Alexander Wendt, 'Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır' (Anarchy is what states make of it) teziyle, anarşinin kendiliğinden ve zorunlu olarak bir güvenlik ikilemi (self-help) yaratmadığını ileri sürer. Wendt'e göre uluslararası sistemin yapısı sadece maddi kapasitelerden değil, aynı zamanda paylaşılan düşünsel (ideational) yapılardan oluşur ve bu etkileşim süreci Hobbesçu (düşmanlık), Lockeçu (rekabet) veya Kantçı (dostluk) anarşi kültürlerini ortaya çıkarır.
Buna göre, Wendt'in inşacı (konstrüktivist) anarşi yaklaşımını ve üçlü kültür modelini en kapsamlı ve doğru yansıtan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- Maddi güç dağılımı tek başına devlet davranışını belirleyemez; anarşinin hangi kültürel formu (Hobbesçu, Lockeçu veya Kantçı) alacağı, devletlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri sonucunda karşılıklı olarak inşa ettikleri kimlik ve çıkarlara bağlıdır.Answer
- BAnarşik yapı uluslararası alanda mutlak bir kaos ve güvensizlik yarattığı için, devletler hayatta kalabilmek adına başlangıçta zorunlu olarak Hobbesçu kültürü benimser, Kantçı kültüre geçiş ise ancak hegemonik bir gücün dayatmasıyla mümkündür.
- CDevletler rasyonel çıkarlarını maksimize etmek amacıyla, anarşinin yarattığı çatışma ortamını uluslararası kurumlar aracılığıyla hafifletip kendi iradeleriyle Lockeçu kültürden Kantçı kültüre geçiş yaparak anarşiyi tamamen ortadan kaldırabilirler.
- DÜç farklı anarşi kültürünün varlığı, uluslararası sistemin yapısal özelliklerinden ziyade, doğrudan doğruya devlet yöneticilerinin güç arzusu veya işbirliği eğilimi gibi insan doğasına içkin psikolojik faktörlerin bir yansımasıdır.
- EAnarşi kültürlerinin (düşmanlık, rekabet, dostluk) oluşumu ve değişimi, sistem düzeyindeki devletler arası pratiklerden ziyade, devletlerin iç yapılarındaki rejim türlerine ve bürokratik karar alma süreçlerine indirgenerek açıklanmalıdır.
Answer
Maddi güç dağılımının tek başına belirleyici olmadığını, anarşinin kültürel formunun (Hobbesçu, Lockeçu veya Kantçı) devletlerin karşılıklı sosyal etkileşimleriyle inşa ettikleri kimlik ve çıkarlara bağlı olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap, anarşinin etkilerinin nesnel ve maddi bir zorunluluk olmadığını, devletlerin birbirleriyle girdikleri etkileşimler sonucunda oluşan sosyal kimlik ve çıkarlar tarafından inşa edildiğini belirten ifadedir. Wendt'in inşacılığına göre, Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı kültürler bu karşılıklı sosyal inşa sürecinin (düşünsel yapıların) birer ürünüdür; maddi güç dağılımı ancak bu düşünsel yapılar içinde anlam kazanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnşacılık (Konstrüktivizm) ve Wendt'in Anarşi Kültürleri