Uluslararası İlişkiler disiplininde 1960'lı yıllarda doruk noktasına ulaşan 'İkinci Büyük Tartışma' sürecinde; siyasetin doğa bilimlerindeki gibi ölçülebilir yasalarla açıklanamayacağını, araştırmacının sezgi ve tarihsel birikiminin merkezi bir öneme sahip olduğunu savunarak 'klasik yaklaşımı' (classical approach) savunan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
- ADavranışsalcılık
- GelenekselcilikAnswer
- CPozitivizm
- DReflektivizm
- EPost-Pozitivizm
Answer
Uluslararası İlişkiler disiplinindeki İkinci Büyük Tartışma'da klasik yöntemi ve tarihsel derinliği savunan taraf Gelenekselcilik akımıdır.
İkinci Büyük Tartışma süreci, disiplinin yöntem (metodoloji) arayışına odaklanmıştır. Bu süreçte Davranışsalcılık akımı doğa bilimlerindeki yöntemlerin (gözlem, matematiksel modelleme, ölçme) sosyal bilimlere uygulanmasını savunurken; Gelenekselcilik akımı ise Hedley Bull önderliğinde bu yaklaşıma karşı çıkmıştır. Gelenekselcilik, uluslararası politikanın doğası gereği tarihsel, felsefi ve hukuki bir birikim gerektirdiğini, sayısal verilerin siyasetin derinliğini ve insan unsurunu açıklamada yetersiz kalacağını savunur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İkinci Büyük Tartışma (Metodolojik Tartışma)
Hints
1
Bu tartışma, 1960'lı yıllarda disiplinin bir 'bilim' mi yoksa bir 'sanat/felsefe' mi olduğu sorusu üzerine yoğunlaşmıştır.
2
Tartışmanın taraflarından biri olan Hedley Bull, 'International Theory: The Case for a Classical Approach' adlı makalesiyle tanınır.
3
Sayısal verilere karşı çıkan ve disiplinin tarihsel-hukuki kökenlerine dönmesini isteyen tarafı düşünün.
Practice More
Bu tartışmanın sonucunda disiplinde nicel yöntemlerin ağırlığının artıp artmadığını ve 'bilimsel' yaklaşımın kalıcı olup olmadığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s