Question

Difficulty: Very hardUluslararası Sistem, Toplum ve Dünya Toplumu Ayrımı

İngiliz Okulu teorisyenlerine göre, uluslararası ilişkiler ontolojik olarak farklı yapısal düzeylerden oluşur ve bu düzeyler aktörlerin niteliği ile aralarındaki bağların doğasına göre ayrışır. Günümüz küresel siyasetinde gözlemlenen iki farklı olgu şu şekildedir:

I. Olgu: Devletlerin, salt egemenliğe saygı ve bir arada yaşama (co-existence) kurallarının ötesine geçerek; evrensel insan haklarını korumak amacıyla uluslararası mahkemeler gibi ortak kurumlar ihdas etmesi ve gerektiğinde bu kurumlar aracılığıyla ihlalci devletlere yönelik ortak müdahalelerde bulunması.
II. Olgu: Küresel çevre krizlerine karşı çözüm arayışlarında, devletlerin diplomatik tekelinin aşılarak; ulusötesi sivil toplum kuruluşları, aktivist ağları ve yerel halkların doğrudan birbiriyle etkileşime girmesi ve evrensel bir insanlık kimliği etrafında sınır aşan eylemlilikler geliştirmesi.

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesi dikkate alındığında, bu iki olgunun temsil ettiği yapısal düzeyler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

  1. I. Olgu: Dayanışmacı Uluslararası Toplum / II. Olgu: Dünya ToplumuAnswer
  2. B
    I. Olgu: Çoğulcu Uluslararası Toplum / II. Olgu: Dayanışmacı Uluslararası Toplum
  3. C
    I. Olgu: Dünya Toplumu / II. Olgu: Çoğulcu Uluslararası Toplum
  4. D
    I. Olgu: Uluslararası Sistem / II. Olgu: Dünya Toplumu
  5. E
    I. Olgu: Çoğulcu Uluslararası Toplum / II. Olgu: Dünya Toplumu

Answer

İngiliz Okulu'na göre devletlerin evrensel normları korumak için kurumlar aracılığıyla ortak hareket etmesi (I. Olgu) 'Dayanışmacı Uluslararası Toplum'u, sivil toplum ve bireylerin devlet sınırlarını aşan eylemliliği (II. Olgu) ise 'Dünya Toplumu'nu ifade eder.
Doğru yanıt, İngiliz Okulu'nun aktör ve kural derinliği bağlamındaki ontolojik ayrımlarını eksiksiz yansıtmaktadır. Birinci olguda eylemi gerçekleştirenler devletler olduğu için bu durum bir 'uluslararası toplum' pratiğidir. Ancak bu toplum, içişlerine karışmamayı ilke edinen çoğulcu (plüralist) yapıyı aşmış; evrensel değerleri koruma adına ortak eylem üreten dayanışmacı (solidarist) bir nitelik kazanmıştır. İkinci olguda ise devletlerin aradan çekilerek yerini ulusötesi sivil yapılara ve doğrudan insan kimliğine bırakması, Kantçı geleneğe dayanan 'dünya toplumu' kavramının tam karşılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci olgudaki aktörleri ve bu aktörlerin dayandığı kuralları analiz etmek.
Aktörler devletlerdir, ancak salt egemenlik (çoğulculuk) yerine evrensel insan haklarını (dayanışmacılık) önceliklendirmekte ve gerektiğinde egemenliğe müdahale edebilmektedirler.
Devletlerin başrolde olduğu ancak değer bazlı ortak müdahaleyi savunan yapı, İngiliz Okulu'nda 'Dayanışmacı (Solidarist) Uluslararası Toplum' olarak kavramsallaştırılır.
2
İkinci olgudaki aktör profilini ve eylem mekanizmasını incelemek.
Aktörler devlet dışı sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve bireylerdir. Devletlerin diplomatik mekanizmaları baypas edilmiştir.
Uluslararası ilişkilerin analiz merkezine devleti değil, doğrudan insanı ve ulusötesi sivil bağları yerleştiren yapısal düzey 'Dünya Toplumu'dur.
3
İngiliz Okulu'nun ontolojik ayrımlarını bu tespitlerle eşleştirmek.
I. Olgu Dayanışmacı Uluslararası Toplum'a, II. Olgu ise Dünya Toplumu'na karşılık gelir.
Çoğulcu toplum mutlak egemenliği, uluslararası sistem ise kuralsız etkileşimi savunduğu için bu olguları açıklamakta yetersiz kalır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Çoğulcu-Dayanışmacı Toplum ve Dünya Toplumu Ayrımı
Rate this question