Uluslararası silahlı bir çatışmada, (X) Devleti'ne ait askeri birlikler, (Y) Devleti'nin stratejik bir mühimmat deposuna sızmak amacıyla zırhlı araçlarına 'Kızılay' amblemi yerleştirmiş ve sağlık ekibi görünümünde düşman hatlarına doğru ilerlemiştir. Düşman askerlerinin koruyucu ambleme duydukları saygıdan ötürü ateş açmamasından faydalanan birlik, hedefe yeterince yaklaştığında aniden ağır silahlarla saldırıya geçerek depoyu ele geçirmiştir. (X) Devleti uluslararası platformda, bu taktiğin kendi askerlerinin hayatını korumak ve çatışmanın süresini kısaltmak amacıyla başvurulan meşru bir 'savaş hilesi (ruse of war)' olduğunu, uygulamanın 'askeri gereklilik' ilkesine dayandığını iddia etmiştir.
Uluslararası insancıl hukuk kuralları ve özellikle Lahey Hukuku dikkate alındığında, (X) Devleti'nin bu eylemi ve savunması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- Koruyucu işaretlerin ardına sığınarak düşmanın güvenini istismar etmek ve saldırı düzenlemek 'kalleşlik (perfidy)' yasağının açık bir ihlalidir ve bu kural, askeri gereklilik ileri sürülerek aşılamaz.Answer
- BOlaydaki eylem harp araç ve yöntemlerine ilişkin değil, yalnızca savaş dışı kalmış kişilerin korunmasını amaçlayan Cenevre Hukuku'nun kapsamına girdiğinden, eylemin Lahey kuralları bağlamında yasadışı olduğu söylenemez.
- CEylemi gerçekleştiren birlik komutanı üstlerinin açık emri olmadan, yetkisini aşarak (ultra vires) bu kararı almışsa, kalleşlik yasağı ihlal edilmiş olsa dahi fiil (X) Devleti'ne isnat edilemez.
- D(X) Devleti birliklerinin bütünüyle yok olma tehlikesi altında bulunması irade dışı bir durum yarattığından, bu saldırı mücbir sebep kapsamında değerlendirilir ve eylemin hukuka aykırılığı ortadan kalkar.
- EKoruyucu amblem kullanımını düzenleyen kurallar olağan antlaşma hükümleri iken, askeri gereklilik ilkesi jus cogens (emredici norm) niteliği taşıdığından, normlar hiyerarşisi gereği savaş hilesi savunması meşru kabul edilir.