İki Savaş Arası Dönem (1919-1939), uluslararası ilişkiler disiplininin bağımsız bir alan olarak doğuşuna beşiklik etmiş ve savaşın rasyonel bir dış politika aracı olmaktan çıkarılması gerektiği inancına dayanan İdealist (Ütopik Liberal) teorinin altın çağı olmuştur. Bu dönemin düşünsel temelleri ve kurumsal yansımaları, daha sonra ortaya çıkan Birinci Büyük Tartışma'nın da merkezinde yer almıştır.
Bu döneme ait kavramsal, kurumsal ve düşünsel gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- Norman Angell, "Büyük Yanılsama" eserinde artan ekonomik karşılıklı bağımlılığın savaşı kazançsız kıldığını öne sürerken; Woodrow Wilson bu iyimserliği On Dört Madde ve Milletler Cemiyeti aracılığıyla kurumsallaştırmaya çalışmış, E. H. Carr ise tüm bu çabaları "çıkarların uyumu" varsayımına dayanan temelsiz bir ütopya olarak eleştirmiştir.Answer
- Bİdealizmin en önemli temsilcilerinden olan Norman Angell ve Woodrow Wilson, anarşik sistemde devletlerin işbirliği yapabilmesi için uluslararası rejimlerin hegemonik bir güce ihtiyaç duymadan da "mutlak kazanç" sağlayabileceğini savunarak neoliberal kurumsalcılığın temel argümanlarını İki Savaş Arası Dönem'de ortaya koymuşlardır.
- CBirinci Büyük Tartışma, 1928 tarihli Kellogg-Briand Paktı'nın imzalanmasıyla İdealistler ile E. H. Carr'ın başını çektiği Realistler arasında başlamış olup, tartışmanın odak noktası İdealistlerin uluslararası sistemdeki "anarşi" kavramını merkezi otorite yokluğundan ziyade mutlak bir "kaos" durumu olarak yanlış yorumlamaları olmuştur.
- DMilletler Cemiyeti'nin kuruluşu ve Kellogg-Briand Paktı'nın imzalanmasıyla ivme kazanan İdealist paradigma, devletlerin güvenlik politikalarını diğer devletlere kıyasla daha fazla güç elde etme esasına dayanan "göreli kazanç" arayışı üzerinden tanımlamaları gerektiğini savunmuştur.
- EBirinci Büyük Tartışma, Milletler Cemiyeti'nin başarısızlıklarının ardından Norman Angell'ın kaleme aldığı "Yirmi Yıl Krizi" eserinde Woodrow Wilson'ın politikalarının eleştirilmesiyle başlamış ve disiplinde İdealizmin yerini Davranışsalcı yaklaşıma bırakmasıyla sonuçlanmıştır.
Answer
Doğru cevap, Norman Angell'ın ekonomik karşılıklı bağımlılık tezini, Woodrow Wilson'ın kurumsal barış çabalarını ve E.H. Carr'ın bu yaklaşımları 'çıkarların uyumu' varsayımı üzerinden ütopik bularak eleştirdiğini ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, İdealist paradigmanın temel aktörlerini, argümanlarını ve kurumsal girişimlerini (Angell, Wilson, On Dört Madde, Milletler Cemiyeti) E.H. Carr'ın Realist eleştirisi ('Yirmi Yıl Krizi' ve 'çıkarların uyumu' reddiyesi) ile doğru ve tutarlı bir biçimde bir araya getirmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İdealizm (Ütopik Liberalizm) ve Birinci Büyük Tartışma