Dört hafta önce bir inflamatuar hastalık nedeniyle yüksek doz adrenokortikotropik hormon () tedavisi başlanan yaşındaki bir hastada, tedavinin dördüncü haftasında yapılan kontrollerde plazma kortizol düzeyi belirgin olarak yüksek bulunurken, plazma aldosteron düzeyinin normal sınırlarda olduğu saptanmıştır. Ayrıca hastanın kan basıncı hafif yüksek seyretmektedir.
Bu hastada gözlenen bulgular ve adrenal bezdeki olası morfolojik değişikliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Adrenal bezin zona fasikulata ve retikülaris tabakalarında trofik hipertrofi gelişmiş; aldosteron düzeyi ise 'ACTH kaçışı' fenomeni nedeniyle bazal seviyelere dönmüştür.Answer
- BYüksek düzeyi nedeniyle adrenal korteksin her üç tabakasında da simetrik hipertrofi gelişmiş ve tüm steroid hormonların sentezi kalıcı olarak artmıştır.
- CArtan plazma kortizolü mineralokortikoid reseptörlerini doyurduğu için zona glomerulosa tabakasında disuse (kullanılmama) atrofisi meydana gelmiştir.
- DSaptanan yüksek kortizol düzeyi adrenal medulla hiperplazisinden kaynaklanırken, korteks tabakalarında herhangi bir morfolojik değişiklik oluşmamıştır.
- EAdrenal bezde sadece zona glomerulosa tabakası hipertrofiye uğramış; zona retikülaris tabakası ise yanıtı vermediği için atrofiye olmuştur.
Answer
Adrenal bezin zona fasikulata ve retikülaris tabakalarında trofik hipertrofi gelişmiş; aldosteron düzeyi ise 'ACTH kaçışı' fenomeni nedeniyle bazal seviyelere dönmüştür.
Doğru seçenek, adrenal korteksin katmanlı yapısını ve bu katmanların farklı kontrol mekanizmalarını tam olarak açıklamaktadır. ACTH, zona fasikulata ve zona retikülaris hücrelerinde protein sentezini ve hücre bölünmesini uyararak bu tabakaların hipertrofisine neden olur. Buna karşılık, zona glomerulosa temel olarak anjiyotensin II'ye bağımlıdır. Aldosteronun dördüncü haftada normal bulunması ise, başlangıçtaki geçici ACTH uyarısının volüm artışı ve ardından gelen anjiyotensin II baskılanması ile dengelenmesi (ACTH kaçışı) sonucudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
ACTH'ın trofik etkisi zona fasikulata ve retikülaris ile sınırlıdır; zona glomerulosa ise temel olarak RAAS kontrolündedir ve ACTH'ın mineralokortikoid etkisine karşı 'kaçış' fenomeni gösterir.