Question

Difficulty: HardKarşılıklı Bağımlılık Liberalizmi

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından kavramsallaştırılan 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' (Complex Interdependence) modeli, devletlerin uluslararası sistemdeki etkileşimlerini realizmin 'merkezi otorite ve askeri güç' odaklı varsayımlarından farklı bir zeminde analiz eder. Bu modelde, bağımlılığın niteliğini belirlemek amacıyla 'duyarlılık' (sensitivity) ve 'kırılganlık' (vulnerability) kavramları arasında teorik bir ayrım yapılmaktadır.

Buna göre, 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' modelinin temel varsayımları ile duyarlılık ve kırılganlık kavramlarının işleyişine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Duyarlılık, bir dışsal gelişmenin aktör üzerinde yarattığı etkinin hızını ve politika değişikliği yapılmadan önceki maliyetini ifade ederken; kırılganlık, aktörün alternatif politika seçeneklerini devreye soktuktan sonra bile maruz kaldığı nihai maliyetli yükümlülükleri tanımlar.Answer
  2. B
    Modelin varsayımı olan 'çoklu kanalların varlığı', devletlerin dış politika konularında askeri gücü en etkili pazarlık aracı olarak kullanmalarına olanak tanırken aktörlerin 'göreli kazanç' (relative gains) elde etme motivasyonunu pekiştirir.
  3. C
    Karşılıklı bağımlılık ilişkisi arttıkça, uluslararası sistemde 'yüksek siyaset' (high politics) konuları ile 'alçak siyaset' (low politics) konuları arasında kesin bir hiyerarşi oluşur ve güvenlik meseleleri her zaman gündemin en üstünde yer alır.
  4. D
    Kırılganlık düzeyi yüksek olan bir devlet, uluslararası rejimlerin sağladığı şeffaflık sayesinde dışsal şoklara karşı tepki verme hızını (duyarlılık) artırarak bağımlılık ilişkisinden kaynaklanan egemenlik kaybını tamamen ortadan kaldırır.
  5. E
    Duyarlılığın düşük, kırılganlığın ise yüksek olduğu bir ilişkide aktör; dışsal değişimlerden hızla etkilenir ancak elindeki çok sayıdaki alternatif seçenek sayesinde bu etkileri kısa sürede ve sıfır maliyetle bertaraf edebilir.

Answer

Duyarlılık ve kırılganlık arasındaki temel fark, politika değişikliği yapma kapasitesi ve bu değişiklikten sonra kalan maliyet yüküdür.
Duyarlılık (sensitivity), bir aktörün dışsal bir sarsıntıdan ne kadar çabuk ve ne kadar şiddetli etkilendiğiyle (politika değişikliği öncesi maliyet) ilgilidir. Kırılganlık (vulnerability) ise, aktör bu sarsıntıya karşı politika geliştirse dahi katlanmak zorunda kaldığı maliyettir. Eğer bir devletin alternatifi yoksa kırılganlığı yüksektir. Doğru yanıt, bu iki kavramın zamanlama ve alternatif politika kapasitesi açısından farkını tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Karmaşık Karşılıklı Bağımlılığın (KKB) üç temel özelliğini hatırla.
1. Çoklu kanallar (hükümet dışı aktörler dahil), 2. Konular arası hiyerarşi yokluğu, 3. Askeri gücün önemsizleşmesi.
Teorik çerçevenin sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Duyarlılık (Sensitivity) kavramını tanımla.
Bir aktörün, sistemdeki bir değişimden ne kadar hızla ve ne kadar maliyetle etkilendiğidir (henüz bir politika müdahalesi yapılmadan önceki durumdur).
Bağımlılığın 'hız' ve 'ilk etki' boyutunu anlamak için gereklidir.
3
Kırılganlık (Vulnerability) kavramını tanımla.
Aktör politika değişikliğine gittikten veya kuralları değiştirmeye çalıştıktan sonra bile maruz kaldığı maliyettir. Alternatiflerin kısıtlılığını yansıtır.
Bağımlılığın 'yapısal' ve 'nihai maliyet' boyutunu anlamak için gereklidir.
4
Seçenekleri bu tanımlar ve realizm-liberalizm ayrımı üzerinden analiz et.
Doğru seçeneğin duyarlılığı hız/ilk maliyet, kırılganlığı ise alternatif yokluğu/nihai maliyet olarak doğru tanımladığı görülür.
Yanlış varsayımları (askeri güç hiyerarşisi, göreli kazanç vb.) elemek için gereklidir.

Key Concept

Duyarlılık vs. Kırılganlık Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Rate this question