X ülkesinde yaşanan iç çatışmalarda, merkezi hükümetin kendi vatandaşı olan belirli bir azınlık grubuna karşı sistematik olarak insanlığa karşı suçlar ve etnik temizlik işlediği Birleşmiş Milletler (BM) raporlarıyla sabit hale gelmiştir. Uluslararası toplumun diplomatik uyarılarına ve ekonomik yaptırımlarına rağmen sivil ölümleri artarak devam etmektedir. Konu BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) gündemine gelmiş, ancak daimi üyelerden birinin ulusal çıkarları doğrultusunda veto hakkını kullanması nedeniyle herhangi bir müdahale kararı alınamamıştır. Bunun üzerine, X ülkesine komşu olan ve ciddi bir mülteci akını riskiyle karşı karşıya kalan Y devleti öncülüğündeki bir grup devlet koalisyonu, 'Koruma Sorumluluğu' (R2P) doktrinini ve X devletinin bu sorumluluğunu açıkça ihlal etmesini gerekçe göstererek, BMGK yetkilendirmesi olmaksızın X ülkesine doğrudan askeri müdahalede bulunmuştur.
2005 BM Dünya Zirvesi Sonuç Bildirgesi'nde çerçevesi çizilen Koruma Sorumluluğu doktrini ve mevcut uluslararası hukuk kuralları ışığında, Y devleti öncülüğündeki askeri müdahalenin hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Müdahale hukuka aykırıdır; zira Koruma Sorumluluğu doktrininin üçüncü sütunu kapsamındaki kuvvet kullanımı, uluslararası toplum adına yalnızca BM Şartı'nın VII. Bölümü uyarınca BMGK yetkilendirmesi ile meşru kabul edilmektedir.Answer
- BMüdahale hukuka uygundur; çünkü Koruma Sorumluluğu doktrini, BMGK'nın veto mekanizmasıyla kilitlendiği acil durumlarda insanlığa karşı suçları durdurmak amacıyla komşu devletlere tek taraflı kuvvet kullanma hakkı tanır.
- CMüdahale hukuka uygundur; zira X devletinin eylemleri uluslararası toplumun tamamına karşı (erga omnes) bir ihlal teşkil ettiğinden, ulusal menfaatleri tehdit altındaki Y devleti zaruret hali kapsamında kuvvet kullanabilir.
- DMüdahale, Y devletinin karşı karşıya kaldığı yoğun mülteci akınının yarattığı demografik ve ekonomik tehdit nedeniyle, BM Şartı'nın 51. maddesi bağlamında önleyici meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hukuka uygun kabul edilir.
- EMüdahale hukuka aykırıdır; ancak bunun temel nedeni BMGK onayının eksikliği değil, insanlığa karşı suçları önleme yükümlülüğünün uluslararası teamül hukukunda henüz jus cogens (emredici kural) niteliği kazanmamış olmasıdır.