Uluslararası bir krizin ardından yayımlanan kapsamlı bir diplomatik raporda şu ifadelere yer verilmiştir:
'Krizin ilk aşamasında yaşanan finansal şokun piyasalarımıza anında yansıması kaçınılmazdı; zira toplumlarımızı birbirine bağlayan gayriresmi ve ulusötesi ağlar, çoğu zaman devletlerarası resmi kanallardan daha hızlı işlemektedir. Ancak asıl endişe verici olan husus, bu şoku telafi etmek amacıyla yeni politikalar geliştirdiğimizde alternatif tedarik zincirleri kurmanın yarattığı ağır yapısal maliyetler olmuştur. Öte yandan kriz boyunca açıkça görülmüştür ki, tarafların sahip olduğu devasa askeri kapasite caydırıcılık sağlamada yetersiz kalmış; çevre ve ticaret gibi meseleler, ulusal güvenlik kadar yüksek öncelikli birer pazarlık başlığı haline gelmiştir.'
Robert Keohane ve Joseph Nye'ın kuramsal perspektifi dikkate alındığında, bu rapordaki bulguları açıklayan en doğru ve kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- AKrizin ulusötesi ağlar üzerinden yayılması, aktörlerin mutlak kazanç yerine 'göreli kazanç' peşinde koştuğunu ve uluslararası sistemin anarşik yapısının yarattığı güvenlik ikileminin ekonomi politikalarına da sıçradığını göstermektedir.
- Rapordaki durum, askeri gücün işlevsizleştiği ve konular arası hiyerarşinin kaybolduğu karmaşık bir yapıyı tasvir ederken; krizin anlık etkisini 'duyarlılık', politika değişikliği sonrasında katlanılan yapısal maliyeti ise 'kırılganlık' kavramıyla açıklamaktadır.Answer
- CFinansal şokun anında hissedilmesi devletlerin 'kırılganlık' seviyesini yansıtırken; yeni politikalar geliştirerek alternatif arayışına girmelerinin yarattığı maliyet, çoklu kanalların varlığından kaynaklanan bir 'duyarlılık' göstergesidir.
- DAskeri gücün caydırıcılığını yitirmesi ve ticaretin ön plana çıkması, iki savaş arası dönemde uluslararası hukukun üstünlüğünü ve uyumu vurgulayan İdealist yaklaşımın öngörülerinin günümüzde tamamen gerçekleştiğini kanıtlar.
- EGeleneksel güvenlik gündeminin yerini ticaret ve çevre meselelerine bırakması, merkez-çevre ikiliğini savunan Bağımlılık Teorisi'nin öngördüğü asimetrik sömürü ilişkilerinin sona erdiğini ve karşılıklı eşitliğin sağlandığını ispatlamaktadır.