Question

Difficulty: HardUluslararası Antlaşmalar

M ve N devletleri, aralarındaki uzun süreli bir sınır ihtilafını çözmek ve bölgesel ticareti geliştirmek amacıyla 'Kapsamlı Sınır ve İşbirliği Antlaşması'nı imzalamışlardır. Antlaşmanın ayrılmaz bir parçası olan ek bir gizli protokolde, sınır bölgesindeki belirli bir etnik grubun vatandaşlıktan çıkarılarak zorla çalıştırılmaya (köleliğe) tabi tutulacağı ve bu kişilerin malvarlıklarına el konulacağı düzenlenmiştir. Antlaşma her iki devlette anayasal süreçlerden geçerek onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bir süre sonra M devletinde iktidara gelen yeni yönetim, antlaşmanın geçerliliğini reddetmiştir. N devleti ise 'ahde vefa' (pacta sunt servanda) ilkesini gerekçe göstererek antlaşmanın bütünüyle bağlayıcı olduğunu savunmuş; uluslararası yargı kararlarının devlet iradelerine üstünlük tanıyan niteliği gereği uygulamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca N devleti, olası bir yargısal süreçte tarafların açık rızası olmasa dahi meselenin uluslararası mahkemece doğrudan 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) esasına göre çözülebileceğini iddia etmiştir.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi ve uluslararası hukukun temel ilkeleri dikkate alındığında, bu vakaya ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. A
    N devletinin yargısal çözüm yöntemi konusundaki iddiası isabetlidir; hakkaniyet ve nisfet kuralı, hukukun genel ilkelerinin ayrılmaz bir parçası olduğundan yargı organlarınca tarafların ek rızası aranmaksızın doğrudan uygulanır.
  2. B
    Emredici kurallara aykırılık durumu, antlaşmanın tamamını geçersiz kılmaz; yalnızca ihlale yol açan gizli protokolün iptal edilebilirliği sonucunu doğurur ve diğer hükümler geçerliliğini korur.
  3. Antlaşmanın içeriği, uluslararası hukukun emredici bir kuralı olan (jus cogens) kölelik yasağını ihlal ettiğinden, antlaşma yapıldığı andan itibaren bütünüyle kesin hükümsüzdür ve onaylanmış olması bu geçersizliği ortadan kaldırmaz.Answer
  4. D
    M devleti antlaşmanın geçersizliği iddiasıyla Uluslararası Adalet Divanına tek taraflı olarak başvurduğunda, uyuşmazlığın konusu bir uluslararası antlaşmanın yorumu olduğu için Divanın zorunlu yargı yetkisi kendiliğinden devreye girer.
  5. E
    N devletinin dayandığı uluslararası yargı kararları, uluslararası hukukun asli ve bağlayıcı kaynaklarından biri sayıldığından, devletlerin serbest iradeleriyle kurdukları antlaşma hükümleri emredici kuralların istisnasını oluşturabilir.

Answer

Antlaşmanın içeriğinin, uluslararası hukukun emredici bir kuralı olan kölelik yasağını ihlal ettiği için yapıldığı andan itibaren bütünüyle kesin hükümsüz olduğunu ve onaylanmasının bu durumu değiştirmeyeceğini ifade eden seçenek doğru cevaptır.
Antlaşmada yer alan kölelik ve zorunlu çalıştırma düzenlemesi, uluslararası hukukun kesin ve emredici kurallarından (jus cogens) birinin açık ihlalidir. 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi uyarınca, yapılışı anında genel uluslararası hukukun emredici bir kuralıyla çatışan her antlaşma baştan itibaren kesin hükümsüzdür (mutlak butlanla batıldır). Ayrıca Sözleşme'nin 44. maddesi gereği, bu tür bir geçersizlik halinde antlaşmanın hükümleri birbirinden ayrılamaz (kısmi geçersizlik uygulanamaz); yani antlaşma bütünüyle geçersiz hale gelir ve devletlerin iç hukuklarındaki resmi onay süreçleri bu baştan sakat hukuki durumu onaramaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki antlaşmanın içeriğinin hukuki niteliğini uluslararası hukukun emredici kuralları açısından değerlendirme.
Gizli protokoldeki zorla çalıştırma ve kölelik düzenlemesi, uluslararası hukukun kendisinden hiçbir surette sapılamayacak emredici kurallarına (jus cogens) açıkça aykırıdır.
Kölelik yasağı, uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul edilen ve aksi hiçbir sözleşmeyle kararlaştırılamayan temel bir normdur.
2
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi kapsamında emredici kurala aykırılığın hukuki sonucunu tespit etme.
Sözleşme'nin 53. maddesine göre, yapılışı sırasında genel uluslararası hukukun emredici bir kuralıyla çatışan antlaşmalar baştan itibaren batıldır (kesin hükümsüzdür).
Jus cogens normlarının ihlali, antlaşmanın doğumu sırasındaki kurucu unsurları sakatlar; bu nedenle parlamentoların onay vermesi (iç hukuk prosedürleri) antlaşmayı meşru hale getiremez.
3
Geçersizliğin antlaşmanın tamamına mı yoksa sadece ilgili maddeye mi etki edeceğini (bölünebilirlik kuralını) inceleme.
Sözleşme'nin 44. maddesi gereğince, 53. madde kapsamındaki (jus cogens ihlali) batıl olma durumunda antlaşma hükümleri birbirinden ayrılamaz.
Emredici kurallara aykırılık taşıyan antlaşmalarda kısmi geçersizlik uygulanmaz; ihlal, antlaşmanın tamamını geçersiz kılar.

Key Concept

Jus Cogens (Emredici Kurallar) ve Mutlak Butlan
Rate this question