Immanuel Wallerstein’ın Dünya Sistemleri Analizi çerçevesinde, 1789 Fransız Devrimi’nden sonra modern dünya sisteminin "jeokültürü" (geoculture) haline gelen ve siyasal değişimi sistemin bekası adına yönetilebilir kılmayı amaçlayan temel ideolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- Değişimi normal ve kaçınılmaz kabul eden, ancak bu süreci rasyonel reformlar ve bürokratik mekanizmalarla yöneterek sistemin yapısal sürekliliğini koruyan merkez liberalizmAnswer
- BUluslararası anarşinin yarattığı güvenlik kaygılarını gidermek amacıyla devletlerin egemenliğini mutlaklaştıran ve askeri güç dengesine dayanan neorealist doktrin
- CBağımlılık Teorisi'nin merkez-çevre sömürüsüne karşı önerdiği, çevre ülkelerin pazarla bağlarını tamamen koparmasını savunan devrimci sosyalizm
- Dİngiliz Okulu'nun vurguladığı, devletlerin ortak bir ahlaki topluluk (societas) oluşturarak savaşı hukuk yoluyla sınırladığı rasyonalist gelenek
- EYarı-çevre ülkelerin teknolojik gelişimini hızlandırmak amacıyla savunulan ve devlet müdahalesini tamamen reddeden radikal serbest piyasa ekonomisi
Answer
Siyasal değişimi rasyonel reformlarla yöneterek sistemin istikrarını sağlayan merkez liberalizm
Doğru yanıt olan merkez liberalizm, Wallerstein'ın analizinde 19. yüzyılın başından itibaren modern dünya sisteminin hakim jeokültürü haline gelmiştir. Bu ideoloji, Fransız Devrimi ile ortaya çıkan 'siyasal değişim normaldir' ve 'egemenlik halkındır' fikirlerini, sistemin temellerini sarsmayacak şekilde evrimsel reformlara dönüştürerek tehlikeli sınıfların devrimci potansiyelini pasifize etmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Dünya Sisteminde Jeokültür ve Liberalizm