A ve B devletlerinin çifte vatandaşı olan Birey X, yaşamının büyük bir kısmını geçirdiği ve tüm ekonomik faaliyetlerinin merkezi olan A devletinden turistik bir gezi amacıyla B devletine gitmiştir. Birey X, bu ziyareti sırasında B devleti adli makamlarının açık bir 'adaletten kaçınma' (denial of justice) teşkil eden hukuka aykırı kararları sonucunda tüm mal varlığını kaybetmiş ve haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştır. A devleti, Birey X adına B devletine karşı diplomatik koruma yetkisini kullanmayı planlamaktadır.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli 'Diplomatik Koruma Üzerine Taslak Maddeleri' ve yerleşik uluslararası yargı içtihatları çerçevesinde, bu olaydaki diplomatik koruma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A devleti, Birey X'in A devleti tabiiyetinin hem zararın meydana geldiği tarihte hem de talebin resmi olarak ileri sürüldüğü tarihte B devleti tabiiyetine göre baskın (predominant) olduğunu kanıtlaması şartıyla diplomatik koruma işletebilir.Answer
- B1930 tarihli Vatandaşlık Yasalarının Çatışmasına İlişkin Bazı Sorunlar Hakkında Sözleşme uyarınca, bir devlet kendi vatandaşlığına sahip olan bir kişiyi diğer bir tabiiyetine sahip olduğu devlete karşı koruyamayacağı için A devletinin talebi esastan reddedilir.
- CBirey X'in B devletine kendi rızasıyla gitmiş olması, aralarında 'gönüllü bir bağ' (voluntary link) kurduğundan, A devletinin baskın tabiiyet iddiası B devletinin egemenlik hakları karşısında hukuki sonuç doğurmaz.
- DDiplomatik koruma yetkisinin kullanılabilmesi için Birey X'in zarar gördüğü anda B devleti tabiiyetinden resmen çıkmış olması veya bu tabiiyetin B devleti tarafından haksız yere iptal edilmiş olması zorunludur.
- EBirey X'in uğradığı zarar 'adaletten kaçınma' niteliğinde olduğundan, A devleti tabiiyet şartlarını ve iç hukuk yollarını gözetmeksizin B devletine karşı doğrudan 'erga omnes' bir ihlal gerekçesiyle dava açabilir.