Question

Difficulty: HardMüzakere (Görüşme)

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları içinde 'diplomatik yöntemlerin' en temeli kabul edilen müzakere (görüşme) usulünün hukuki mahiyeti, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatları ve devletler genel uygulaması ışığında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Sürecin en kurucu özelliği, uyuşmazlığın tarafları arasında doğrudan bir iletişim kanalı kurulması ve uyuşmazlık konusunun esasına müdahale eden tarafsız bir üçüncü kişinin süreçte yer almamasıdır.
  2. Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıklarını müzakere yoluyla çözme ödevi, kural olarak uyuşmazlığın taraflarca her ne pahasına olursa olsun bir uzlaşı metniyle sonuçlandırılmasını emreden bir 'sonuç yükümlülüğü' (obligation of result) niteliğindedir.Answer
  3. C
    UAD'nin Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davasında vurguladığı üzere, müzakereler sadece bir formalite değil; tarafların kendi görüşlerinde değişiklik yapmaya hazır olduğu ve karşı tarafın tezlerini dürüstçe değerlendirdiği 'anlamlı' (meaningful) bir süreç olmalıdır.
  4. D
    Bazı uluslararası antlaşmalarda yer alan yargı yetkisi klozları, uyuşmazlığın tahkim veya yargı organına taşınmasından önce müzakere yolunun tüketilmesini bir 'kabul edilebilirlik ön şartı' olarak öngörebilir.
  5. E
    Müzakere süreci üzerinde tarafların tam bir irade özerkliği söz konusu olup; görüşmelerin yeri, zamanı, süresi ve izlenecek yöntem gibi hususlar tamamen uyuşmazlık taraflarınca serbestçe kararlaştırılır.

Answer

Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıklarını müzakere yoluyla çözme ödevinin bir 'sonuç yükümlülüğü' (obligation of result) olduğunu iddia eden ifade yanlıştır; bu yükümlülük bir 'davranış/çaba yükümlülüğü' (obligation of conduct) niteliğindedir.
Uluslararası hukukta ve özellikle Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yerleşik içtihatlarında (örneğin Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davası), müzakere etme yükümlülüğü bir 'davranış yükümlülüğü' (obligation of conduct) olarak tanımlanır. Bu, tarafların bir anlaşmaya varmasını değil, anlaşmaya varmak amacıyla iyi niyetle (bona fides) ve anlamlı bir şekilde çaba göstermesini gerektirir. Devletlerin egemenlikleri gereği, bir uyuşmazlığın müzakere yoluyla mutlaka bir anlaşma ile sonuçlanacağını garanti eden bir 'sonuç yükümlülüğü' bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlık çözüm yöntemlerini ve müzakerenin bu yöntemler içindeki yerini analiz etmek.
Müzakere, uyuşmazlık taraflarının doğrudan bir araya gelerek uyuşmazlığı çözmeye çalıştığı ilk ve en yaygın yöntemdir.
Müzakerenin diğer yöntemlerle (arabuluculuk, tahkim vb.) arasındaki temel yapısal farkları anlamak uyuşmazlık çözüm hukukunun temelidir.
2
Müzakere etme yükümlülüğünün (obligation to negotiate) hukuki niteliğini UAD içtihatları çerçevesinde incelemek.
Hukukta yükümlülükler 'davranış' (çaba gösterme) ve 'sonuç' (mutlak başarı) olarak ikiye ayrılır. Müzakere yükümlülüğü, tarafları bir anlaşmaya varmaya değil, dürüst ve iyi niyetle çözüm aramaya (çaba göstermeye) zorlar.
Uluslararası hukukta egemen devletlerin irade özerkliği nedeniyle, müzakerenin mutlaka bir anlaşma ile bitmesi zorunlu tutulamaz.

Key Concept

Müzakere Yükümlülüğünün Niteliği (Davranış vs. Sonuç Yükümlülüğü)
Estimated Time:2m 0s
Rate this question