Question

Difficulty: Hardİdealizm (Ütopik Liberalizm) ve İki Savaş Arası Dönem

İki Savaş Arası Dönem'de (191919391919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu paradigması olan İdealizm (Ütopik Liberalizm); rasyonel bireylerin ve devletlerin savaşın yıkıcılığını kavrayarak barışçıl bir düzen kurabileceği varsayımına dayanır. Bu paradigmanın merkezinde yer alan 'çıkarların uyumu' (harmonyharmony ofof interestsinterests) ilkesi, uluslararası hukukun ve örgütlerin geliştirilmesiyle desteklenmiştir.

Buna göre, İdealist düşünce geleneğinin savaşın önlenebilirliğine dair öne sürdüğü temel argümanlar ve kurumsal araçlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımın kendi içsel mantığı çerçevesinde savunduğu bir gerekçe değildir?

  1. A
    Norman Angell'in 'Büyük Yanılsama' (TheThe GreatGreat IllusionIllusion) adlı eserinde belirttiği, ekonomik karşılıklı bağımlılık nedeniyle savaşın artık kazanan taraf için bile rasyonel bir ekonomik getiri sağlamadığı düşüncesi
  2. B
    Woodrow Wilson'ın 1414 İlkesi'nde vurgulanan 'açık diplomasi' anlayışı ile gizli ittifakların ve güç dengesi arayışlarının yarattığı güvensizlik ortamının barışçıl yollarla ortadan kaldırılabileceği inancı
  3. C
    1928 Kellogg-Briand Paktı ile savaşın ulusal politikanın bir aracı olmaktan çıkarılarak hukuki bir zeminde gayrimeşru ilan edilmesinin devlet davranışlarını dönüştüreceği beklentisi
  4. D
    Milletler Cemiyeti çatısı altında kurgulanan 'kolektif güvenlik' sistemi sayesinde, bir devlete yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı ve saldırganın caydırılacağı prensibi
  5. E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' (TheThe TwentyTwenty YearsYears' CrisisCrisis) adlı çalışmasında ifade ettiği, barış ve ahlak gibi evrensel değerlerin aslında statükoyu elinde tutan egemen devletlerin çıkarlarını maskelemek için kullanıldığı tespitiAnswer

Answer

E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' çalışmasındaki tespiti, İdealist düşüncenin bir argümanı değil, bu düşünceye yöneltilen temel Realist eleştiridir.
Doğru yanıt olan seçenek, E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' (19391939) kitabındaki temel tezidir. Carr bu eserinde, İdealistlerin savunduğu 'evrensel barış' ve 'ahlak' gibi kavramların aslında o dönemki dünya düzenini (statükoyu) kuran İngiltere ve ABD gibi devletlerin kendi çıkarlarını korumak için kullandıkları ideolojik araçlar olduğunu savunur. Bu, idealizmin rasyonel barış projelerine karşı geliştirilmiş bir realist eleştiridir, dolayısıyla idealistlerin kendi paradigması içinde savunduğu bir gerekçe değildir.

Step-by-Step Solution

1
İdealist paradigmanın temel varsayımlarını belirle.
İdealizm; rasyonalite, ahlak, uluslararası hukuk, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve uluslararası örgütler (kolektif güvenlik) aracılığıyla barışın kalıcı hale getirilebileceğini savunur.
Soruda istenen 'İdealizmin kendi mantığı dışındaki' seçeneği bulmak için önce sistemin iç unsurlarını tanımak gerekir.
2
Seçeneklerdeki isimleri ve kavramları paradigmayla eşleştir.
Norman Angell (ekonomik rasyonalite), Woodrow Wilson (kurumsal barış), Kellogg-Briand (hukuki yasaklama) ve Kolektif Güvenlik (kurumsal caydırıcılık) idealizmin temel sütunlarıdır.
İsim-eser-teori eşleşmelerinin doğruluğunu kontrol etmek, hatalı çıkarımları elemeyi sağlar.
3
E. H. Carr'ın pozisyonunu analiz et.
Carr, 1939'da yayımlanan eseriyle idealizmin 'çıkarların uyumu' ilkesini sert bir şekilde eleştirmiş ve bunun statükocu güçlerin bir maskesi olduğunu savunmuştur.
Carr, Birinci Büyük Tartışma'da Realizm sahasında yer alarak idealizmi 'ütopik' olarak niteleyen isimdir.

Key Concept

İdealizm ve Carr'ın Realist Eleştirisi

Practice More

E. H. Carr'ın eleştirilerinin ardından realizmin disiplindeki yükselişini anlamak için Hans Morgenthau'nun 'Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi'ni inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Rate this question