Alexander Wendt, ana akım teorilerin uluslararası sistemin yapısını sadece maddi güç dağılımı üzerinden tanımlamasını yetersiz bulmaktadır. Wendt'e göre, 500 İngiliz nükleer silahının ABD için bir tehdit oluşturmazken, 5 Sovyet nükleer silahının büyük bir tehdit olarak algılanması, yapının sadece maddi unsurlardan oluşmadığını kanıtlar. Wendt, anarşinin devletleri mutlaka çatışmaya veya 'kendi başının çaresine bakmaya' (self-help) iten tek bir mantığı olmadığını savunur.
Buna göre Wendt'in inşacı (konstrüktivist) perspektifinde, uluslararası sistemde anarşinin karakterini (Hobbesçu, Lockeçu veya Kantçı) belirleyen asıl unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- Devletler arasındaki etkileşim süreciyle inşa edilen öznelerarası anlamlar ve kimliklerAnswer
- BUluslararası sistemdeki güç dağılımı ve kutupsallık yapısının istikrarı
- CMerkezi otorite yokluğu nedeniyle devletlerin rasyonel olarak seçtiği mutlak kazanç stratejileri
- DDevletlerin hayatta kalma dürtüsüyle önceden belirlenmiş ve değişmez ulusal çıkarları
- EUluslararası toplumun sahip olduğu yerleşik diplomatik gelenekler ve ortak kurumlar
Answer
Anarşinin karakterini belirleyen asıl unsur, devletler arasındaki etkileşim süreciyle inşa edilen öznelerarası anlamlar ve kimliklerdir.
Alexander Wendt'e göre uluslararası sistemin yapısı sadece maddi (silahlar, coğrafya vb.) değil, aynı zamanda ve daha önemli olarak sosyaldir. Maddi unsurlar, devletlerin birbirine yönelik algıları (kimlikleri) ve paylaştıkları anlamlar (öznelerarasılık) çerçevesinde önem kazanır. Bu nedenle anarşi, devletler etkileşime girmeden önce belirli bir 'kendi başının çaresine bakma' mantığına sahip değildir; bu mantık devletlerin birbirini nasıl inşa ettiğiyle (düşman mı yoksa dost mu gördüğüyle) ortaya çıkar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal İnşa