Question

Difficulty: HardCumhuriyetçi Liberalizm ve Demokratik Barış Teorisi

Siyasal rejimlerin dış politika pratikleri üzerindeki etkisini inceleyen çağdaş yaklaşımlar, devletlerin rejim türlerine göre çatışma eğilimlerini analiz etmektedir. Felsefi kökenleri Kant'ın; anayasal güvenceler (cumhuriyetçi yönetim), ortak uluslararası hukuk normları ve kozmopolit ekonomik-sosyal bağlar şeklindeki üç sacayağına dayanan bu çerçeve, Michael Doyle'un ampirik çalışmalarıyla uluslararası ilişkiler literatürüne yerleşmiştir.

Bu teorik yaklaşımın nedensel mekanizmaları ve ulaştığı bulgular dikkate alındığında, Demokratik Barış Teorisi hakkında aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. Teori; demokrasilerin diğer tüm rejim türlerinden daha barışçıl olduğu yönündeki monadik bir varsayımdan ziyade, kurumsal kısıtlamalar ve ortak normlar nedeniyle yalnızca kendi aralarında silahlı çatışmadan kaçındıklarını gösteren diyadik bir ilişkiyi ampirik olarak kanıtlar.Answer
  2. B
    Demokratik yönetimlerin sahip olduğu şeffaflık, kuvvetler ayrılığı ve kamuoyu denetimi, bu devletlerin uluslararası sistemdeki otoriter veya totaliter aktörlerle yaşadıkları krizleri de istisnasız olarak diplomatik yollarla çözmesini garanti altına alır.
  3. C
    İki savaş arası dönemdeki ütopik yaklaşımların devamı olan bu teori, barışın devletlerin iç rejiminden ziyade neoliberal kurumsalcılığın savunduğu gibi uluslararası rejimlerin sağladığı mutlak kazanç beklentisiyle oluştuğunu öne sürer.
  4. D
    Kantçı barışın günümüzdeki yansıması olan bu yaklaşım, devletlerin dış politika davranışlarını devlet düzeyindeki içsel yapılardan soyutlayarak, doğrudan sistem analiz düzeyindeki uluslararası anarşinin belirleyiciliğiyle açıklar.
  5. E
    Demokrasiler arasındaki işbirliğinin sürdürülebilirliği, Cumhuriyetçi Liberalizm'e göre bu devletlerin birbirlerine karşı göreli kazanç elde etme ve sistemde hegemonik bir güç dengesi kurma kapasitelerine bağlıdır.

Answer

Demokratik Barış Teorisi'nin monadik iddiayı değil, diyadik ilişkiyi savunduğunu belirten seçenektir.
Demokratik Barış Teorisi'nin ve Cumhuriyetçi Liberalizmin merkezinde, demokrasilerin uluslararası sistemde bütünüyle pasif ve barışçıl (monadik) aktörler oldukları iddiası yer almaz. Michael Doyle'un ampirik bulguları, demokrasilerin sadece 'diğer demokrasilerle' savaşa girmekten kaçındığını, yani barışın iki aktörün de demokratik olması koşulunda geçerli olduğunu (diyadik barış) kanıtlamaktadır. Doğru yargı bu ayrımı eksiksiz biçimde ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Demokratik Barış Teorisi'nin ontolojik temelini incelemek.
Teorinin, Kant'ın 'Ebedi Barış' felsefesindeki cumhuriyetçi anayasa koşulundan beslendiği ve analizini devlet (rejim tipi) düzleminde yaptığı tespit edilir.
Teorinin analiz düzeyini bilmek, sistemik (neorealist) ve salt uluslararası örgüt odaklı (neoliberal kurumsalcı) çeldiricileri elemeyi sağlar.
2
Doyle'un ampirik bulguları bağlamında diyadik ve monadik ayrımını değerlendirmek.
Demokrasilerin genel olarak (herkese karşı) barışçıl olduğunu öne süren 'monadik' yaklaşımın aksine, ampirik bulguların sadece demokrasilerin 'kendi aralarında' (diyadik) savaşmadığını kanıtladığı saptanır.
Demokrasilerin otoriter devletlerle savaştığı tarihsel gerçeği, teorinin kapsamını belirlemek için kritiktir.
3
Seçenekleri bu kuramsal ayrım süzgecinden geçirmek.
Diyadik barış bulgusunu doğru ifade eden seçeneğin teoriyi tam yansıttığı, diğer seçeneklerin ise realizm, neoliberal kurumsalcılık veya monadik barış yanılgılarını içerdiği belirlenir.
Soru kökündeki doğru yargıyı net bir biçimde diğer kavramsal yanılgılardan izole etmek için gereklidir.

Key Concept

Demokratik Barış Teorisinde Diyadik - Monadik Ayrımı ve Cumhuriyetçi Liberalizmin Analiz Düzeyi
Rate this question