İki devlet, aralarındaki sınır aşan su kaynaklarının kullanımı konusundaki bir uyuşmazlığı uluslararası yargıya taşımıştır. Davacı devlet, aralarındaki mevcut antlaşmanın lafzına sıkı sıkıya bağlı kalınmasının kendi halkı için ağır ve haksız sonuçlar doğuracağını iddia ederek, mahkemenin pozitif uluslararası hukuk kurallarını bir kenara bırakıp doğrudan "hakkaniyet ve nisfet" (ex aequo et bono) temelinde karar vermesini talep etmiştir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü ve genel uluslararası hukuk kuralları dikkate alındığında, mahkemenin davacı devletin bu talebine uyarak karar verebilmesinin temel hukuki şartı aşağıdakilerden hangisidir?
- Uyuşmazlığa taraf olan diğer devletin de mahkemenin bu yetkiyi kullanmasına açıkça rıza göstermesiAnswer
- BHakkaniyet ve nisfetin, Medeni Milletlerce Kabul Edilen Hukukun Genel İlkeleri kapsamında değerlendirilerek hakimin takdir yetkisine girmesi
- Cİlgili uluslararası mahkemenin yargı yetkisinin her iki devlet tarafından daha önceden zorunlu olarak tanınmış olması
- DMahkemenin öncelikle doktrin ve önceki yargı kararları gibi yardımcı kaynakları inceleyip uyuşmazlık için yetersiz bulması
- EDavacı devletin talebinin mevcut jus cogens (emredici) kurallara aykırılık teşkil etmemesi
Answer
Doğru yanıt, uyuşmazlığa taraf olan diğer devletin de mahkemenin bu yetkiyi kullanmasına açıkça rıza göstermesi gerektiğini belirten seçenektir.
Uluslararası hukukta 'ex aequo et bono' (hakkaniyet ve nisfet), yargıcın mevcut antlaşma ve teamül kurallarını bir kenara bırakarak bütünüyle adalet ve hakkaniyet duygusuna göre karar vermesidir. Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 38. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Divanın bu yetkiyi kullanabilmesinin tek ve mutlak şartı, uyuşmazlığa taraf olan tüm devletlerin bu duruma açıkça rıza göstermesidir. Tek taraflı talep ile mahkeme hukuku bir kenara bırakamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hakkaniyet ve Nisfet'in (Ex Aequo et Bono) Uygulanma Şartı