İnşacı (konstrüktivist) teoride aktörlerin neye değer verdiği ve neyi 'ulusal çıkar' olarak tanımladığı, rasyonalist yaklaşımların (Realizm ve Neoliberalizm) aksine sistemsel olarak önceden belirlenmiş veya maddi yapılara hapsolmuş bir veri değildir. Aksine bu süreç, aktörlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimi sonucunda oluşan öznelerarasılık (intersubjectivity) üzerinden şekillenir. Bu çerçevede, devletlerin kimlik ve çıkarlarının inşasına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?
- Çıkarların anlamlandırılması ve tanımlanması, ancak devletin sahip olduğu belirli bir kimliğin süzgecinden geçtikten sonra mümkün hale gelir.Answer
- BDevlet çıkarları, uluslararası sistemin anarşik yapısı gereği her zaman maddi güç maksimizasyonu ve hayatta kalma (survival) üzerine kurgulanır.
- CKimlikler, devletlerin önceden saptanmış olan ekonomik ve askeri çıkarlarını meşrulaştırmak için sonradan ürettikleri söylemsel araçlardır.
- DUluslararası sistemdeki anarşik yapı, devletlere kimliklerinden bağımsız olarak rasyonel bir davranış kodu dayatan değişmez bir yapıdır.
- EDevletlerin çıkarları, uluslararası örgütlerin sağladığı bilgi akışı sayesinde belirsizlikten kurtulup sabitlenen rasyonel verilerdir.
Answer
Çıkarların anlamlandırılması ve tanımlanması, ancak devletin sahip olduğu belirli bir kimliğin süzgecinden geçtikten sonra mümkün hale gelir.
İnşacı (konstrüktivist) yaklaşıma göre kimlikler, çıkarlardan hem mantıksal hem de zamansal olarak önce gelir. Alexander Wendt ve diğer inşacılar, devletlerin çıkarlarının boşlukta oluşmadığını, ancak belirli bir sosyal bağlam ve kimlik tanımı içinde anlam kazandığını savunurlar. Dolayısıyla, devletin kendisini nasıl tanımladığı (kimliği), onun neyi amaç edineceğini (çıkarını) belirleyen kurucu unsurdur. 'Kim olduğumuzu bilmeden, ne istediğimizi bilemeyiz' mantığı bu durumun temelini oluşturur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Kimliklerin Çıkarlar Üzerindeki Kurucu Rolü
Estimated Time:1m 30s