Alfa ve Beta devletleri, 19. yüzyıldan kalma bir sınır ve kaynak paylaşım antlaşmasının günümüz koşullarında yaratmış olduğu katı ve ölçüsüz sonuçları gidermek amacıyla Uluslararası Adalet Divanına (UAD) başvurma kararı almıştır. Taraflar düzenledikleri özel uzlaşma belgesinde (tahkimname), Divan'dan mevcut pozitif hukuk kurallarını ve ilgili antlaşma hükümlerini sıkı bir biçimde uygulamamasını; bunun yerine meseleyi tamamen "adalet, dürüstlük ve tarafların güncel ekonomik ihtiyaçları" temelinde, gerekirse yürürlükteki kurallara aykırı (contra legem) sonuçlar doğurabilecek olsa da yepyeni bir paylaşım rejimi kurarak çözmesini talep etmişlerdir.
Buna göre, Uluslararası Adalet Divanının önüne gelen bu uyuşmazlığı tam da tarafların talep ettiği esneklikte karara bağlayabilmesinin hukuki niteliği ve ön koşulu aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
- ADivan, statüsünde sayılan asli kaynaklardan olan "hukukun genel ilkeleri"ni işleterek, herhangi bir ek rızaya ihtiyaç duymaksızın hakkaniyet gereği eski antlaşmayı bertaraf edebilir.
- BTarafların adalet ve dürüstlük temelindeki bu talebi bir emredici kural (jus cogens) yansıması olduğundan, Divan rıza belgesine bakmaksızın re'sen karar verir.
- Divan, ancak tarafların bu yetkiyi tanıyan açık rızasının bulunması koşuluyla, uyuşmazlığı katı hukuk kuralları yerine "hakkaniyet ve nisfet" (ex aequo et bono) esasına göre karara bağlayabilir.Answer
- DBu talep, yargı kararları ve doktrin gibi yardımcı kaynakların Divan tarafından asli nitelikte uygulanmasını gerektirdiğinden, bağlayıcı bir hüküm tesis edilemez.
- EDivan'ın zorunlu yargı yetkisi her iki devlet tarafından önceden kabul edilmişse, uluslararası mahkeme ek bir rıza aramaksızın meseleyi doğrudan adalet temelinde çözmekle yükümlüdür.