İnşacılık (Konstrüktivizm)
332 questions
İnşacı (konstrüktivist) kuram içerisinde yer alan 'geleneksel' ve 'eleştirel' yaklaşımlar; sosyal inşanın niteliği ve bilginin rolü konusunda farklı perspektiflere sahiptir. Buna göre, eleştirel inşacılığı geleneksel (ana akım) inşacılıktan ayıran temel karakteristik aşağıdakilerden hangisidir?
Martha Finnemore ve Kathryn Sikkink tarafından geliştirilen "Norm Yaşam Döngüsü" ( ) modeline göre; yeni bir davranış standardı veya kuralın (norm) ortaya çıkış sürecini başlatan, bu normu savunan ve diğer devletleri bu kuralı benimsemeleri için ikna etmeye çalışan temel aktör aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) kuramda, uluslararası sistemin yapısı ve bu yapı içindeki aktörlerin (faillerin) varlığı arasındaki ontolojik ilişki, rasyonalist kuramların "verili" kabul ettiği varsayımları sorunsallaştırır. Alexander Wendt'in "karşılıklı kuruluş" (mutual constitution) olarak adlandırdığı bu süreçte, toplumsal pratiklerin rolü dikkate alındığında, fail-yapı ilişkisinin işleyişine dair aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Uluslararası ilişkiler disiplinindeki "Üçüncü Tartışma" bağlamında inşacı (konstrüktivist) yaklaşımın, Neorealizm ve Neoliberalizm gibi ana akım rasyonalist teorilerden ayrıldığı temel ontolojik varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde inşacı (konstrüktivist) yaklaşımın temel taşlarından biri olan "fail-yapı" (agent-structure) tartışması, ana akım teorilerin ontolojik kabullerine önemli bir eleştiri getirir. Bu yaklaşıma göre sosyal dünya, maddi gerçekliklerden ziyade paylaşılan düşünceler ve özneler arası anlamlar üzerine kuruludur. İnşacı kuramın "karşılıklı kuruluş" (mutual constitution) ilkesine göre, uluslararası sistemin yapısı ile devletlerin kimlik ve çıkarları arasındaki ilişkiyi en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) teori içerisinde yer alan geleneksel ve eleştirel yaklaşımlar; kimliklerin, normların ve çıkarların sosyal inşası konusunda hemfikir olsalar da sosyal bilimin doğası ve bilginin işlevi noktalarında birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Özellikle Alexander Wendt tarafından temsil edilen geleneksel inşacılık, rasyonalizm ile post-pozitivizm arasında bir "orta yol" (via media) bulmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda, geleneksel inşacılığı eleştirel inşacılıktan ayıran temel epistemolojik ve yöntemsel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, "Uluslararası Politikanın Sosyal Teorisi" (Social Theory of International Politics) adlı eserinde anarşinin devletler arasındaki etkileşim biçimlerine göre farklı sosyal yapılar (kültürler) oluşturduğunu savunur. Bu kültürlerden biri olan Kantçı anarşi kültüründe devletler birbirlerini "dost" (friend) olarak tanımlar.
Buna göre, Kantçı anarşi kültürünün temel işleyiş mantığını (logic of anarchy) en iyi özetleyen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Finnemore ve Sikkink tarafından geliştirilen "Norm Yaşam Döngüsü" ( ) modelinde, normun evriminin ikinci aşaması olan "yayılma" () evresi, normun bir "eşik noktası"nı ( ) aşmasıyla başlar. Bu aşamada devletlerin normu kabul etme süreçlerini yöneten temel mantık, normun ahlaki içeriğine duyulan inançtan ziyade, uluslararası toplum içindeki konum ve kimlik kaygılarıyla ilgilidir.
Buna göre, normun yayılması () evresinde baskın olan temel mekanizma ve devletleri normu benimsemeye iten temel motivasyon kaynağı aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Alexander Wendt, *Uluslararası Politikanın Sosyal Teorisi* adlı eserinde anarşinin devletler arasındaki etkileşim biçimlerine göre farklı mantıklar izlediğini belirtir. Günümüz devletler sisteminde baskın olan Lockeçu anarşi kültüründe devletler birbirlerini "rakip" (rival) olarak tanımlarlar ve birbirlerinin egemenlik haklarını tanıma eğilimindedirler. Wendt, bu kültürel yapının devletler tarafından içselleştirilme düzeylerini üç farklı aşamada ele alır.
Buna göre, Lockeçu anarşi kültürünün "üçüncü derece içselleştirme" (third-degree internalization) aşamasında, devletlerin egemenlik kurumuna ve statükoya uyum sağlamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, neorealizmin anarşiyi devletleri kaçınılmaz olarak "kendi başının çaresine bakma" (self-help) davranışına iten maddi ve değişmez bir yapı olarak görmesini eleştirir. Wendt'e göre anarşinin tek bir mantığı yoktur; aksine sistemin karakteri devletlerin birbirlerine yönelik algıları ve sosyal etkileşimleri neticesinde şekillenir.
Buna göre, Wendt'in "Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır" (Anarchy is what states make of it) teziyle vurgulamak istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler teorisinde inşacılık (konstrüktivizm), kendi içinde "geleneksel" ve "eleştirel" olmak üzere iki ana yaklaşıma ayrılır. Geleneksel inşacılık devletlerin kimliklerine ve bilimsel gerçekçiliğe odaklanırken, eleştirel inşacılık dil ve söylemin gücünü vurgular. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi eleştirel inşacılığın temel önceliklerinden biridir?
Uluslararası İlişkiler teorisinde 1990'lı yıllardan itibaren ana akım yaklaşımlar (Rasyonalizm) ile İnşacılık (Konstrüktivizm) arasında derin bir teorik tartışma yaşanmıştır. Bu tartışmada rasyonalist kanadı temsil eden Neorealizm ve Neoliberalizm ile İnşacı yaklaşımın "eylem mantığı" ve "çıkar oluşumu" konusundaki temel ayrımı aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Nicholas Onuf, dil felsefesinden ödünç aldığı "söz edimleri" (speech acts) kavramını uluslararası ilişkiler disiplinine taşıyarak, toplumsal gerçekliğin kurallar aracılığıyla nasıl inşa edildiğini analiz eder. Onuf'un kuramsal çerçevesine göre, farklı dilsel eylem türleri belirli kural kategorilerini doğurur; bu kurallar ise kurumsallaşarak özgün sosyal otorite biçimlerine (yönetim biçimlerine) dönüşür.
Buna göre; aktörlerin birbirlerine verdikleri sözleri içeren "vaat edici" (commissive) söz edimlerinden türeyen ve karşılıklı hak-yükümlülük ilişkileri üzerinden bir düzen kuran "taahhüt kuralları" (commitment-rules), aşağıdaki toplumsal yapılardan hangisini inşa eder?
İnşacı (konstrüktivist) kuramın uluslararası ilişkiler disiplinine getirdiği en önemli yeniliklerden biri olan "fail-yapı" (agent-structure) tartışması ekseninde; yapının faillerin kimliğini belirlediği, faillerin ise sosyal pratikleri yoluyla yapıyı sürekli yeniden ürettiği savunulmaktadır. Buna göre, "karşılıklı kuruluş" (mutual constitution) ilkesinin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşıma göre devletlerin ulusal çıkarları, rasyonalist kuramların (Realizm ve Neoliberalizm) iddia ettiği gibi uluslararası sistemin yapısı tarafından belirlenmiş, sabit ve 'verili' (exogenous) unsurlar değildir. Aksine çıkarlar, aktörlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri sonucunda inşa edilir.
Bu bağlamda İnşacı teoriye göre, bir devletin neyi 'ulusal çıkar' olarak tanımlayacağını belirleyen temel öncül aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) uluslararası ilişkiler teorisinde, fail (ajan) ve yapının birbirini karşılıklı olarak kurması (mutual constitution) argümanı, sosyal gerçekliğin durağan değil süreçsel bir inşaya dayandığını ileri sürer. Buna göre, uluslararası sistemdeki sosyal yapıların mevcudiyeti ve aktör kimliklerinin sürekliliği aşağıdakilerden hangisine doğrudan bağlıdır?
Alexander Wendt’e göre, uluslararası sistemdeki anarşi kendi başına değişmez bir mantığa sahip değildir; aksine anarşi, devletlerin birbirleriyle olan etkileşimleri sonucunda Hobbesçu (düşmanlık), Lockeçu (rakiplik) veya Kantçı (dostluk) gibi farklı toplumsal kültürlere bürünebilir. Bu yaklaşıma göre, anarşik bir yapının hangi mantıkla işleyeceğini belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) yaklaşım, ana akım teorilerin 'maddi yapı' vurgusuna karşı çıkarak uluslararası sistemin temelinde toplumsal bir yapının olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre, bir devletin sahip olduğu nükleer silahların başka bir devlet için 'tehdit' mi yoksa 'güvenlik garantisi' mi olduğu, sadece bu silahların maddi varlığına değil, aktörler arasındaki paylaşılan anlamlara bağlıdır.
Bu bağlamda, İnşacılığın uluslararası sistemin işleyişine dair temel ontolojik varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, neorealistlerin anarşiyi "kendi başının çaresine bakma" (self-help) mantığını dayatan ve değiştirilemez maddi bir yapı olarak görmesini eleştirir. Wendt'e göre anarşi, kendi başına bir davranış kalıbı üretmez; aksine devletlerin birbirlerine yönelik algıları ve geçmiş etkileşimleri anarşinin karakterini belirler.
Buna göre Wendt'in yaklaşımında, anarşik bir yapıda devletlerin kimlik ve çıkarlarını şekillendiren temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde 'inşacılık' (konstrüktivizm), ana akım teorilerin aksine ajan (fail) ve yapı arasında ontolojik bir ayrım yapmayı reddeder. Alexander Wendt tarafından kavramsallaştırılan 'karşılıklı kuruluş' (mutual constitution) ilkesine göre, uluslararası sistemdeki bu ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?