Uluslararası İlişkiler disiplinindeki ana akım teoriler, çevreyi genellikle insanın ihtiyaçlarını karşılayan bir kaynak deposu veya ekonomik faaliyetlerin yönetilmesi gereken bir yan ürünü olarak ele alırken; Yeşil Teori, doğanın insan faydasından bağımsız olarak kendine has bir değeri olduğunu savunur. Yeşil Teori'nin insanı evrenin merkezinden çıkarıp doğanın ayrılmaz bir parçası olarak gören ve tüm canlı varlıklara ahlaki bir statü tanıyan bu temel ontolojik yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- ASürdürülebilir Kalkınma
- BÇevresel Yönetimselcilik
- Eko-merkezcilikAnswer
- DKüresel Müşterekler Rejimi
- EEkolojik Modernleşme
Answer
Yeşil Teori'nin doğayı kendi başına değerli gören temel ontolojik yaklaşımı Eko-merkezcilik'tir.
Eko-merkezcilik (ecocentrism), ekosistemin bir bütün olarak ahlaki bir değere sahip olduğunu ve insanların bu sistemin bir parçası olduğunu savunur. Bu yaklaşım, doğayı sadece insan refahı için bir 'araç' olarak gören geleneksel antroposantrik (insan-merkezli) bakış açısını reddeder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Eko-merkezcilik (Ecocentrism) vs. İnsan-merkezcilik (Anthropocentrism)
Hints
1
Yeşil Teori, çevre sorunlarını sadece bir 'kirlilik' meselesi değil, insanın doğayla olan yanlış ilişkisinin bir sonucu olarak görür.
2
Geleneksel teoriler doğayı bir depo (kaynak) olarak görürken, aradığımız kavram doğayı kendi başına bir 'özne' olarak değerlendirir.
3
Kavramın adı, merkeze (center) doğayı (eco) koyan bir yaklaşımı ifade eder.
Practice More
Yeşil Teori'nin devlet egemenliğine yönelik eleştirilerini ve Robyn Eckersley'in 'Ekolojik Devlet' modelini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s