Raul Prebisch, Andre Gunder Frank ve Fernando Henrique Cardoso gibi düşünürlerin çalışmalarından beslenen Bağımlılık Teorisi, küresel politik ekonomiyi "merkez" (gelişmiş) ve "çevre" (azgelişmiş) kavramları üzerinden analiz eder.
Buna göre, Bağımlılık Teorisi'nin merkez-çevre ilişkisine dair öne sürdüğü temel argüman aşağıdakilerden hangisidir?
- Çevre ülkelerin azgelişmişliği kendi iç dinamiklerinden ziyade, küresel kapitalist sistemde merkez ülkeler tarafından yapısal olarak sömürülmelerinin doğrudan bir sonucudur.Answer
- BEkonomik etkileşimlerin artmasıyla devletler birbirine bağımlı hale gelmiş, bu durum merkez ve çevre arasında ortak faydaya dayalı asimetrik olmayan bir refah alanı yaratmıştır.
- CUluslararası sistem yalnızca merkez ve çevreden ibaret değildir; sistemin istikrarını sağlayan ve bu iki grup arasında geçişkenliği mümkün kılan bir "yarı-çevre" kategorisi de bulunmaktadır.
- DMerkez ve çevre ülkeler, uluslararası kurumlar ve serbest piyasa rejimleri etrafında işbirliği yaparak uluslararası anarşinin yarattığı sorunları aşabilir ve her iki taraf da mutlak kazanç sağlayabilir.
- EMerkez ile çevre arasındaki ekonomik eşitsizlik, uluslararası sistemin yapısından ziyade çevre ülke karar alıcılarının bireysel analiz düzeyindeki irrasyonel dış politika tercihlerinden kaynaklanır.
Answer
Çevre ülkelerin azgelişmişliğinin, küresel kapitalist sistemde merkez ülkeler tarafından yapısal olarak sömürülmelerinin bir sonucu olduğu argümanıdır.
Bağımlılık Teorisi'ne göre azgelişmişlik, geleneksel toplum yapısından kaynaklanan veya henüz aşılmamış geçici bir durum değildir. Aksine, gelişmiş (merkez) ülkelerin gelişimi, küresel kapitalist işbölümü çerçevesinde azgelişmiş (çevre) ülkelerin hammadde ve ucuz işgücü üzerinden yapısal olarak sömürülmesine dayanır. Bu nedenle merkez zenginleşirken çevre sistematik olarak yoksullaşır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Bağımlılık Teorisi ve Yapısal Sömürü Mekanizması