E. H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı çalışmasında uluslararası ilişkiler düşüncesinin gelişimini "ütopya" ve "gerçeklik" arasındaki diyalektik bir etkileşim olarak tanımlar. Carr'a göre realizm, ütopyacılığın analizden yoksun temennilerine karşı gerekli bir düzeltici olsa da "saf realizm" ( ) tek başına yeterli bir zemin sunmaz.
Carr'ın bu yaklaşımına göre, siyasal düşüncede "saf realizmin" doğurduğu temel sakınca aşağıdakilerden hangisidir?
- Herhangi bir amaç () veya ahlaki yönelim barındırmadığı için siyasal eylemi imkansız kılan bir kısırlığa () yol açmasıAnswer
- BUluslararası alanda "çıkarların uyumu" ilkesinin devletler arasında doğal bir barış sağlayacağı yanılgısına düşmesi
- CDevletlerin güç arayışını insan doğasından kaynaklanan biyolojik bir zorunluluk olarak görmeyip sadece sistemik bir sonuç olarak ele alması
- DUluslararası hukuk ve örgütlerin çatışmaları önlemedeki işlevsel rolüne, güç ilişkilerinden daha fazla önem atfetmesi
- EDisiplinin gelişimini sadece ampirik verilere dayandırarak kuramsal ve felsefi derinliği tamamen dışlaması
Answer
Herhangi bir amaç () veya ahlaki yönelim barındırmadığı için siyasal eylemi imkansız kılan bir kısırlığa () yol açması
Doğru yanıt olan seçenek, Carr'ın diyalektik sentezinde realizmin en zayıf noktasını ifade eder. Carr'a göre, realizm sadece 'olan' ile ilgilendiği için 'olması gereken' () fikrini dışlar. Bir ideal veya amaç () olmaksızın siyasal eylem gerçekleştirilemez; bu durum realizmi entelektüel olarak tutarlı ancak siyasal olarak 'kısır' () bir konuma iter.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Carr'ın Ütopya-Realizm Diyalektiği
Estimated Time:1m 30s