Question

Difficulty: Very hardYeşil Teori ve Çevreci Yaklaşımlar

19701970'li yıllarda 'Büyümenin Sınırları' (Limits to Growth) raporuyla ivme kazanan ekolojik tartışmalar, Uluslararası İlişkiler disiplininde Yeşil Teori'nin özgün bir paradigma olarak gelişimini tetiklemiştir. Yeşil Teori, ana akım yaklaşımların 'çevrecilik' (environmentalism) olarak nitelendirdiği reformist ve antroposentrik (insan merkezli) tutuma karşı, Westphalia egemenlik anlayışının ve siyasal topluluk sınırlarının ontolojik olarak aşılması gerektiğini savunur. Buna göre Yeşil Teori’nin, küresel müştereklerin (global commons) korunması ve ekolojik krizlerin çözümü noktasında önerdiği temel perspektif aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ekomerkezci (ecocentric) bir etik anlayışı benimseyerek, devletin sınırlarla çevrili ulusal çıkar odaklı yapısını reddetmesi ve siyasal topluluğun sınırlarını tüm ekosistemi kapsayacak şekilde (Yeşil Devlet) yeniden tanımlaması.Answer
  2. B
    Ekolojik sorunların mevcut uluslararası rejimler, teknolojik yenilikler ve serbest piyasa mekanizmaları aracılığıyla, devletlerin egemenlik hakları ve ekonomik büyüme öncelikleri korunarak çözülebileceğini savunan reformist bir tutum sergilemesi.
  3. C
    Sınır aşan kirlilik ve kaynak kıtlığı gibi sorunların, uluslararası sistemin anarşik yapısında devletler için yeni birer güç parametresi yarattığını ve devletlerin bu süreçte göreli kazançlarını maksimize etmesi gerektiğini vurgulaması.
  4. D
    Çevre koruma normlarının uluslararası toplumda yayılmasını, devletlerin kimlik ve çıkar tanımlarının sosyal inşası üzerinden açıklayarak 'norm yaşam döngüsü' modelini ve devletlerarası sosyalleşmeyi merkeze alması.
  5. E
    Küresel ekolojik bozulmanın temel faili olarak gördüğü kapitalist dünya sisteminin 'merkez-yarı çevre-çevre' hiyerarşisinin ortadan kaldırılarak, ekolojik adaletin yalnızca ekonomik eşitlik üzerinden tesis edilmesi.

Answer

Ekomerkezci (ecocentric) bir etik anlayışı benimseyerek, devletin sınırlarla çevrili ulusal çıkar odaklı yapısını reddetmesi ve siyasal topluluğun sınırlarını tüm ekosistemi kapsayacak şekilde (Yeşil Devlet) yeniden tanımlaması.
Doğru seçenek, Yeşil Teori'nin temelini oluşturan ekomerkezci (ecocentric) etik anlayışı ve bu doğrultuda devletin geçirmesi gereken radikal dönüşümü tam olarak yansıtmaktadır. Yeşil Teori, antroposentrik (insan merkezli) bakış açısını reddederek doğanın araçsal değil, kendinden bir değeri olduğunu savunur. Bu bağlamda, Westphalia sisteminin sınırlarla belirlenmiş 'ulusal çıkar' anlayışının ekolojik krizleri çözemeyeceğini, çözümün ancak ekosistemin tamamını kapsayan bir 'Yeşil Devlet' ve 'ekolojik vatandaşlık' anlayışıyla mümkün olduğunu ileri sürer.

Step-by-Step Solution

1
Yeşil Teori ve Çevrecilik (Environmentalism) ayrımını analiz etme
Çevrecilik reformist ve antroposentrik (insan merkezli) iken, Yeşil Teori radikal ve ekomerkezcidir.
Teorinin temel ontolojik ayrışma noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Westphalia egemenlik anlayışının ekolojik krizlerle ilişkisini değerlendirme
Geleneksel egemenlik sınırlarının, sınır aşan (transboundary) ekolojik süreçlerle uyumsuz olduğu saptanır.
Yeşil Teori'nin modern devlet sistemine getirdiği yapısal eleştiriyi anlamak için gereklidir.
3
Ekomerkezci etik ve 'Yeşil Devlet' kavramlarını birleştirme
Siyasal topluluğun yalnızca insanları değil, ekosistemi de temsil etmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Teorinin sunduğu alternatif çözüm önerisini tanımlamak için gereklidir.

Key Concept

Ekomerkezcilik (Ecocentrism) ve Yeşil Devlet (The Green State)

Practice More

Robyn Eckersley'in 'Yeşil Devlet' (The Green State) kitabındaki egemenlik eleştirisini inceleyerek, teorinin kurumsal önerilerini derinleştirebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question