksel kültürel kodlar ve irrasyonel yerel bürokratik yapılar olduğu.
- EAnarşik uluslararası sistemde merkez ülkelerin sahip oldukları sermaye ve teknoloji tekelini paylaşmamalarının temel nedeninin, mutlak kazançlardan çok göreli kazançlarını maksimize etme kaygısı olduğu.