İkinci kuşak reseptör antagonistlerinin (örneğin setirizin, loratadin, feksofenadin), birinci kuşak ilaçlara (örneğin difenhidramin, klorfeniramin) kıyasla çok daha az sedatif etki göstermelerinin temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- Lipid çözünürlüklerinin düşük olması ve P-glikoprotein aracılı dışa atım mekanizması nedeniyle kan-beyin bariyerini kısıtlı geçmeleriAnswer
- BReseptör seçiciliklerinin zayıf olması ve hem hem de reseptörlerini benzer oranda bloke etmeleri
- CKaraciğerden ilk geçiş etkisine uğrayarak santral sinir sistemine ulaşmadan tamamen metabolize edilmeleri
- DSadece presinaptik reseptörleri üzerinden histamin salınımını inhibe ederek etki göstermeleri
- EPlazma proteinlerine bağlanma kapasitelerinin çok yüksek olması nedeniyle serbest ilaç konsantrasyonunun çok düşük kalması
Answer
İkinci kuşak antihistaminiklerin sedatif etkilerinin az olmasının temel nedeni, düşük lipid çözünürlükleri ve P-glikoprotein pompası tarafından beyinden dışarı atılmaları sonucu kan-beyin bariyerini kısıtlı geçmeleridir.
İkinci kuşak antihistaminikler, moleküler yapılarındaki polar değişimler sayesinde birinci kuşağa göre daha düşük lipid çözünürlüğüne sahiptirler. En önemlisi, bu ilaçlar kan-beyin bariyerinde bulunan P-glikoprotein (P-gp) taşıyıcı pompasının substratıdırlar. Bu pompa, ilacı beyin parankiminden aktif olarak uzaklaştırarak santral reseptörlerinin işgal edilmesini engeller, böylece sedasyon yan etkisi minimal düzeyde kalır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İkinci kuşak antihistaminiklerin santral sinir sistemine girişi, düşük lipid çözünürlüğü ve P-glikoprotein (efflux pump) aracılı taşıma ile kısıtlanır.
Estimated Time:50s