Uluslararası ilişkiler teorisinde "Neo-Neo Tartışması" olarak adlandırılan süreçte Neorealizm ve Neoliberalizm; anarşi, devlet-merkezcilik ve rasyonalite gibi temel ontolojik varsayımları paylaşmalarına rağmen iş birliğinin doğası ve sürdürülebilirliği konusunda ayrışmaktadırlar. Özellikle Robert Keohane ve Joseph Grieco arasındaki teorik diyalog, bu tartışmanın sınırlarını belirleyen temel metinleri oluşturmuştur.
Buna göre, Neorealist bir perspektifle, uluslararası kurumların bilgi şeffaflığı sağlayarak "hile yapma" (cheating) riskini azaltabileceği ve böylece iş birliğini kolaylaştırabileceği yönündeki Neoliberal iddiaya karşı getirilen temel itiraz aşağıdakilerden hangisidir?
- AUluslararası sistemin anarşik yapısının kurumlar aracılığıyla zamanla hiyerarşik bir düzene evrileceğini ve bunun devlet egemenliğini tamamen ortadan kaldıracağını savunmaları
- İş birliğinin önündeki asıl engelin teknik bilgi eksikliği değil, devletlerin kazançların dağılımındaki eşitsizliğin gelecekteki güvenlik dengesini bozacağı yönündeki göreli kazanç kaygısı olduğunu ileri sürmeleriAnswer
- CUluslararası kurumların devletlerin kimlik ve normlarını dönüştürme kapasitesinin olmadığını, bu nedenle kalıcı bir barış kültürü inşa edemeyeceğini iddia etmeleri
- DDevletlerin rasyonel bencil aktörler olmadığını, aksine uluslararası kamuoyunun ahlaki baskısı altında iş birliğine zorlanan idealist varlıklar olduğunu savunmaları
- Eİş birliğinin ancak demokratik rejimler arasında mümkün olduğunu, kurumların rejim tipinden bağımsız bir güvenlik sağlayamayacağını vurgulamaları
Answer
Neorealistlerin temel itirazı, iş birliğinin önündeki asıl engelin teknik hile riskinden ziyade, kazançların oransal dağılımının (göreli kazanç) güvenlik dengesini bozma ihtimalidir.
Doğru cevap, Neorealistlerin uluslararası iş birliğine dair en temel skeptik argümanını yansıtmaktadır. Joseph Grieco tarafından formüle edilen bu eleştiriye göre, Neoliberallerin kurumların 'hile yapmayı' önleyerek iş birliğini mümkün kıldığı yönündeki tezi eksiktir. Çünkü anarşik bir sistemde devletler sadece kendi kazançlarının miktarını (mutlak kazanç) değil, partnerlerinin kendilerine kıyasla ne kadar kazandığını (göreli kazanç) gözetmek zorundadır. Bir ortağın iş birliğinden oransal olarak daha fazla pay alması, bu kazancın gelecekte askeri/siyasal bir avantaja dönüşmesi riskini doğurur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Göreli Kazanç (Relative Gains) Eleştirisi
Practice More
Joseph Grieco'nun 'Anarchy and the Limits of Cooperation' makalesindeki mutlak ve göreli kazanç formülasyonunu incelemek, bu sorunun mantığını pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s