A Devleti, ülkesinde yaşanan ve önceden öngörülemeyen büyük bir çevresel felaket nedeniyle derin bir ekonomik krize girmiştir. A Devleti, halkının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak ve çökme tehlikesi altındaki altyapısını korumak amacıyla bilinçli bir tercih yaparak, B Devleti ile olan ikili ticaret antlaşmasından doğan yükümlülüklerini askıya almış ve antlaşma kapsamındaki bazı mallara el koymuştur. Ancak uluslararası bir araştırma komisyonu raporu, A Devleti'nin yıllardır sürdürdüğü ihmalkâr ve denetimsiz sanayi politikalarının bu çevresel felaketin yıkıcı boyutlara ulaşmasında doğrudan ve önemli bir katkısı olduğunu ortaya koymuştur. Öte yandan A Devleti, kriz döneminde kamu düzenini sağlama gerekçesiyle ülkesindeki mülteci gruplarına yönelik sistematik işkence uygulamalarına da girişmiştir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 'Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu' taslak maddelerine göre, A Devleti'nin bu eylemleri dolayısıyla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallere başvurup başvuramayacağı konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AA Devleti'nin halkını koruma saikiyle hareket etmesi zaruret hali oluşturduğundan ticari tedbirleri hukuka uygundur; mültecilere yönelik işkence eylemleri ise emredici kural (jus cogens) değil, hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden sadece tazminat gerektirir.
- A Devleti, felaketin oluşumuna ihmalkâr politikalarıyla katkıda bulunduğu için ticari yükümlülüklerini ihlal ederken zaruret halini ileri süremez; sistematik işkence eylemleri ise emredici kural (jus cogens) ihlali olduğundan hiçbir istisna ile hukuka uygun kılınamaz.Answer
- CUluslararası hukukta devletin hayati menfaatlerini koruma hakkı emredici kural (jus cogens) niteliğinde olduğundan, A Devleti'nin kriz döneminde uluslararası topluma karşı üstlendiği diğer tüm yükümlülükler geçersiz kabul edilir.
- DA Devleti'nin eylemleri maddi bir imkânsızlıktan doğan mücbir sebep (force majeure) kapsamında değerlendirildiğinden, hem ticaret antlaşmasının ihlali hem de mültecilere yönelik uygulamaları sebebiyle uluslararası sorumluluğu doğmaz.
- ETemel yaşam ihtiyaçlarının karşılanması devletin esaslı bir menfaati olduğu için, A Devleti zaruret halini öne sürerek tüm eylemlerinin hukuka aykırılığını ortadan kaldırabilir; zira devletin bekası her türlü antlaşmadan üstündür.