Aydınlanma düşüncesinin "evrensel akıl" ve "sürekli ilerleme" ilkeleri, Klasik Liberalizmin uluslararası sistem kurgusuna temel teşkil eder. John Locke’un, insanların doğuştan sahip olduğu "doğal haklar" ve bu hakları korumaya yönelik "akıl yasası" vurgusu dikkate alındığında; merkezi bir dünya otoritesinin yokluğunda bile uluslararası iş birliğinin sürekliliğini mümkün kılan temel ontolojik varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
- İnsan aklının ve doğa yasasının, rasyonel aktörleri çatışma yerine iş birliğinden doğan ortak refahı (pozitif toplamlı sonuçları) keşfetmeye yönlendirmesi.Answer
- BUluslararası anarşinin yarattığı belirsizlik ortamında, devletlerin hayatta kalabilmek için güç maksimizasyonu yapmalarının tek rasyonel seçenek olması.
- CUluslararası kurum ve rejimlerin, devletler arasındaki karşılıklı bağımlılığı koordine ederek hile yapma maliyetlerini artırması.
- DDevletlerin, uluslararası sistemdeki yapısal baskılar nedeniyle sadece mutlak kazanç yerine diğerlerine karşı göreli kazanç elde etmeye odaklanması.
- EUluslararası sistemin, Martin Wight'ın 'Devrimci' geleneğinde belirttiği gibi tüm egemenlikleri ortadan kaldıracak evrensel bir dünya devletine evrilmesi.
Answer
İnsan aklının ve doğa yasasının, rasyonel aktörleri çatışma yerine iş birliğinden doğan ortak refahı keşfetmeye yönlendirmesi.
Klasik Liberalizmin felsefi kökenlerinde John Locke'un rasyonalist yaklaşımı yer alır. Locke'a göre insanlar doğa durumunda (merkezi otoritenin olmadığı ortamda) bile akıl ve doğa yasalarına uyarak başkalarının haklarına saygı duyabilir ve karşılıklı fayda sağlayabilirler. Bu durum uluslararası sistemde anarşiye rağmen 'çıkarların uyumu' ve 'pozitif toplamlı bir oyun' (her iki tarafın da kazanması) kurulabilmesini sağlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Lockeçu Doğa Durumu ve Pozitif Toplamlı Oyun
Alternative Method
Realizmin 'insan doğası kötüdür/bencildir' varsayımı ile Liberalizmin 'insan rasyoneldir/gelişebilir' varsayımı arasındaki zıtlığı kullanarak seçenekleri eleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s