Question

Difficulty: Very hardİnşacılığın Doğuşu ve Temel Varsayımları

İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası ilişkiler teorisindeki 'Üçüncü Tartışma' (Third Debate) bağlamında, rasyonalist teorilerin (Neorealizm ve Neoliberalizm) materyalist ve bireyselci ontolojisine karşı bütüncül (holist) ve sosyal bir alternatif sunmuştur. Bu perspektife göre uluslararası sistemin yapısı, aktörlerin birbirlerine yükledikleri anlamlar ve paylaşılan bilgiyle şekillenen öznelerarası (intersubjective) bir gerçekliktir. Buna göre, İnşacı teorinin 'fail-yapı' (agent-structure) ilişkisi ve ulusal çıkarın oluşumu hakkındaki temel varsayımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?

  1. A
    Yapı, devletlerin sosyal etkileşiminden bağımsız, maddi güç unsurları tarafından 'verili' (exogenous) olarak belirlenen ve aktörlerin rasyonel tercihlerini mekanik olarak kısıtlayan dışsal bir zorunluluktur.
  2. B
    Fail (devlet), anarşinin yarattığı belirsizlik ortamında hayatta kalmak için 'sonuçsalcılık mantığı' (logic of consequences) uyarınca hareket eden ve kimliğini sistemin yapısından bağımsız olarak tanımlayan atomik bir birimdir.
  3. Fail ve yapı, karşılıklı kuruluş (co-constitution) ilkesi gereği birbirini sürekli olarak yeniden inşa eden; aktörlerin kimlik ve çıkarlarının sistemdeki sosyal pratikler ve öznelerarası anlamlar aracılığıyla belirlendiği dinamik bir bütündür.Answer
  4. D
    Yapı, rasyonel devletlerin işlem maliyetlerini azaltmak ve mutlak kazançlarını maksimize etmek amacıyla kurumsal olarak tasarladıkları, aktörlerin kimliklerinde kalıcı bir değişim yaratmayan bir işbirliği platformudur.
  5. E
    Fail, sistemdeki anarşiyi 'kaos' ve 'otorite yokluğu' olarak algılayan maddi bir güç odağıdır; yapı ise bu kaosu dengelemek amacıyla güç dengesi mekanizması tarafından otomatik olarak üretilen bir istikrar unsurudur.

Answer

Fail ve yapının karşılıklı kuruluş (co-constitution) ilkesi gereği birbirini inşa ettiğini, kimlik ve çıkarların sosyal pratiklerle belirlendiğini savunan ifade doğrudur.
İnşacı yaklaşımın rasyonalist teorilerden ayrılan en temel özelliği, uluslararası yapının öznelerarası (intersubjective) karakterini vurgulaması ve fail ile yapının birbirini karşılıklı olarak inşa ettiğini (co-constitution) savunmasıdır. Bu perspektifte devletlerin kimlik ve çıkarları sistem tarafından 'verili' kabul edilmez, aksine sosyal etkileşim süreçlerinde sürekli olarak yeniden tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Rasyonalist ve İnşacı ontolojilerin temel farkını belirle.
Rasyonalizm materyalist ve bireyselci iken; İnşacılık sosyal ve bütüncüldür (holist).
İnşacılığın doğuşu, yapının maddi kapasitelerden ziyade sosyal anlamlardan oluştuğu fikrine dayanır.
2
Fail ve yapı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Fail (aktör) ve yapı birbirlerinden bağımsız değil, karşılıklı kuruluş (co-constitution) halindedir.
Bu ilke, aktörlerin sosyal pratiklerle yapıyı dönüştürürken, yapının da aktörlerin kimlik ve çıkarlarını inşa ettiğini açıklar.
3
Ulusal çıkarın nasıl tanımlandığını incele.
Çıkarlar dışsal (exogenous) ve verili değil; kimliklere bağlı olarak içsel (endogenous) ve sosyal olarak inşa edilir.
İnşacılıkta 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) uyarınca aktörler kimliklerine uygun davranırlar.

Key Concept

Karşılıklı Kuruluş (Co-constitution) ve Sosyal İnşa

Alternative Method

Alexander Wendt'in 'Anarchy is what states make of it' makalesindeki temel argümanı düşünerek, anarşinin maddi bir yapıdan ziyade 'düşünsel' bir yapı olduğu üzerinden elemeniz mümkündür.
Estimated Time:3m 0s
Rate this question