Question

Difficulty: MediumSorumluluğun İleri Sürülmesi ve Diplomatik Koruma

Uluslararası hukukta "sorumluluğun ileri sürülmesi ve diplomatik koruma" mekanizması, bir devletin, başka bir devletin hukuka aykırı fiili nedeniyle zarara uğrayan vatandaşının hakkını uluslararası platformda savunmasını ifade eder. Uluslararası Daimi Adalet Divanı'nın (UDAD) içtihatları ile Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Devletin Sorumluluğu ve 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri ile çerçevesi çizilen bu kuruma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Yabancı uyruklu bir kişiye hukuka aykırı muamelede bulunan zarar veren devlet organı kendi iç hukukundaki yetki sınırlarını aşmışsa (ultra vires), bu fiil devlete isnat edilemeyeceği için diplomatik korumanın ileri sürülmesi mümkün değildir.
  2. B
    Diplomatik koruma davası sonucunda zarar veren devletin ödemesine hükmedilen tazminat, uluslararası hukukun bireylere tanıdığı ehliyet gereği, davayı yürüten devlete değil doğrudan zarar gören bireye ödenmek zorundadır.
  3. C
    Zarar gören kişinin, zarar veren devletin iç hukuk yollarını tüketmesi kuralı mutlak bir ön şart olup; yerel mahkemelerin makul ve etkili bir çözüm sunma ihtimali bulunmasa dahi bu yolların tamamı tüketilmeden diplomatik koruma işletilemez.
  4. Diplomatik koruma, devletin doğrudan kendisine ait olan bir haktır; devlet bu hakkı uyrukluk (tabiiyet) bağına dayanarak kullanır ve aslında vatandaşının şahsında bizzat kendi hakkının ihlal edildiğini ileri sürer.Answer
  5. E
    Zarar veren devletin, yabancı uyruklu kişiye yönelik hukuka aykırı fiili kendi temel çıkarlarını ağır bir tehlikeden korumak için bilinçli olarak seçtiği durumlarda, bu fiil mücbir sebep sayılacağından diplomatik koruma talebi düşer.

Answer

Diplomatik koruma, devletin doğrudan kendisine ait olan bir haktır; devlet bu hakkı uyrukluk (tabiiyet) bağına dayanarak kullanır ve aslında vatandaşının şahsında bizzat kendi hakkının ihlal edildiğini ileri sürer.
Diplomatik koruma, klasik uluslararası hukukta bireylerin tam süje ehliyetine sahip olmaması nedeniyle, bireyin uğradığı zararın kendi devleti tarafından uluslararası alana taşınmasıdır. Mavrommatis Kararı'nda açıkça ifade edildiği üzere, devlet bu mekanizmayı işlettiğinde vatandaşının hakkını değil, kendi uyruğuna uluslararası hukuka uygun muamele edilmesini talep etme şeklindeki 'kendi hakkını' savunmuş olur. Bu nedenle bu hak doğrudan devlete aittir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki konuyu ve referans alınan metinleri analiz et
Sorunun, diplomatik korumanın hukuki niteliğini, tabiiyet bağını, iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralını ve devletin sorumluluğu ile ilgili isnadiyet kurallarını ILC Taslak Maddeleri bağlamında test ettiği anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ifadelerin uluslararası hukuk kurallarına uygunluğunu değerlendirmek için referans çerçevenin belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki hukuki iddiaları teker teker incele
Yetki aşımında (ultra vires) sorumluluk doğmadığı iddiası, tazminatın mutlak olarak bireye ödendiği iddiası, iç hukuk yollarının istisnasız tüketilmesi gerektiği iddiası ve zaruret halinin mücbir sebep olarak adlandırılması hatalıdır.
Diplomatik korumanın kurucu unsurlarında yer alan yaygın hukuki yanılgıları elemek ve doğru ilkeyi bulmak.
3
Doğru hukuki prensibi tespit et
Uluslararası Daimi Adalet Divanı'nın Mavrommatis Kararı ile yerleşen ve ILC taslaklarında kabul edilen temel prensip; diplomatik korumanın vatandaşa değil devlete ait bir hak olması ve tabiiyet bağına dayanmasıdır.
Diplomatik korumanın uluslararası hukuk sistemindeki teorik temelini tanımlamak.

Key Concept

Diplomatik Koruma ve Uyrukluk (Tabiiyet) Bağı
Estimated Time:1m 30s
Rate this question