Disiplinin Gelişimi ve Temel Kavramlar
342 questions
Orta Çağ Avrupa siyasal düşüncesinde otorite; imparator ve papanın evrensel yetki iddialarıyla şekillenen dikey bir hiyerarşi içinde tanımlanmıştır. Westphalia Barışı ile bu dikey yapı reddedilmiş; her bir devletin kendi sınırları içinde mutlak egemen olduğu ve dışarıdan hiçbir güce boyun eğmediği bir "yatay düzen" anlayışı benimsenmiştir. Bu dönüşümün uluslararası ilişkiler disiplini açısından en temel yapısal sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplininin yılında kurumsallaşmasına öncülük eden "İdealist" evre ile ’ların sonunda bu evreye yöneltilen "Realist" eleştiriler (Birinci Büyük Tartışma) arasındaki temel paradigma değişimi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olması (anarşi) ve devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamaları, 'güvenlik ikilemi' (security dilemma) olgusunun yapısal temelini oluşturur. Ancak bu yapısal durumun devletleri ne ölçüde saldırganlığa veya güç maksimizasyonuna ittiği konusunda farklı realist yaklaşımlar bulunmaktadır.
Buna göre, saldırgan realizm (offensive realism) perspektifinden bakıldığında, güvenlik ikileminin kalıcı olmasının ve devletlerin bekalarını sağlamak için sürekli güç artırımına yönelmekten başka rasyonel bir seçenek bulamamalarının en temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde, devletlerin istemedikleri halde bir çatışma ve silahlanma sarmalına girmelerini ifade eden "güvenlik ikilemi" (security dilemma) kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası ilişkiler teorisinde "anarşi" kavramı, disiplinin temel yapı taşlarından biri olup gündelik dildeki "kaos" veya "düzensizlik" kavramlarından teknik olarak kesin çizgilerle ayrılır. Buna göre, uluslararası sistemin anarşik bir yapıya sahip olması aşağıdakilerden hangisini doğrudan ifade eder?
Uluslararası İlişkiler disiplininde 1970'li ve 1980'li yıllara damgasını vuran "Üçüncü Büyük Tartışma" (Paradigmalar Arası Tartışma), disiplini Realizm, Liberalizm (Çoğulculuk) ve Yapısalcılık (Globalizm/Marksizm) ekseninde bölmüştür. Bu tartışmada Yapısalcı/Globalist kanadı diğer iki ana akım yaklaşımdan ayıran temel ontolojik (varlıksal) fark aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler disiplinleri karşılaştırıldığında, uluslararası sistemi iç siyasetten ayıran en temel yapısal özellik genellikle 'anarşi' kavramı ile açıklanır.
Buna göre, uluslararası ilişkiler disiplininde anarşi kavramı en temel ve genel kabul gören hâliyle aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
Uluslararası İlişkiler disiplininin akademik bir mecra olarak yılında kurumsallaşmaya başladığı 'kurucu dönem' ile 'ların sonundan itibaren disipline hakim olan 'gerçekçi' paradigma arasındaki temel metodolojik ve ontolojik dönüşüm dikkate alındığında; 'Birinci Büyük Tartışma'nın (İdealizm-Realizm) disipliner kimlik ve çalışma nesnesinin tanımlanması üzerindeki belirleyici etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Modern uluslararası sistemin ontolojik temeli olarak kabul edilen Westphalia tipi egemenlik anlayışında, devletlerin sadece kendi toprakları üzerindeki mutlak hükümranlığı değil, aynı zamanda bu birimlerin birbirleriyle olan "hukuki eşitlik" ilişkisi de merkezi bir rol oynar. Buna göre, Westphalia düzeninde egemenliğin "dışsal" ve "ilişkisel" boyutunu ifade eden temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplininde 1960'lı yıllarda doruk noktasına ulaşan 'İkinci Büyük Tartışma' sürecinde; siyasetin doğa bilimlerindeki gibi ölçülebilir yasalarla açıklanamayacağını, araştırmacının sezgi ve tarihsel birikiminin merkezi bir öneme sahip olduğunu savunarak 'klasik yaklaşımı' (classical approach) savunan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplininde 1970’li yılların sonundan itibaren belirginleşen ve "Üçlü Paradigma Tartışması" olarak da adlandırılan Üçüncü Büyük Tartışma sürecinde; Realizm ve Liberalizm’in "devlet-merkezli" (state-centric) bakış açısına en kökten itiraz Globalizm (Yapısalcılık) perspektifinden gelmiştir.
Buna göre, Globalizm'in (Yapısalcılık) bu tartışma içerisindeki temel ontolojik iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
Hans J. Morgenthau'ya göre "güç terimiyle tanımlanan çıkar" kavramı, uluslararası politikanın rasyonel bir kuramının nesnel temelini oluşturur. Ancak Morgenthau, çıkarın "özünün" (essence) değişmez olduğunu savunurken, "içeriğinin" (content) tarihsel ve kültürel bağlama göre farklılık gösterebileceğini belirtir. Buna göre, ulusal çıkarın bu ikili yapısı çerçevesinde, çıkarın "nesnelliği" ile "değişkenliği" arasındaki ilişkiyi en doğru açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde, uluslararası sistemin yapısını belirleyen en temel unsurlardan biri "kutupluluk" () kavramıdır. Buna göre, sistemdeki güç dağılımının tek bir devletin baskınlığına dayandığı "tek kutupluluk" () sistemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Joseph Nye tarafından geliştirilen; bir devletin askeri müdahale veya ekonomik yaptırımlar gibi zorlayıcı araçlara başvurmak yerine, kendi kültürel değerleri, siyasi idealleri ve dış politikasının meşruiyeti aracılığıyla diğer aktörleri ikna ederek istediği sonuçları elde edebilme kapasitesini tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olması, devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamasına yol açar. Bu belirsizlik ortamında bir devletin sadece savunma amaçlı gerçekleştirdiği askeri kapasite artışının, diğer devletler tarafından bir tehdit olarak algılanması ve karşı silahlanmayı tetikleyerek tarafları istenmeyen bir gerilim sarmalına sürüklemesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?
1960’lı yıllarda Uluslararası İlişkiler disiplininde yöntem ve metodoloji üzerine gerçekleşen "İkinci Büyük Tartışma"da, gelenekselci yaklaşımın (traditionalism) temsilcileri, davranışsalcıların (behavioralism) savunduğu bilimsel modelleri eleştirmiştir. Buna göre, gelenekselcilerin bu eleştiride öne sürdüğü temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası politika teorisinde; siyasal olguların doğa bilimlerindeki gibi katı nicel yöntemler ve matematiksel modellerle açıklanamayacağını, aksine disiplinin tarihsel birikim, hukuk ve felsefi bir derinlik gerektirdiğini savunan "klasik yaklaşım"ın (traditional approach) İkinci Büyük Tartışma'daki en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisyeni Morton Kaplan tarafından geliştirilen sistem modelleri, güç dağılımı ve aktör davranışları temelinde sınıflandırılmıştır. Bu modellerden birinde; ulusal devletler varlıklarını sürdürmekle birlikte, sistemin üzerinde yer alan ve geniş yetkilere sahip 'ulusüstü' () bir merkezi otorite mevcuttur. Bu yapıda devletler bağımsız birimler olarak kalsalar da, sistemin işleyişi ve çatışmaların çözümü bu evrensel nitelikli merkezi örgütün koyduğu hukuksal kurallar çerçevesinde gerçekleşir.
Buna göre, özellikleri açıklanan bu uluslararası sistem türü aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler literatüründe devletlerin dış politika amaçlarını belirleyen "ulusal çıkar" kavramı, taşıdığı önem ve vazgeçilebilirlik düzeyine göre çeşitli tasniflere tabi tutulmuştur. Bir devletin egemenliği, toprak bütünlüğü, siyasal sisteminin korunması ve fiziksel bekasının temini gibi unsurları kapsayan, devletin pazarlık konusu yapamayacağı ve uğrunda savaşa girmeyi dahi göze alabileceği çıkar türü aşağıdakilerden hangisidir?
İki dünya savaşı arası dönemde, uluslararası ilişkilerin barışı kurumsallaştırma ve hukuk temelli bir düzen inşa etme yönündeki normatif çabaları, 1930'ların sonunda disiplinin kurucu vizyonuna yönelik sert bir eleştiri dalgasını tetiklemiştir. E.H. Carr’ın 'Yirmi Yıl Krizi' çalışmasıyla disiplinin gündemine oturan bu eleştirel dönüşüm, Uluslararası İlişkiler tarihindeki 'Birinci Büyük Tartışma'yı başlatmıştır. Bu tartışmada Realist ekolün, kendinden önceki 'Ütopik' (İdealist) döneme yönelttiği temel eleştirel argüman aşağıdakilerden hangisidir?