E.H. Carr, uluslararası politikada sıklıkla dile getirilen "ortak iyilik", "insanlığın çıkarı" veya "evrensel barış" gibi kavramların bağımsız ve mutlak doğrular olmadığını savunur. Düşünüre göre, 19. yüzyıl serbest ticaret felsefesinden köken alan ve iki savaş arası dönemde zirveye ulaşan bu tür normatif ilkelerin uluslararası ilişkilerdeki asıl işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- AUluslararası sistemin anarşik yapısının dayattığı güvenlik ikilemini hafifletmek amacıyla büyük güçler tarafından kurulan yapısal bir güç dengesi mekanizması oluşturması
- BDevletler arasındaki karşılıklı bağımlılığı artırarak mutlak kazançlar üzerinden işleyen ve savaşı irrasyonel kılan bir uluslararası rejim inşa etmesi
- Hakim ve avantajlı konumdaki devletlerin kendi spesifik ulusal çıkarlarını tüm dünyanın ortak çıkarıymış gibi sunarak mevcut güç dağılımını meşrulaştırmasıAnswer
- DUluslararası anarşinin verili bir durum olmadığını göstererek devletlerin rekabetçi kimliklerini barışçıl ve iş birliğine dayalı olarak yeniden inşa etmesi
- EÇatışma halindeki salt bir uluslararası sistemi, ortak kurallara ve kurumlara sahip dayanışmacı bir uluslararası topluma dönüştürmesi
Answer
Carr'a göre evrensel ahlak ve ortak çıkar gibi söylemler, sistemde avantajlı konumda olan devletlerin kendi ulusal menfaatlerini meşrulaştırmak ve mevcut eşitsiz statükoyu korumak için başvurdukları ideolojik araçlardır.
E.H. Carr, uluslararası ilişkiler teorisinde realizmin temellerini atarken 'çıkarların uyumu' (harmony of interests) fikrini sert biçimde eleştirmiştir. Ona göre evrensel barışın tüm insanlığın ortak çıkarı olduğu yönündeki iddialar, aslında mevcut güç dağılımından tatmin olmuş (statükocu) dominant devletlerin bir icadıdır. Bu güçler, kendi ulusal güvenliklerini ve ekonomik refahlarını koruyan mevcut düzeni, sanki evrensel ve ahlaki bir doğruymuş gibi sunarak diğer devletlere dayatmaktadırlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Çıkarların Uyumu Eleştirisi (Critique of the Harmony of Interests)