Uluslararası Antlaşmalar

134 questions

Question 1Question

Uluslararası hukukta devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen en temel metinlerden biri olan 19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi rejimine göre; bir belgenin "antlaşma" (treatytreaty) olarak tanımlanabilmesi ve bu Sözleşme'nin uygulama alanına girmesi için aşağıdaki özelliklerden hangisini taşıması zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Yazılı bir formda düzenlenmiş olması

Answer

Bir belgenin 19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi kapsamında bir antlaşma sayılabilmesi için yazılı bir formda düzenlenmiş olması gerekir.
Uluslararası hukukun kodifikasyonunu sağlayan en önemli belgelerden biri olan 19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, kendi uygulama alanını yalnızca devletler arasında akdedilen ve "yazılı bir formda" olan belgelerle sınırlandırmıştır. Sözleşme'nin 2(1)(a)2(1)(a) maddesinde yer alan tanım uyarınca, bir metnin antlaşma sayılabilmesi için yazılı olması kaçınılmaz bir unsurdur.

Step-by-Step Solution

1
19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 2.2. maddesindeki tanım unsurlarını analiz et.
Sözleşme; antlaşmayı devletler arasında, yazılı bir biçimde yapılmış ve uluslararası hukuka tabi olan bir mutabakat olarak tanımlar.
Sözleşme'nin uygulama alanını belirleyen temel ölçütlerin tespiti için bu tanım zorunludur.
2
Seçeneklerdeki zorunlu olan ve olmayan unsurları karşılaştır.
Yazılı olma şartı zorunluyken; belirli bir başlık taşıma, BMGK onayı veya sözlü olma gibi unsurlar tanımın dışındadır.
Antlaşmaların şekli ve geçerlilik şartlarını ayırt etmek, doğru hukuki nitelendirmeyi sağlar.

Key Concept

Uluslararası Antlaşmaların Tanımı ve Yazılı Olma Şartı
Estimated Time:45s
Question 2Question

Uluslararası hukukta devletlerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen en temel hukuki araçlardan biri uluslararası antlaşmalardır.

Uluslararası hukukun kaynakları ve antlaşmalar hukuku dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir ifadedir?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmaların hukuken geçerli olarak doğabilmesi için, akdedildikleri sırada genel uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olmamaları gerekir.

Answer

Doğru ifade, antlaşmaların hukuken geçerli olabilmesi için genel uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olmamaları gerektiğini belirten seçenektir.
Bir uluslararası antlaşmanın geçerli olabilmesi için uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olmaması esastır. Emredici kurallar, uluslararası toplumun bütünü tarafından kendisinden sapılmasına izin verilmeyen kurallar olup, bunlara aykırı yapılan antlaşmalar baştan itibaren kesin hükümsüz (batıl) kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan antlaşmalar hukuku ve uluslararası hukuk kaynaklarına ilişkin temel kurallar analiz edilir.
Uluslararası hukukun asli ve yardımcı kaynakları ile emredici kuralların etkileri değerlendirilmiştir.
Doğru ifadenin tespiti için temel kavramların ayırt edilmesi gerekir.
2
Emredici kuralların (jus cogens) uluslararası antlaşmalar üzerindeki mutlak etkisi incelenir.
Emredici kurala aykırı antlaşmaların baştan itibaren batıl olduğu sonucuna varılır.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi uyarınca jus cogens hiyerarşide en üstte yer alır.
3
Diğer seçeneklerdeki yargı kararlarının niteliği, hakkaniyet kuralının uygulanma şartı ve mahkeme yetkisinin rızaya dayalı olması gibi durumlar gözden geçirilerek elenir.
Yanlış yargılar içeren seçenekler tespit edilerek doğru ifadenin yer aldığı seçenek kesin olarak belirlenir.
Çeldiricilerin uluslararası hukukun temel prensiplerine aykırılık taşıdığını teyit etmek amaçlanmıştır.

Key Concept

Antlaşmaların Geçerliliği ve Emredici Kurallar (Jus Cogens)
Question 3Question

19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri uyarınca, yürürlükte olan bir uluslararası antlaşma ile sonradan ortaya çıkan yeni bir genel uluslararası hukuk emredici kuralı (jusjus cogenscogens) arasında bir çatışma meydana gelmesi durumunda söz konusu antlaşmanın hukuki akıbeti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, söz konusu emredici kural ile çatıştığı andan itibaren batıl hale gelir ve sona erer.

Answer

Yeni bir emredici kuralın (jusjus cogenscogens) ortaya çıkması durumunda, bu kural ile çatışan mevcut antlaşma batıl hale gelir ve sona erer.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 64.64. maddesi, 'yeni bir emredici kural ortaya çıktığında, bu kural ile çatışan mevcut antlaşma batıl hale gelir ve sona erer' hükmünü amirdir. Bu durum doktrinde 'jusjus cogenscogens supervenienssuperveniens' olarak adlandırılır ve başlangıçta hukuka uygun olan bir antlaşmanın, normlar hiyerarşisindeki değişim nedeniyle sonradan geçersizleşmesine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın başlangıçtaki durumunu belirle.
Antlaşma yapıldığı sırada geçerli bir şekilde kurulmuştur.
Soruda antlaşmanın 'yürürlükte olan' bir antlaşma olduğu belirtilmiştir.
2
Sonradan ortaya çıkan yeni normun niteliğini analiz et.
Yeni kural bir 'emredici kural' (jusjus cogenscogens) niteliğindedir.
Uluslararası hukukta emredici kurallar, kendisinden sapılmasına izin verilmeyen ve ancak aynı nitelikteki bir kural ile değiştirilebilen üst hiyerarşik kurallardır.
3
19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin ilgili maddesini uygula.
64.64. madde uyarınca 'sonradan ortaya çıkan emredici kural' (jusjus cogenscogens supervenienssuperveniens) mevcut antlaşmayı geçersiz kılar.
Normlar hiyerarşisi gereği, emredici kurallara aykırı hiçbir hukuki işlem varlığını sürdüremez.
4
Antlaşmanın bütünlüğü (bölünebilirliği) kuralını kontrol et.
Antlaşma hükümleri birbirinden ayrılamaz.
Sözleşmenin 44.44. maddesi uyarınca, emredici kurala aykırılık hallerinde antlaşmanın sadece bir kısmının iptal edilmesine izin verilmez, antlaşmanın tamamı sona erer.

Key Concept

Sonradan Ortaya Çıkan Emredici Kural (JusJus CogensCogens SuperveniensSuperveniens)

Hints

1
Uluslararası hukukta 'normlar hiyerarşisi' kavramını ve emredici kuralların (jusjus cogenscogens) diğer kurallar üzerindeki etkisini hatırlayın.
2
19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin emredici kurallarla ilgili iki temel maddesi vardır: 53.53. madde (başlangıçtaki aykırılık) ve 64.64. madde (sonradan çıkan aykırılık).
3
Emredici bir kurala aykırılık durumunda antlaşmanın 'parçalara bölünüp bölünemeyeceği' (bölünebilirlik kuralı) sorunun çözümünde kritik bir bilgidir.

Practice More

Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53.53. maddesini (başlangıçtaki geçersizlik) inceleyerek, 64.64. madde ile arasındaki temel farkları (özellikle 'yürürlüğe girdiği andan itibaren' vs 'sonradan' ayrımını) karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 28.28. maddesinde düzenlenen "antlaşmaların zaman bakımından uygulanması" (geriye yürümezlik) ilkesi uyarınca, aksine bir niyet antlaşmadan anlaşılmadıkça veya başka bir şekilde belirlenmedikçe, bir antlaşmanın hükümleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma hükümleri, bir taraf için yürürlüğe girmeden önce meydana gelmiş herhangi bir fiil veya olay ya da sona ermiş olan herhangi bir durum hakkında o tarafı bağlamaz.

Answer

Antlaşma hükümleri, aksine bir niyet belirlenmedikçe, bir taraf için yürürlüğe girmeden önce meydana gelmiş herhangi bir fiil veya olay ya da sona ermiş olan herhangi bir durum hakkında o tarafı bağlamaz.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 28.28. maddesine göre, tarafların aksine bir iradesi bulunmadığı sürece, bir antlaşmanın hükümleri o taraf için yürürlüğe girmeden önce meydana gelmiş fiil ve olaylar ile sona ermiş durumlar bakımından bağlayıcılık teşkil etmez. Bu durum uluslararası hukukta 'geriye yürümezlik' ilkesi olarak bilinir.

Step-by-Step Solution

1
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin ilgili maddesini tespit et.
19691969 Viyana Sözleşmesi Madde 2828 (Antlaşmaların Geriye Yürümezliği).
Uluslararası hukukta antlaşmaların zaman bakımından uygulama sınırlarını belirleyen temel kural bu maddede yer alır.
2
Genel kuralı (geriye yürümezlik) analiz et.
Antlaşma, yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayları kapsamaz.
Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri gereği, devletlerin yükümlülükleri kural olarak yürürlük tarihiyle başlar.
3
Kuralın istisnasını kontrol et.
"Aksine bir niyet" (unless a different intention appears).
Uluslararası hukukta irade özerkliği esastır; taraflar isterlerse antlaşmayı geçmişe etkili kılabilirler.

Key Concept

Antlaşmaların Zaman Bakımından Uygulanması (Non-retroactivity)

Hints

1
Uluslararası hukukta bir kuralın 'geriye yürümesi' için tarafların bu yönde özel bir mutabakatı gerekir.
2
Viyana Sözleşmesi Madde 2828'e odaklanın; bu madde antlaşmanın yürürlüğe girmesinden önceki olaylar için ne söylediğine bakın.
3
Genel kural 'geriye yürümezlik'tir; yani yürürlükten önce sona ermiş durumlar antlaşma kapsamına girmez.

Practice More

Antlaşmaların 'mekan bakımından uygulanması' (Madde 2929) kuralını inceleyerek coğrafi kapsamın nasıl belirlendiğini çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde; çok taraflı bir antlaşmaya bir devlet tarafından konulan çekinceye karşı başka bir akit devletin itirazda bulunması, ancak bu itirazın antlaşmanın bu iki devlet arasında yürürlüğe girmesine engel teşkil etmediğini açıkça belirtmesi durumunda, çekinceye konu olan hükümlerle ilgili hukuki rejim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çekinceye konu olan hükümler, çekincenin kapsamı ölçüsünde iki devlet arasında uygulanmaz.

Answer

Çekinceye konu olan hükümlerin, çekincenin kapsamı ölçüsünde iki devlet arasında uygulanmamasıdır.
Doğru cevap olan ifade, 19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 21/321/3. maddesinin doğrudan karşılığıdır. Bir devletin koyduğu çekinceye başka bir devlet itiraz eder ancak bu iki devlet arasında antlaşmanın yürürlüğe girmesine engel olmazsa, çekinceye konu olan hükümler çekincenin kapsamı ölçüsünde iki devlet arasında 'uygulanmaz' hale gelir. Bu durum, antlaşmanın geri kalan kısımlarının yürürlükte kalmasını sağlarken uyuşmazlık konusu hükmü devre dışı bırakır.

Step-by-Step Solution

1
Çekince ve itiraz mekanizmasını analiz et.
Bir devlet çekince koymuş, diğeri itiraz etmiş ancak antlaşmanın yürürlüğe girmesini engellememiştir.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ndeki (VSHS) 'itirazın etkisi' kuralını uygulamak gerekir.
2
VSHS Madde 2121, fıkra 33'ü hatırla.
İtiraz eden devlet antlaşmanın yürürlüğe girmesine engel olmazsa, çekinceye konu hükümler uygulanmaz.
Çekince koyan hükmün uygulanmasını istemez, itiraz eden ise o haliyle kabul etmez; sonuçta hüküm iki taraf arasında yok sayılır.

Key Concept

Antlaşmalarda Çekinceye İtirazın Hukuki Etkisi

Practice More

Çekincelerin kabul edilmesi (acceptance) durumunda ortaya çıkan 'karşılıklılık' (reciprocity) ilkesini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 31.31. maddesinde düzenlenen antlaşmaların yorumlanmasına ilişkin "genel kural" çerçevesinde, bir antlaşmanın yorumlanmasında başvurulacak "bağlam" (contextcontext) kavramı içerisinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmanın hazırlık çalışmaları (travauxtravaux preˊparatoirespréparatoires)

Answer

Antlaşmanın hazırlık çalışmaları (travauxtravaux preˊparatoirespréparatoires), antlaşmaların yorumlanmasında "bağlam" kavramına dahil olan asli bir unsur değil, ancak anlamın belirsiz kalması durumunda başvurulan yardımcı bir yorum aracıdır.
Antlaşmanın hazırlık çalışmaları (travauxtravaux preˊparatoirespréparatoires), 19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 32.32. maddesinde düzenlenen "yardımcı yorum araçları" kategorisine girer. "Bağlam" (contextcontext) ise 31.31. maddede tanımlanmış olup sadece metni, önsözü, ekleri ve antlaşmayla bağlantılı olarak taraflarca kabul edilen diğer belgeleri kapsar. Bu nedenle hazırlık çalışmaları bağlamın bir parçası değildir.

Step-by-Step Solution

1
19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 31.31. maddesini analiz et.
Madde 3131, bir antlaşmanın bağlamıyla birlikte iyi niyetle yorumlanması gerektiğini belirtir ve bağlamın kapsamını tanımlar.
Yorumlama sürecinde hangi belgelerin doğrudan "bağlam" (contextcontext) içinde sayıldığını belirlemek için yasal çerçeveye bakılmalıdır.
2
"Bağlam" (contextcontext) kavramına giren unsurları listele.
Antlaşma metni, önsöz (preamblepreamble), ekler (annexesannexes) ve antlaşmayla bağlantılı olarak kabul edilen diğer anlaşma ve belgeler bağlamı oluşturur.
Seçeneklerdeki unsurların asli mi yoksa yardımcı mı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
32.32. madde kapsamındaki "yardımcı araçları" (supplementarysupplementary meansmeans) belirle.
Antlaşmanın hazırlık çalışmaları (travauxtravaux preˊparatoirespréparatoires) ve yapıldığı sıradaki koşullar yardımcı araçlardır.
Hazırlık çalışmalarının bağlamın bir parçası değil, bağlamın yetersiz kaldığı durumlarda başvurulan ikincil bir kaynak olduğunu teyit etmek için bu ayrım kritiktik.

Key Concept

Antlaşmaların Yorumlanmasında Bağlam (ContextContext) ve Yardımcı Araçlar (SupplementarySupplementary MeansMeans) Ayrımı

Hints

1
Viyana Sözleşmesi'nde yorumlama kuralları iki ayrı maddede (3131 ve 3232) hiyerarşik olarak düzenlenmiştir.
2
"Bağlam" kavramı antlaşmanın 'vücudunu' ve doğrudan eklerini kapsarken, müzakere kayıtları dışsal ve yardımcı unsurlardır.
3
Hazırlık çalışmaları (travauxtravaux preˊparatoirespréparatoires), antlaşma metninden ayrı bir yerde, müzakere süreçlerinde oluşur ve ancak anlam belirsizse kullanılır.

Practice More

Viyana Sözleşmesi'nin 32.32. maddesinde sayılan diğer yardımcı yorum aracının 'antlaşmanın yapıldığı sıradaki koşullar' olduğunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

Uluslararası hukukta genel kural olarak bir devlet, bir antlaşmanın rızasını sakatladığı gerekçesiyle iç hukuk hükümlerinin ihlal edildiğini ileri süremez. Ancak bu durumun istisnai olarak bir geçersizlik nedeni sayılabilmesi, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 46. maddesinde belirli şartlara bağlanmıştır. Buna göre, bir devletin antlaşma yapma yetkisine ilişkin iç hukuk hükümlerinin ihlal edilmiş olması durumunda, bu iddianın hukuken geçerli bir sebep olarak kabul edilebilmesi için gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İhlalin nesnel olarak aşikâr olması ve iç hukukun antlaşma yapma yetkisine ilişkin temel önemi haiz bir kuralı ile ilgili olması

Answer

İç hukuk hükümlerinin ihlalinin rızayı sakatlayan bir geçersizlik nedeni sayılabilmesi için ihlalin nesnel olarak aşikâr olması ve iç hukukun antlaşma yapma yetkisine ilişkin temel önemi haiz bir kuralı ile ilgili olması gerekir.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 46. maddesi uyarınca, bir devletin antlaşma yapma yetkisine ilişkin iç hukuk kurallarının ihlal edilmesi, rızayı sakatlayan bir neden olarak ancak iki şart bir arada gerçekleştiğinde ileri sürülebilir: İhlalin nesnel olarak aşikâr olması ve bu kuralın temel önemi haiz olması. Bu, uluslararası hukukta devletlerin iç hukuk düzenlemelerinin ötesinde antlaşma güvenliğini koruma amacını taşır.

Step-by-Step Solution

1
Genel kuralın belirlenmesi
1969 Viyana Sözleşmesi Madde 27 uyarınca bir devlet, bir antlaşmayı ifa etmemesine gerekçe olarak iç hukukunu ileri süremez (pactasuntservandapacta sunt servanda ilkesi).
Uluslararası hukuk ile iç hukuk arasındaki ayrımı ve uluslararası yükümlülüklerin önceliğini belirlemek için gereklidir.
2
Madde 46 istisnasının incelenmesi
Sözleşmenin 46. maddesi, antlaşma yapma yetkisine (competencecompetence) ilişkin iç hukuk kurallarının ihlalini sınırlı bir istisna olarak kabul eder.
Taraf olma rızasının oluşumundaki hukuki sakatlıkların hangi şartlarda antlaşmayı etkileyeceğini saptamak gerekir.
3
Geçersizlik şartlarının saptanması
İhlal 'aşikar' (manifestmanifest) olmalı (yani normal bir devletin dürüstçe fark edebileceği kadar açık olmalı) ve 'temel önemi haiz' (fundamentalimportancefundamental importance) bir kurala (genellikle anayasal düzeyde yetki kuralı) ilişkin olmalıdır.
İstisnanın kötüye kullanımını önlemek ve antlaşmaların istikrarını korumak için bu iki şart kümülatif olarak aranır.

Key Concept

İç Hukukun İhlali ve Rızanın Sakatlanması (Madde 46)

Hints

1
Viyana Sözleşmesi'nin 27. maddesindeki genel kural ile 46. maddesindeki istisna arasındaki ilişkiyi düşünün.
2
Bir devletin rızasının geçersiz sayılabilmesi için ihlalin 'diğer devletler tarafından görülebilir' olması gerekir.
3
Hangi tür kurallar ihlal edildiğinde rıza gerçekten sakat sayılır? Anayasal yetki kuralları mı yoksa basit idari prosedürler mi?

Practice More

İç hukukun ihlali dışında rızayı sakatlayan diğer halleri (Hata, Hile, Temsilcinin Ayartılması) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi sisteminde, bir devletin antlaşmayla bağlanma rızasını açıklarken iradesinin sakatlanmış olması durumu; 'iptal edilebilirlik' (voidablevoidable) ve 'kesin geçersizlik' (voidvoid) olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rızası sakatlanan devletin iradesine veya sonradan onay vermesine bakılmaksızın, antlaşmayı baştan itibaren 'kesin olarak geçersiz' (voidvoid) kılan hallerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Bir devletin, Birleşmiş Milletler Şartı’ndaki ilkelere aykırı biçimde kuvvet kullanma tehdidi veya kuvvet kullanılmasıyla zorlanması

Answer

Bir devletin, Birleşmiş Milletler Şartı’ndaki ilkelere aykırı biçimde kuvvet kullanma tehdidi veya kuvvet kullanılmasıyla zorlanması durumu antlaşmayı kesin olarak geçersiz kılar.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 52.52. maddesine göre, Birleşmiş Milletler Şartı'nda somutlaşan uluslararası hukuk ilkelerine aykırı olarak kuvvet kullanma tehdidi veya kuvvet kullanılmasıyla akdedilen bir antlaşma kesin olarak geçersizdir (voidvoid). Bu durum, antlaşmanın hukuki olarak hiç var olmamış sayılmasına yol açan mutlak bir hükümsüzlük halidir.

Step-by-Step Solution

1
19691969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (VAHSVAHS) kapsamında antlaşmaların geçersizlik nedenlerini sınıflandırın.
Geçersizlik nedenleri nisbi (voidablevoidable) ve mutlak (voidvoid) olarak ikiye ayrılır.
Her geçersizlik hali antlaşmayı kendiliğinden hükümsüz kılmaz; bazılarında devletin itirazı veya iptal beyanı gerekir.
2
Kesin geçersizlik (voidvoid) hallerini belirleyin.
VAHSVAHS Madde 5151 (Temsilcinin zorlanması), Madde 5252 (Devletin kuvvet kullanılarak zorlanması) ve Madde 5353 (Jus CogensJus\ Cogens kurallarına aykırılık) mutlak geçersizlik halleridir.
Bu haller kamu düzenini ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ilgilendirdiği için rıza ile düzeltilemez.
3
Nisbi geçersizlik (voidablevoidable) hallerini (Madde 4646-5050) eleyin.
İç hukuk ihlali, hata, hile ve yolsuzluk seçenekleri elenir.
Bu haller sadece ilgili devletin rızasının sakatlandığı durumlardır ve devlet isterse antlaşmayı geçerli saymaya devam edebilir.

Key Concept

Uluslararası Antlaşmaların Geçersizlik Rejimi (Mutlak vs. Nisbi Butlan)

Hints

1
Viyana Sözleşmesi'nde geçersizlik halleri 4646-5353. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bazıları antlaşmayı doğrudan öldürürken (voidvoid), bazıları sadece rızası sakatlanana iptal hakkı verir (voidablevoidable).
2
Kuvvet kullanma tehdidi gibi uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden ağır durumlar, devletin iradesinden bağımsız olarak antlaşmayı 'yok' hükmüne sokar.
3
Madde 5151, 5252 ve 5353 mutlak geçersizlik (baştan hükümsüzlük) halleridir. Diğerleri ise nisbi geçersizlik halleridir.

Practice More

Antlaşmaların sona erme nedenlerinden olan 'şartların esaslı değişmesi' (rebus sic stantibusrebus\ sic\ stantibus) kuralının hangi durumlarda ileri sürülemeyeceğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 9Question

Uluslararası antlaşmalar hukukunun temel metni olan Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ne göre; yapılışı sırasında genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan bir antlaşmanın hukuki durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma baştan itibaren bütünüyle batıldır (kesin hükümsüzdür).

Answer

Antlaşma baştan itibaren bütünüyle batıldır (kesin hükümsüzdür).
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi uyarınca, yapılışı sırasında genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan bir antlaşma mutlak butlan ile sakattır. Bu durum, antlaşmayı baştan itibaren (ab initio) ve bütünüyle geçersiz kılar. Zira emredici kurallar, uluslararası toplumun tamamı tarafından kabul edilen ve hiçbir şekilde aksine işlem yapılamayacak olan hiyerarşik olarak en üstün normlardır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel hukuki durumu analiz et.
Soru, genel uluslararası hukukun emredici kuralları (jus cogens) ile çatışan antlaşmaların akıbetini sormaktadır.
Uluslararası hukukta normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan kuralların antlaşmalara etkisinin tespit edilmesi gerekir.
2
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin ilgili kuralını (Madde 53) hatırla.
Sözleşmeye göre; yapılışı sırasında jus cogens bir kural ile çatışan antlaşma mutlak butlan ile sakattır. Ayrıca bu durumlarda antlaşmanın hükümleri birbirinden ayrılamaz.
Emredici kurallar, kendisinden sapılmasına hiçbir şekilde izin verilmeyen en üstün normlardır.
3
Seçenekleri mutlak butlan kuralı çerçevesinde değerlendir.
Antlaşmanın baştan itibaren ve bütünüyle kesin hükümsüz olduğunu ifade eden seçenek doğru yanıttır.
Diğer organların (BMGK veya UAD) müdahalesi ya da kısmi iptal (bölünebilirlik) gibi istisnalar jus cogens ihlallerinde uygulanamaz.

Key Concept

Jus Cogens (Emredici Kurallar) ve Mutlak Butlan
Question 10Question

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ne göre; yapıldığı sırada genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan bir antlaşmanın hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Başlangıçtan itibaren kesin hükümsüzdür (batıldır).

Answer

Başlangıçtan itibaren kesin hükümsüzdür (batıldır).
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesine göre, yapıldığı sırada genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan her antlaşma batıldır (kesin hükümsüzdür). Jus cogens kuralları, uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul edilen ve aksine hiçbir sapmaya izin verilmeyen normlardır. Bu nedenle, böyle bir antlaşma başından itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel hukuki kavramı belirleme
Soru, 'jus cogens' (emredici kurallar) ile çatışan antlaşmaların geçerlilik durumunu sormaktadır.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi emredici kuralları ve bu kurallara aykırı antlaşmaların akıbetini düzenler.
2
Jus cogens kurallarının antlaşmalara etkisini değerlendirme
Emredici kurallara aykırı hiçbir antlaşma yapılamaz. Aykırılık durumunda yaptırım, işlemin 'kesin hükümsüzlük' (mutlak butlan) ile sakatlanmasıdır.
Jus cogens, uluslararası toplumun bütününün kabul ettiği ve aksine hiçbir surette sözleşme yapılamayan üstün kurallardır.
3
Seçenekleri bu mutlak kural çerçevesinde eleme
Tarafların rızası, mahkeme kararı veya ulusal onaylama (ratifikasyon) işlemi bu hükümsüzlüğü ortadan kaldıramaz. Kısmi iptal mümkün değildir.
Jus cogens'in mutlak ve emredici doğası hiçbir istisnaya, usuli iyileştirmeye veya esnekliğe izin vermez.

Key Concept

Uluslararası Antlaşmaların Geçersizliği ve Jus Cogens
Estimated Time:45s
Question 11Question

Uluslararası bir insan hakları rejiminin güncellenmesi amacıyla toplanan diplomatik konferansta, katılımcı devletlerce yeni bir çok taraflı sözleşme metni kabul edilmiştir. Konferansa katılan bir ülkenin Dışişleri Bakanı sözleşmeyi törenle imzalamış, ancak anayasası gereği meclis onayını henüz almadığı için onaylama (ratifikasyon) belgesini tevdi etmemiştir. Aynı süreçte, uluslararası hukukun önde gelen bilginleri (doktrin) sözleşmenin içerdiği acil koruma tedbirlerinin gecikmeksizin uygulanması gerektiği yönünde mütalaalar yayımlamıştır. Öte yandan, sözleşmede yer alan bir maddenin, uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul edilen ve hiçbir surette sapılmasına izin verilmeyen emredici bir kural (jus cogens) ile açıkça çatıştığı ileri sürülmektedir.

Uluslararası antlaşmalar hukuku kuralları dikkate alındığında, bu durumun hukuki niteliği ve doğuracağı sonuçlar hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sözleşmenin emredici bir kuralla (jus cogens) çatışması onun mutlak butlanla başından itibaren geçersiz olmasına yol açar; ayrıca Dışişleri Bakanının imzası, metinde aksine bir hüküm yoksa kural olarak devleti bağlayan nihai rıza beyanı niteliği taşımaz.

Answer

Doğru değerlendirme, emredici kurala aykırılığın antlaşmayı mutlak butlanla geçersiz kıldığı ve kural olarak imzanın tek başına nihai rıza beyanı yerine geçmediğini ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, antlaşmalar hukukunun temel ilkelerini eksiksiz yansıtmaktadır. Birincisi, emredici kurallarla (jus cogens) çatışan bir antlaşma hukuken başından itibaren bütünüyle geçersizdir (mutlak butlan). İkincisi, yetkili temsilci olan Dışişleri Bakanının imzası kural olarak antlaşmayı bağlayıcı kılmaz; devletin bağlandığını gösteren nihai irade beyanı kural olarak onaylama (ratifikasyon) süreciyle tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Dışişleri Bakanının imzasının antlaşmanın bağlayıcılığı üzerindeki etkisini değerlendirin.
İmza aşaması, metni kesinleştirme (otantikasyon) işlevi görür. Ancak antlaşmada açıkça aksine bir hüküm yoksa, devletin nihai olarak bağlanması için iç hukuk prosedürlerinin tamamlanması ve onaylama (ratifikasyon) işleminin gerçekleşmesi gerekir.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi uyarınca, devletlerin rızası kural olarak onaylama, kabul veya katılma belgelerinin tevdii ile kesinleşir.
2
Doktrinin hukuki niteliğini analiz edin.
Akademik görüşler (doktrin), uluslararası hukukun asli kaynağı değil, yalnızca kuralların belirlenmesinde kullanılan yardımcı bir araçtır.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü Madde 38'e göre doktrin doğrudan bir bağlayıcılık ve hukuki yükümlülük yaratma gücüne sahip değildir.
3
Jus cogens (emredici kural) kavramının antlaşmanın geçerliliği üzerindeki etkisini tespit edin.
Yapıldığı sırada veya sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kuralı ile çatışan her antlaşma bütünüyle hükümsüzdür (mutlak butlan).
Emredici kurallar, uluslararası normlar hiyerarşisinin zirvesindedir ve bu kurallara aykırı hiçbir antlaşma hükmü veya ayrıcalıklı rejim hukuken geçerli kabul edilemez.

Key Concept

Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesinde İmza, Onaylama ve Jus Cogens Etkisi
Question 12Question

Sirius ve Vega devletleri arasında kapsamlı bir ekonomik işbirliği antlaşması akdedilmiştir. Sirius Devleti'nin anayasasına göre bu tür antlaşmaların uluslararası bağlayıcılık kazanması (onaylama/ratifikasyon) münhasıran parlamentonun yetkisindedir. Ancak Sirius Dışişleri Bakanı, parlamentonun yetkisini gasp ederek antlaşmayı uluslararası düzeyde doğrudan onaylamıştır. Vega Devleti'nin bu anayasal işleyişten haberdar olması beklenemeyecek durumdadır ve yetki ihlali objektif olarak aşikâr nitelikte değildir.

Antlaşma sorunsuz bir şekilde yürürlüğe girip üç yıl uygulandıktan sonra, uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul edilen ve kendisinden hiçbir sapmaya izin verilmeyen yeni bir emredici kural (jus cogens) ortaya çıkmış; antlaşmanın temel maddelerinden biri bu yeni kuralla tamamen çatışır hâle gelmiştir.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, bu antlaşmanın hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, iç hukuktaki yetki ihlali gerekçesiyle başlangıçtan itibaren geçersiz sayılamaz; ancak sonradan ortaya çıkan yeni emredici kuralla çatışması nedeniyle batıl olur ve sona erer.

Answer

İç hukuktaki yetki ihlali aşikar olmadığı için antlaşmanın baştan itibaren geçersiz (batıl) sayılamayacağı, ancak sonradan ortaya çıkan emredici kuralla (jus cogens superveniens) birlikte antlaşmanın o andan itibaren batıl olup sona ereceğini ifade eden seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin iki farklı istisnai kuralını kusursuz şekilde birleştirir. Birincisi, Madde 46 uyarınca iç hukuktaki onama yetkisine ilişkin kısıtlamaların ihlali ancak 'aşikar' olması şartıyla geçersizlik nedeni yapılabilir; olayda bu şart sağlanmadığından antlaşma baştan geçerlidir. İkincisi, Madde 64 uyarınca sonradan ortaya çıkan yeni emredici kural (jus cogens superveniens) antlaşmaları baştan itibaren yok saymaz, ancak yürürlüğünü durdurur ve batıl kılarak sona erdirir.

Step-by-Step Solution

1
Dışişleri Bakanı'nın iç hukuku ihlal ederek yaptığı onayın geçerliliğini 1969 Viyana Sözleşmesi Madde 46 kapsamında değerlendirmek.
İhlal Vega Devleti tarafından bilinmediği ve objektif olarak 'aşikar' olmadığı için, Sirius Devleti bu ihlali antlaşmanın geçersizliği (butlanı) iddiası olarak öne süremez. Antlaşma hukuken geçerli olarak doğmuştur.
Uluslararası hukukta devletlerin iç hukuk kurallarını bahane ederek uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmasını engellemek.
2
Uygulama aşamasında sonradan ortaya çıkan jus cogens kuralının (Madde 64) antlaşmaya etkisini tespit etmek.
Sonradan ortaya çıkan yeni bir emredici kural (jus cogens superveniens), mevcut geçerli antlaşmayı geriye dönük (ex tunc) değil, ortaya çıktığı andan itibaren ileriye dönük (ex nunc) olarak sona erdirir.
Madde 53 (yapılırken var olan jus cogens) antlaşmayı baştan itibaren mutlak butlanla sakatlarken, Madde 64 antlaşmanın geçmişteki geçerliliğini korur ancak devam etmesini yasaklar.

Key Concept

İç hukuka aykırılık istisnası (Madde 46) ve Sonradan ortaya çıkan emredici kuralın etkisi (Madde 64)
Question 13Question

Zephyria ve Elysium Cumhuriyetleri, açık denize kıyısı olmayan bir üçüncü devletin topraklarından geçecek devasa bir enerji nakil hattının inşası ve işletilmesi için yetkili temsilcileri vasıtasıyla çok kapsamlı bir antlaşma imzalamış ve ulusal meclislerinden geçirerek onay belgelerini teatî etmişlerdir. Antlaşmanın 12. maddesi, hattın inşası sırasında maliyetleri düşürmek amacıyla, bölgedeki yerel halkın "zorunlu ve ücretsiz kamu çalışması" adı altında kölelik koşullarında çalıştırılmasına açıkça cevaz vermektedir. Aynı zamanda Zephyria temsilcisi, antlaşmayı onaylarken Zephyria Anayasası'nda yer alan "egemenlik haklarını kısıtlayan antlaşmalar halkoylamasına sunulur" şeklindeki temel ve açık bir kuralı Elysium'un bilmesine rağmen ihlal etmiştir. Bir süre sonra Zephyria'da hükümet değişmiş; yeni hükümet, hem anayasal kuralın ihlali nedeniyle antlaşmaya verilen rızanın sakat olduğunu hem de 12. maddenin uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğunu belirterek antlaşmanın tamamen geçersiz olduğunu ilan etmiştir. Elysium ise anayasal kural ihlalinin Zephyria'nın bir iç sorunu olduğunu ve 12. madde geçersiz sayılsa bile antlaşmanın geri kalan hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmuştur.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın hukuki analizi bağlamında aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, yapıldığı anda var olan bir jus cogens kuralı ile çatıştığı için bütünüyle ve baştan itibaren (ab initio) mutlak butlanla batıldır; bu durumda antlaşma hükümlerinin ayrılabilirliği ilkesi işletilemez ve iç hukuk ihlali tartışmasına gerek kalmaksızın tüm metin geçersiz sayılır.

Answer

Antlaşmanın yapıldığı anda var olan emredici kurala aykırılığı nedeniyle bütünüyle ve baştan itibaren geçersiz sayılması gerektiğini, ayrılabilirlik ilkesinin uygulanamayacağını ifade eden seçenek doğrudur.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesine göre, yapılışı anında uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan antlaşmalar baştan itibaren geçersizdir (mutlak butlan). Olayda kölelik yasağı gibi tartışmasız bir emredici kural ihlal edilmiştir. Elysium'un savunduğu 'sadece ilgili maddenin iptal edilip geri kalanın uygulanması' tezi (ayrılabilirlik/kısmi butlan), Viyana Sözleşmesi'nin 44. maddesinin 5. fıkrasıyla kesin olarak yasaklanmıştır. Mevcut bir jus cogens kuralına aykırılık halinde antlaşma bölünemez ve bütünüyle hükümsüz kalır. Bu mutlak geçersizlik karşısında, Zephyria'nın anayasal kural ihlali gibi nispi butlan iddialarının ayrıca incelenmesine gerek kalmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki iki farklı geçersizlik iddiasını tespit etmek.
Birinci iddia, iç hukuktaki onay usulüne aykırılık (VCLT Madde 46 - Nispi Butlan). İkinci iddia, zorla çalıştırma hükmünün emredici kurala (jus cogens) aykırılığı (VCLT Madde 53 - Mutlak Butlan).
Uluslararası hukukta antlaşmaların geçersizliği rejiminde iddiaların niteliği, yaratacağı hukuki sonuçları belirler.
2
Jus Cogens kuralına aykırılığın etkisini Viyana Sözleşmesi çerçevesinde değerlendirmek.
1969 Viyana Sözleşmesi Madde 53 uyarınca, yapıldığı sırada genel uluslararası hukukun emredici kuralı ile çatışan her antlaşma baştan itibaren (ab initio) mutlak butlanla batıldır.
Normlar hiyerarşisinde jus cogens kuralları en üstte yer alır ve devletlerin iradesiyle aksi kararlaştırılamaz.
3
Antlaşmanın sadece ilgili maddesinin mi yoksa tamamının mı iptal edileceğini (ayrılabilirlik) analiz etmek.
VCLT Madde 44/5 gereğince, Madde 53'e (Mevcut Jus Cogens) dayanan geçersizlik hallerinde, antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılmasına (kısmi butlan) kesinlikle izin verilmez.
Emredici kural ihlalinin ağırlığı nedeniyle sözleşmenin kısmen ayakta tutulması hukuken yasaklanmıştır.
4
Geçersizlik sebeplerinin yarışması durumunda nihai sonucu belirlemek.
Antlaşma bütünüyle ve baştan itibaren geçersiz (çökmüş) olduğundan, anayasal ihlalin varlığı veya Elysium'un kısmi uygulama talebi hukuki bir anlam taşımaz.
Mutlak butlan, diğer nispi geçersizlik sebeplerini ve itirazları yutarak antlaşmayı hukuken tamamen ortadan kaldırır.

Key Concept

Jus Cogens (Emredici Kurallar), Mutlak Butlan ve Ayrılabilirlik İlkesi (VCLT Md. 44, 46, 53)
Question 14Question

Meridyen ve Paralel adlı iki egemen devlet, aralarındaki ekonomik ilişkileri derinleştirmek amacıyla kapsamlı bir 'Bölgesel Kalkınma ve Ticaret Antlaşması' müzakere ederek imzalayıp onaylamışlardır. Antlaşma, genel olarak gümrük vergilerinin kaldırılmasını ve sınır ticaretinin kolaylaştırılmasını düzenlemektedir. Ancak, onaylanarak yürürlüğe giren bu antlaşmanın gizli bir maddesinde, sınır ötesi güvenlik risklerini bertaraf etmek gerekçesiyle, belirli bir azınlık grubuna mensup sivillerin sistematik olarak işkenceye tabi tutulması ve zorla yerlerinden edilmesi konusunda iki devletin güvenlik güçlerinin ortak operasyonlar yürüteceği kararlaştırılmıştır.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, yürürlüğe giren bu antlaşmanın hukuki sonucu hakkında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İçeriğinde yer alan sistematik işkence maddesi nedeniyle genel uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) kesin bir aykırılık bulunduğundan, metnin tamamı baştan itibaren hukuken yok hükmündedir (mutlak butlan).

Answer

İşkence yasağı gibi bir jus cogens kuralını ihlal eden antlaşmalarda kısmi iptalin (hükümlerin ayrılabilirliği) mümkün olmadığı ve metnin bütünüyle yok hükmünde olduğunu ifade eden seçenek doğru cevaptır.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesine göre, yapıldığı anda genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı ile (jus cogens) çatışan bir antlaşma mutlak butlanla batıldır. İşkence yasağı uluslararası toplumun hiçbir sapmaya izin vermediği tartışmasız bir emredici kuraldır. Bununla birlikte, Sözleşme'nin 44/5. maddesi uyarınca emredici kurallara aykırılık hallerinde kısmi butlan (hükümlerin ayrılabilirliği) ilkesi uygulanmaz. Bu sebeple yalnızca işkenceyi düzenleyen madde değil, serbest ticaret bölgesi kurulmasına ilişkin tüm ekonomik kısımlar da dahil olmak üzere antlaşmanın bütünü yapıldığı andan itibaren geçersizdir.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın içeriğindeki hukuka aykırılığın niteliğini belirlemek.
Sistematik işkence ve zorla yerinden etme faaliyetleri, uluslararası toplum tarafından hiçbir koşulda ihlaline izin verilmeyen emredici kurallara (jus cogens) açık bir aykırılık teşkil eder.
Jus cogens kuralları, devletlerin kendi aralarında akdedecekleri ikili veya çok taraflı antlaşmalarla değiştirilemez veya aşılamaz.
2
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ne göre bu ihlalin doğrudan sonucunu tespit etmek.
Sözleşmenin 53. maddesine göre, yapıldığı anda genel uluslararası hukukun emredici bir kuralına aykırı olan her antlaşma mutlak butlanla batıldır.
Emredici kurallara aykırılık, herhangi bir ek yargı kararına ihtiyaç duymaksızın antlaşmayı baştan itibaren (ab initio) geçersiz kılar.
3
Kısmi butlan ilkesinin bu senaryoda uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirmek.
Sözleşmenin 44/5. maddesi uyarınca, 53. madde (jus cogens) ihlallerinde antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılması yasaklanmıştır.
Emredici kural ihlalinin yapısal ağırlığı, hukuka uygun kısımların ayrılmasına izin vermez; antlaşma bir bütün olarak çöker.

Key Concept

Jus Cogens İhlali ve Mutlak Butlan
Question 15Question

Alpina ve Rutenya devletleri; sınır aşan su kaynaklarının yönetimi, karşılıklı gümrük indirimleri ve ortak savunma stratejilerini kapsayan üç ana bölümden oluşan geniş çaplı bir antlaşma akdetmiştir. Antlaşmanın ortak savunma stratejilerini düzenleyen üçüncü bölümünde, siyasi kriz yaşadıkları komşu Lirya devletine karşı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi veya gerçekleşmiş bir silahlı saldırı olmaksızın ortaklaşa önleyici askeri operasyon düzenlenmesini öngören gizli bir madde yer almaktadır. Antlaşma yürürlüğe girdikten sonra Rutenya, bu gizli maddenin uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğunu belirterek antlaşmanın geçersizliğini ileri sürmüştür. Alpina devleti ise su kaynakları ve gümrük indirimlerini düzenleyen ilk iki bölümün silahlı operasyon maddesinden tamamen bağımsız olduğunu, bu nedenle 'bölünebilirlik ilkesi' uyarınca sözleşmenin yalnızca üçüncü bölümünün iptal edilip diğer hükümlerinin ayakta kalması gerektiğini savunmuştur.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri uyarınca, taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın hukuki boyutuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, yapılışı sırasında uluslararası hukukun emredici bir kuralına aykırı olduğu için bütünüyle mutlak butlanla batıldır ve bu tür aykırılıklarda antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılması ilkesi hiçbir şekilde uygulanamaz.

Answer

Antlaşmanın içeriğindeki kuvvet kullanma yasağını ihlal eden gizli madde, uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğundan antlaşma bir bütün olarak mutlak butlanla batıldır ve bölünebilirlik ilkesi uygulanamaz.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi, yapılışı sırasında uluslararası hukukun emredici kuralıyla çatışan her antlaşmanın baştan itibaren batıl olduğunu düzenler. Saldırı yasağı tartışmasız bir jus cogens normdur. Aynı sözleşmenin 44. maddesinin 5. fıkrası ise, 53. madde kapsamındaki mutlak butlan hallerinde 'antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılması' (bölünebilirlik) ilkesinin uygulanamayacağını kesin hükme bağlamıştır. Dolayısıyla antlaşmanın ekonomik kısımları ne kadar bağımsız olursa olsun, sözleşme bir bütün olarak geçersiz hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki gizli maddenin hukuki niteliğini analiz etmek
BMGK kararı veya gerçekleşen bir silahlı saldırı olmaksızın başka bir devlete karşı operasyon düzenlenmesi kuvvet kullanma yasağının ihlalidir.
Kuvvet kullanma yasağı, uluslararası hukukun en temel emredici kurallarından (jus cogens) biridir.
2
Jus cogens kuralına aykırılığın 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ndeki yaptırımını belirlemek
Sözleşmenin 53. maddesine göre yapılışı sırasında jus cogens kurala aykırı olan antlaşmalar baştan itibaren geçersizdir (mutlak butlan).
Emredici kurallar, uluslararası toplumun temel değerlerini koruduğu için aksi kararlaştırılamaz normlardır.
3
Alpina devletinin öne sürdüğü 'bölünebilirlik ilkesinin' somut olaya uygulanabilirliğini değerlendirmek
Viyana Sözleşmesi Madde 44/5 uyarınca, Madde 53 (jus cogens), Madde 51 (temsilciye baskı) ve Madde 52 (devlete baskı) hallerinde antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılması yasaktır.
Hukuk düzeni, emredici kurallara aykırı veya baskı altında kurulan antlaşmaların hiçbir kısmının ayakta kalmasına müsamaha göstermez.

Key Concept

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nde Jus Cogens (Madde 53) ve Bölünebilirlik İlkesi İstisnası (Madde 44/5)
Question 16Question

Bir kıyı devleti ile denize kıyısı olmayan komşusu, aralarındaki ticari ilişkileri düzenlemek üzere bir transit geçiş ve ekonomik işbirliği antlaşması akdetmişlerdir. Antlaşmanın müzakereleri sırasında, kıyı devletinin başmüzakerecisine komşu devlet tarafından gizlice yüksek miktarda maddi menfaat sağlanarak tarife indirimleri kabul ettirilmiştir. Ayrıca, nihai antlaşma metninde "transit koridorunun mutlak güvenliğinin sağlanması" gerekçesiyle, söz konusu güzergâhta yaşayan belirli bir etnik grubun vatandaşlıktan çıkarılarak zorla sınır dışı edilmesi ve mallarına el konulması hüküm altına alınmıştır. Yıllar sonra kıyı devletinde yönetime gelen yeni hükümet, bu antlaşmanın hukuki bağlayıcılıktan yoksun olduğunu iddia etmiştir.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi kuralları dikkate alındığında, bu antlaşmanın hukuki durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, içeriğindeki etnik grubun zorla sınır dışı edilmesi hükmü uluslararası genel hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğu için yapıldığı andan itibaren bütünüyle kesin hükümsüzdür.

Answer

Antlaşmanın içeriğindeki etnik temizlik/zorla sınır dışı etme hükmü nedeniyle emredici kurallara (jus cogens) aykırı olduğu ve bu nedenle bütünüyle mutlak butlanla kesin hükümsüz olduğunu ifade eden seçenektir.
Doğru olan seçenekte, antlaşmanın içeriğinin (etnik temizlik/zorla sınır dışı) uluslararası genel hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğu isabetle tespit edilmiştir. 1969 Viyana Sözleşmesi'nin 53. Maddesine göre yapıldığı sırada jus cogens'e aykırı olan antlaşmalar mutlak butlan ile baştan itibaren (ab initio) hükümsüzdür. Ayrıca Sözleşme'nin 44. Maddesi gereğince, jus cogens ihlallerinde 'hükümlerin ayrılabilirliği' kuralı işlemez; antlaşma bütünüyle geçersiz olur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuka aykırılık hallerini tespit et
İki ayrı hukuki sorun vardır: 1) Başmüzakerecinin ayartılması (maddi menfaat). 2) Antlaşma içeriğinin belirli bir etnik grubu zorla sınır dışı etmeyi hedeflemesi.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ne göre butlan (geçersizlik) türünü belirlemek için ihlallerin niteliği saptanmalıdır.
2
Tespit edilen hallerin yaptırımlarını Viyana Sözleşmesi'ne göre sınıflandır
Müzakerecinin ayartılması (Madde 50) nispi butlan (iptal edilebilirlik) sebebidir. Etnik temizlik/sınır dışı etme ise uluslararası hukukun emredici kurallarının (jus cogens) ihlalidir (Madde 53) ve mutlak butlan sebebidir.
Nispi butlan sadece mağdur devletçe ileri sürülebilir ve giderilebilirken, mutlak butlan antlaşmayı baştan itibaren ölü doğmuş kabul eder.
3
Birden fazla sakatlık halinin ve ayrılabilirlik kuralının olaydaki etkisini değerlendir
Jus cogens ihlali en ağır yaptırım olan mutlak butlanı gerektirdiğinden diğer iptal sebeplerini yutar. Ayrıca Viyana Sözleşmesi Madde 44 uyarınca, jus cogens ihlallerinde 'hükümlerin ayrılabilirliği' (kısmi butlan) kuralı uygulanamaz.
Sözleşmenin 44. maddesinin 5. fıkrası, emredici kurala aykırılık durumunda antlaşmanın sakat hükümlerinin ayıklanarak geri kalanının kurtarılamayacağını açıkça düzenler.
4
Doğru hukuki sonucu özetle
Antlaşma, jus cogens ihlali taşıdığı için yapıldığı andan itibaren (ab initio) ve ayrılabilirlik ilkesi işletilemeyeceğinden bütünüyle kesin hükümsüzdür.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin sistematiği ve normlar hiyerarşisi bunu emreder.

Key Concept

Jus Cogens (Emredici Kurallar), Mutlak Butlan ve Ayrılabilirlik (Severability) İlkesi
Question 17Question

Orion ve Lyra devletlerinin dışişleri bakanları, deniz aşırı bir bölgede bulunan bağımsız ve egemen komşu devlet Nova'yı ortaklaşa işgal ederek topraklarını kendi aralarında paylaşmayı öngören gizli bir 'Stratejik Bölüşüm Antlaşması' hazırlamış ve metni usulüne uygun olarak imzalamışlardır. İki devletin anayasasına göre de uluslararası antlaşmaların bağlayıcılık kazanabilmesi için yetkili yasama organlarının onayı (ratifikasyon) şarttır. Orion devleti antlaşmayı kendi parlamentosunda derhal onaylamış, ancak Lyra parlamentosu henüz onay sürecini sonuçlandırmamıştır.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin kuralları dikkate alındığında, bu antlaşmanın hukuki durumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmanın konusu, kuvvet kullanma yasağı gibi genel uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) açıkça aykırı olduğundan, onay (ratifikasyon) süreci tamamlansa dahi yapıldığı andan itibaren (ab initio) kesin olarak hükümsüzdür.

Answer

Söz konusu antlaşma, kuvvet kullanma yasağı gibi jus cogens (emredici hukuk) kurallarına doğrudan aykırı olduğu için yapıldığı andan itibaren batıldır.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi uyarınca, yapılışı sırasında genel uluslararası hukukun emredici bir kuralı (jus cogens) ile çatışan her antlaşma kesin olarak hükümsüzdür (batıldır). Bir başka devletin işgal edilmesi ve topraklarının paylaşılması, uluslararası hukuktaki kuvvet kullanma yasağı (jus cogens) kuralının en ağır ihlallerinden biridir. Bu tür antlaşmalar, devlet yetkililerince usulüne uygun imzalansa veya parlamentolarca onaylansa dahi, hukuken 'ölü doğmuş' kabul edilir ve yapıldığı andan itibaren (ab initio) hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın içeriğinin uluslararası hukuktaki niteliğini belirle.
Başka bir devleti işgal etmek ve topraklarını paylaşmak, BM Antlaşması'nda yer alan 'kuvvet kullanma yasağı'nın açık bir ihlalidir.
Kuvvet kullanma yasağı, uluslararası hukukun en temel emredici kurallarından (jus cogens) biridir.
2
Jus cogens kuralına aykırı olan antlaşmaların statüsünü Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (1969) çerçevesinde değerlendir.
Sözleşmenin 53. maddesine göre, yapılışı sırasında genel uluslararası hukukun emredici kuralı ile çatışan her antlaşma batıldır (geçersizdir).
Emredici kurallar hiçbir şekilde esnetilemez ve buna aykırı yapılan akitler mutlak butlan ile baştan itibaren (ab initio) hükümsüzdür.
3
İmza ve onay (ratifikasyon) aşamalarının bu batıl antlaşma üzerindeki etkisini incele.
İç hukukta onay aşamasının tamamlanıp tamamlanmaması antlaşmanın geçerliliğini değiştirmez; antlaşma hukuken ölü doğmuştur.
VCLT Madde 18'de belirtilen 'imza sonrası konu ve amaca aykırı davranmama' yükümlülüğü, ancak geçerli sayılabilecek hukuki metinler için söz konusudur.

Key Concept

Jus Cogens'e (Emredici Kurallar) Aykırı Antlaşmaların Mutlak Butlanı
Estimated Time:1m 15s
Question 18Question

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan ve 1969 yılında kabul edilen Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, emredici normların (jus cogens) antlaşmalar üzerindeki etkisini ayrıntılı olarak düzenler. Sözleşme'nin 64. maddesi, uluslararası hukukun dinamik yapısını yansıtacak şekilde, emredici kurallardaki değişimin yürürlükteki antlaşmalara etkisine odaklanır.

Buna göre, başlangıçta hukuka uygun olarak akdedilmiş ve yürürlüğe girmiş bir uluslararası antlaşmanın, sonradan şekillenen ve ortaya çıkan yeni bir emredici genel uluslararası hukuk kuralı (jus cogens superveniens) ile çatışması durumunda antlaşmanın hukuki akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Çatışan antlaşma batıl (geçersiz) hale gelir ve kendiliğinden sona erer.

Answer

Sonradan ortaya çıkan yeni bir emredici kural ile çatışan mevcut antlaşma batıl hale gelir ve sona erer.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 64. maddesine göre (Jus cogens superveniens), sonradan ortaya çıkan yeni bir emredici genel uluslararası hukuk kuralı ile çatışan mevcut her antlaşma batıl olur ve sona erer. Emredici kurallar (jus cogens) uluslararası kamu düzenini koruduğu için mutlak üstünlüğe sahiptir. Bu normlar ortaya çıktığı andan itibaren, tarafların iradesinden bağımsız olarak kendileriyle çatışan işlemleri geçersiz kılar.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki hukuki durumun analizi
Soru, mevcut ve başlangıçta geçerli olan bir antlaşmanın, sonradan ortaya çıkan bir emredici kural (jus cogens superveniens) ile çatışması durumunu sormaktadır.
Uluslararası hukukta emredici kuralların zaman içindeki etkisini tespit etmek için olayın mahiyetini anlamak gerekir.
2
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin ilgili kuralının tespiti
Sözleşme'nin 64. maddesinin emredici kuralların sonradan ortaya çıkması durumunu düzenlediği belirlenir.
Sorunun çözümü doğrudan Viyana Sözleşmesi'nin amir hükmüne dayanmaktadır.
3
Kuralın uygulanması ve sonucun belirlenmesi
64. maddeye göre, yeni emredici kural ortaya çıktığında, bu kurala aykırı olan mevcut antlaşmalar doğrudan batıl (geçersiz) olur ve sona erer.
Jus cogens normları uluslararası kamu düzenini temsil ettiği için, mevcut kazanılmış haklara veya eski kurallara karşı mutlak bir üstünlüğe sahiptir.

Key Concept

Jus Cogens Superveniens (Sonradan Ortaya Çıkan Emredici Kural)
Question 19Question

K ve L devletleri, sınır aşan organize suçlarla mücadele amacıyla kapsamlı bir "Suçluların İadesi ve Adli İşbirliği Antlaşması" müzakere etmiş ve metin iki devletin tam yetkili temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Antlaşmanın ekindeki gizli bir protokolde, "şüphelilerden acil istihbarat elde edilmesi amacıyla bedensel ve ruhsal bütünlüğü kalıcı olarak zedeleyici olağandışı sorgulama yöntemlerinin kullanılabileceği" düzenlenmiştir. K devletinin anayasal sistemine göre antlaşmaların bağlayıcılık kazanması için parlamentonun onaylaması (ratifikasyon) gerekmekte olup, bu işlem henüz gerçekleşmemiştir. Buna rağmen L devleti, atılan imzanın antlaşmayı en azından geçici olarak yürürlüğe koyduğunu iddia ederek protokolün derhal uygulanmasını talep etmektedir.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi bağlamında, bu duruma ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, içeriği itibarıyla uluslararası hukukun emredici normlarından (jus cogens) birini ihlal ettiği için, onaylanma sürecine veya imzanın niteliğine bakılmaksızın yapıldığı andan itibaren mutlak butlanla batıldır.

Answer

Antlaşmanın içeriği emredici normları (jus cogens) ihlal ettiğinden, onay veya imza aşamasına bakılmaksızın yapıldığı andan itibaren mutlak butlanla batıl olduğunu belirten seçenektir.
Soru kökündeki olayda yer alan 'bedensel ve ruhsal bütünlüğü zedeleyici sorgulama' ifadesi, açıkça işkence ve kötü muamele yasağının ihlalini tanımlamaktadır. İşkence yasağı, uluslararası hukukun en temel emredici kurallarından (jus cogens) biridir. 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesine göre, yapılışı sırasında uluslararası genel hukukun emredici bir normu ile çatışan her antlaşma mutlak butlanla batıldır. Antlaşma hukuken hiç doğmamış sayıldığı için (ab initio), tarafların metne imza atması, parlamentonun onay (ratifikasyon) sürecinin tamamlanıp tamamlanmaması veya antlaşmanın aşamalarıyla ilgili usuli argümanlar hiçbir sonuç doğurmaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki 'bedensel ve ruhsal bütünlüğü zedeleyici olağandışı sorgulama yöntemleri' ifadesinin uluslararası hukuktaki karşılığını tespit et.
Bu ifadenin açıkça 'işkence ve kötü muamele' anlamına geldiği belirlenir.
Uluslararası hukuktaki eylemlerin hukuki nitelendirmesinin yapılması zorunludur.
2
İşkence yasağının uluslararası hukuk normları hiyerarşisindeki yerini değerlendir.
İşkence yasağının uluslararası genel hukukun hiçbir şekilde aksine sözleşme yapılamayan emredici bir normu (jus cogens) olduğu saptanır.
Antlaşmanın geçerliliğini denetleyebilmek için ihlal edilen kuralın statüsü bilinmelidir.
3
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesini (Emredici kurallara aykırılık) olaya uygula.
Jus cogens normlarına aykırı olarak akdedilen bir antlaşmanın, yapıldığı andan itibaren (ab initio) mutlak butlanla batıl olduğu kuralı devreye girer.
Viyana Sözleşmesi, emredici kurallara aykırılığın yaptırımını mutlak geçersizlik olarak düzenlemiştir.
4
L devletinin 'imza atıldı, onay beklense de uygulanmalıdır' şeklindeki usuli argümanlarını analiz et.
Antlaşma mutlak butlanla başından beri geçersiz olduğundan, imza ile onay (ratifikasyon) arasındaki ayrımların veya ahde vefa ilkesinin bu olayda hiçbir hükmü olmadığı sonucuna varılır.
Yok hükmündeki bir metin üzerinden usul ve yürürlük tartışması yapılamaz.

Key Concept

Uluslararası antlaşmalarda Jus Cogens (Emredici Kurallar) ihlali ve Mutlak Butlan
Question 20Question

X ve Y devletleri arasında karşılıklı yatırımların teşvik edilmesini amaçlayan ikili bir antlaşma imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bir süre sonra X devleti, antlaşmayı müzakere edip imzalayan temsilcisinin, anayasalarında yer alan 'antlaşmaların yürürlüğe girmesi için parlamentodan onay alınması' şartını ihlal ettiğini belirterek antlaşmayla bağlı olmadığını iddia etmiştir. Y devleti ise X devletinin iç hukukundaki bu usulden haberdar olmadığını ve yetki aşımının dışarıdan bakıldığında olağan uygulamalara aykırı görünmediğini savunmuştur.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi dikkate alındığında, X devletinin iddiası ve antlaşmanın hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İç hukuk kuralının ihlali objektif olarak açık bir nitelik taşımadığı ve temel bir anayasal kurala ilişkin olmadığı sürece, X devleti bu durumu rızasını sakatlayan bir neden olarak ileri süremez.

Answer

X devleti, iç hukukundaki kuralın ihlali diğer tarafça açıkça anlaşılamayacak nitelikte olduğu için, bu usulsüzlüğü antlaşmanın geçersizlik nedeni olarak öne süremez.
Doğru seçenek, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 46. maddesinde yer alan ilkeyi tam olarak yansıtmaktadır. Bir devlet, antlaşma yapma yetkisine ilişkin iç hukuk kurallarının ihlal edildiğini öne sürerek antlaşmanın geçersizliğini iddia edemez. Bunun tek istisnası, ihlalin karşı tarafça iyiniyetli ve olağan bir uygulama çerçevesinde 'açıkça' anlaşılabilecek nitelikte olması ve temel bir iç hukuk kuralını ilgilendirmesidir. Olayda Y devleti durumdan haberdar olmadığı ve ihlal dışarıdan açıkça belli olmadığı için X devletinin geçersizlik iddiası hukuken dayanaksızdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki temel uyuşmazlığın tespit edilmesi.
X devletinin iç hukukundaki onay prosedürünün ihlaline dayanarak uluslararası bir antlaşmayı geçersiz kılmaya çalışması.
Geçersizlik iddialarının Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ndeki (VCLT) hangi maddeye dayandığını belirlemek için.
2
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin ilgili maddesinin analiz edilmesi.
46. Madde uyarınca, devletin iç hukukundaki yetki kurallarının ihlali kural olarak rızayı sakatlamaz. İstisnası: İhlalin objektif olarak 'açık' olması ve 'temel öneme sahip' bir iç hukuk kuralına ilişkin olmasıdır.
Uluslararası hukuk kurallarının olaya uygulanarak doğru sonucun bulunması için.
3
Olayın Madde 46 istisnalarına girip girmediğinin değerlendirilmesi.
Y devleti bu durumdan haberdar değildir ve yetki aşımı dışarıdan bakıldığında olağan uygulamalara aykırı (açık) görünmemektedir. Bu nedenle istisna uygulanamaz ve antlaşma geçerliliğini korur.
Maddenin uygulama şartlarının somut olaydaki varlığını kontrol etmek için.

Key Concept

İç Hukuk Kurallarının İhlali ve Antlaşmaların Geçersizliği (VCLT Madde 46)
Page 1 / 7Next