Uluslararası ilişkiler disiplininde bir grup araştırmacı, geçmiş yüzyıllara ait çatışma verilerini inceleyerek şu ampirik bulguya ulaşmıştır:
*'Temsili hükümetlere, anayasal güvencelere ve serbest piyasa ekonomisine sahip devletler, kendi aralarındaki krizlerde silahlı çatışmaya başvurmamakta ve sorunları hukuki uzlaşı yollarıyla çözmektedir. Ancak aynı devletler, bu nitelikleri taşımayan otoriter rejimlerle yaşadıkları uyuşmazlıklarda güç kullanma konusunda diğer devletlerden daha az istekli veya daha barışçıl değildir.'*
Bu bulgu, Immanuel Kant'ın *Ebedi Barış* tasarısındaki kurucu ilkeler ve Michael Doyle'un kavramsallaştırması ekseninde Cumhuriyetçi Liberalizm açısından değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılması en uygundur?
- Bu durum, teorinin 'monadik' (tekil) değil 'diyadik' (ikili) boyutunun doğrulandığını gösterir ve Kant'ın cumhuriyetler arası bir "barışçıl federasyon" (pacific union) öngörüsüyle örtüşmektedir.Answer
- BTemsili demokrasilerin otoriter rejimlerle savaşabilmesi, demokratik devletlerin doğası gereği her koşulda barışçıl olduğu yönündeki temel argümanı çürüttüğünden teorinin bütünüyle geçersizliğini kanıtlamaktadır.
- CDevletler arası bu uzlaşmacı tutum, iç siyasal rejim türlerinden ziyade, uluslararası kurumların yarattığı karşılıklı bağımlılık ve mutlak kazanç hesaplarıyla açıklanmalıdır.
- DAraştırma bulguları, iç siyasi yapıların uluslararası politikada belirleyici olmadığını ve anarşik sistemin dayattığı güç dengesi zorunluluklarının her rejim için geçerli olduğunu teyit etmektedir.
- EDemokrasilerin otoriter rejimlere karşı güç kullanması, Kant'ın 'evrensel misafirperverlik' olarak tanımladığı kozmopolit hukukun ihlali anlamına geldiğinden, ebedi barışın ancak tek bir dünya devleti ile mümkün olacağını gösterir.