(A) devleti vatandaşı olan bir yatırımcı, ticari faaliyet gösterdiği (B) devletinde hukuka aykırı bir kamulaştırma işlemi sonucunda tüm malvarlığını kaybetmiştir. Yatırımcı, (B) devleti idari makamlarının bu işlemine karşı yerel mahkemelerde hiçbir hukuki yola başvurmadan doğrudan (A) devletine müracaat ederek kendisine "diplomatik koruma" (diplomatic protection) sağlanmasını talep etmiştir.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) 2001 tarihli Devletin Sorumluluğuna ve 2006 tarihli Diplomatik Korumaya İlişkin Taslak Maddeleri ile genel uluslararası hukuk kuralları dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın ileri sürülmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- AYatırımcının malvarlığına el konulması, kendi devletinin şahsına karşı işlenmiş doğrudan bir uluslararası haksız fiil oluşturduğundan, diplomatik korumanın işletilebilmesi için iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı aranmaz.
- BDiplomatik koruma mekanizması mahiyeti gereği konsolosluk himayesi ile aynı olduğundan, yatırımcının vatandaşı olduğu devletin konsolosluk memurları kabul eden devlet mahkemelerinde uluslararası sorumluluk davası açabilir.
- CYatırımcı, uluslararası hukukun doğrudan süjesi kabul edildiğinden, vatandaşı olduğu devletin araya girmesine gerek kalmaksızın Uluslararası Adalet Divanında kamulaştıran devlet aleyhine bizzat dava açma ehliyetine sahiptir.
- Diplomatik koruma hakkının hukuka uygun bir şekilde işletilebilmesi ve sorumluluğun ileri sürülebilmesi için, ön koşul olarak yatırımcının kamulaştırma yapan devletteki mevcut ve etkili tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olması şarttır.Answer
- EYatırımcının devletinin bu ihlali diplomatik koruma yoluyla ileri sürebilmesi için, kamulaştırma işleminin uluslararası toplumun bütününe karşı (erga omnes) bir yükümlülüğün ihlali niteliğinde olması zorunludur.
Answer
Doğru yanıt, diplomatik korumanın işletilebilmesi için mağdur olan bireyin ilgili devletteki mevcut ve etkili tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerektiğini belirten seçenektir.
Diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşına (gerçek veya tüzel kişi) karşı başka bir devlet tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen eylemlerden doğan sorumluluğu kendi adına ileri sürmesidir. ILC'nin 2006 tarihli Diplomatik Korumaya İlişkin Taslak Maddeleri'nin 14. maddesi uyarınca, mağdur olan kişi, zarar veren devletin sağladığı mevcut ve etkili iç hukuk yollarını (yerel mahkemeler, idari itiraz mercileri vb.) tüketmedikçe diplomatik koruma mekanizması hukuken işletilemez. Olayda yatırımcı yerel yollara başvurmadığı için bu şart sağlanmamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Diplomatik Koruma ve İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Kuralı
Estimated Time:1m 30s