Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980’li yılların sonunda rasyonalist ve yansımacı (reflectivist) yaklaşımlar arasındaki tartışmaların (Üçüncü Tartışma) merkezinde yer alan inşacı (konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası sistemi "maddi bir yapı" olarak gören ana akım yaklaşımlardan (Neorealizm ve Neoliberalizm) temel olarak hangi noktada ayrılmaktadır?
- AUluslararası sistemin çatışmacı doğasının ancak devletlerin demokratikleşmesi ve ortak liberal değerleri paylaşmasıyla aşılabileceğini savunmasıyla
- Maddi kapasitelerin (askeri güç, coğrafi konum vb.) ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlikler üzerinden devlet davranışlarını şekillendirebileceğini iddia etmesiyleAnswer
- CUluslararası kurumların ve rejimlerin, rasyonel devletlerin çıkarlarını koordine eden ve işlem maliyetlerini düşüren en temel yapısal unsurlar olduğunu kabul etmesiyle
- DDevletlerin güç peşinde koşmasının biyolojik bir zorunluluk (insan doğası) olduğunu reddederek bunu sadece anarşik yapının yarattığı sistemik baskıya bağlamasıyla
- EUluslararası politikanın temel belirleyicisinin egemen devletler değil, küresel kapitalist üretim ilişkileri ve devletler arası sınıfsal hiyerarşi olduğunu ileri sürmesiyle
Answer
Maddi kapasitelerin ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlikler üzerinden devlet davranışlarını şekillendirebileceğini savunan ifade doğrudur.
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası sistemin yapısının sadece silahlar veya coğrafi sınırlar gibi maddi gerçekliklerden ibaret olmadığını savunur. Bu maddi nesneler, ancak devletler arasındaki paylaşılan fikirler, kimlikler ve beklentiler (öznelerarasılık) çerçevesinde bir anlam kazanır. Örneğin, ABD için İngiltere'nin nükleer silahları bir tehdit değilken, Kuzey Kore'ninkilerin tehdit olarak algılanması maddi gücün kendisinden değil, bu aktörlere yüklenen kimliksel anlamlardan kaynaklanır. Bu durum, inşacılığı maddi yapı öncelikli rasyonalist teorilerden ayıran temel varsayımdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal Yapı
Practice More
Alexander Wendt'in 'Anarşinin Üç Kültürü' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) ayrımını inceleyerek öznelerarasılığın devlet davranışlarını nasıl farklılaştırdığını analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s