Diabetes Mellitus

52 questions

Question 41Question →

5252 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolünde bakılan açlık plazma glukozunun (APGAPG) 138138 mg/dLmg/dL saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 3131 kg/m2kg/m^2 ve kan basıncı 142/88142/88 mmHgmmHg ölçülüyor. Polidipsi, poliüri veya açıklanamayan kilo kaybı öyküsü bulunmayan hastanın aynı kan örneğinden çalışılan HbA1cHbA1c değeri %6,1\%6,1 olarak raporlanıyor.

Bu hasta için tanıya yönelik bir sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: APGAPG testinin tekrarlanması

Answer

Diyabet sınırının üzerinde saptanan açlık plazma glukozu (APG) testi tekrarlanmalıdır.
Diyabet tanısı için kullanılan kriterlerden (APGAPG, HbA1cHbA1c veya OGTTOGTT 22. saat glukozu) iki farklı yöntem aynı anda uygulanmış ve sonuçlar birbiriyle uyumsuz çıkmışsa (biri tanı sınırındayken diğeri değilse), tanıyı doğrulamak için eşik değerin üzerinde çıkan test tekrarlanmalıdır. Bu hastada APGAPG 126126 mg/dLmg/dL üzerinde, HbA1cHbA1c ise %6,5\%6,5 altındadır. Bu durumda en uygun adım APGAPG testinin tekrarlanmasıdır. Eğer ikinci kez yapılan APGAPG testi de 126126 mg/dLmg/dL veya üzerinde gelirse tanı kesinleşir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar sonuçlarını diyabet tanı kriterleri ile karşılaştırın.
APGAPG 138138 mg/dLmg/dL (≥126\geq 126 olduğu için diyabet sınırı), HbA1cHbA1c %6,1\%6,1 (<%6,5< \%6,5 olduğu için diyabet dışı).
Tanı sınırlarını belirlemek için ilk adımdır.
2
İki farklı test sonucu arasındaki uyumsuzluğu (diskordans) analiz edin.
Hasta semptomatik olmadığı için sonuçların doğrulanması gerekmektedir ve sonuçlar birbiriyle uyumsuzdur.
Semptomsuz hastalarda tek bir patolojik sonuç tanı için yetersizdir.
3
Kılavuzlara göre diskordan sonuç yönetimini uygulayın.
Anormal saptanan testin (APGAPG) tekrarlanması kararı verilir.
Güncel rehberler (ADA/EASD), diskordans durumunda eşik değerin üzerindeki testin tekrarını önermektedir.

Key Concept

Diabetes Mellitus Tanı Algoritması ve Diskordan Sonuç Yönetimi

Alternative Method

Eğer imkan varsa, APGAPG ve HbA1cHbA1c testlerinin her ikisinin de farklı bir günde tekrar edilmesi tanıyı daha sağlam kılabilir, ancak rehberlerin belirttiği 'en uygun ilk adım' pozitif çıkanın tekrarıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 42Question →

5252 yaşında erkek hasta, yeni tanı Tip 22 Diabetes Mellitus (DM) nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara öyküsü mevcut olup, fizik muayenesinde vücut kitle indeksi 2929 kg/m2kg/m^2 ve kan basıncı 135/85135/85 mmHgmmHg saptanıyor. Güncel ADA (American Diabetes Association) kılavuzları göz önüne alındığında, bu hastada mikrovasküler komplikasyonların taranması ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyabetik nefropati taraması kapsamında idrar albümin/kreatinin oranı ölçümü tanı anında yapılmalıdır.

Answer

Diyabetik nefropati taraması kapsamında idrar albümin/kreatinin oranı ölçümü tanı anında yapılmalıdır.
Tip 2 DM tanısı alan hastalarda mikrovasküler komplikasyonların (retinopati, nefropati ve nöropati) taranmasına tanı anında başlanmalıdır. Bunun temel nedeni, Tip 2 DM'nin tanı konulmadan önce yıllarca asemptomatik bir şekilde seyretmiş olabileceği ve bu süreçte komplikasyonların gelişmiş olma ihtimalidir. Diyabetik nefropati taramasında ise spot idrarda albümin/kreatinin oranı (ACR) ölçümü en uygun ve önerilen tarama yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın diyabet tipini belirle.
Hasta Tip 2 DM tanısı almıştır.
Tip 1 ve Tip 2 DM arasında komplikasyon tarama zamanlaması farklılık gösterir.
2
Tip 2 DM için mikrovasküler komplikasyon tarama zamanlamasını hatırla.
Tüm mikrovasküler taramalar (göz, böbrek, sinir) tanı anında yapılmalıdır.
Tip 2 DM, tanı konulmadan önce uzun bir pre-klinik döneme sahip olabilir ve komplikasyonlar tanı anında mevcut olabilir.
3
Nefropati tarama yöntemini kontrol et.
Spot idrar albümin/kreatinin oranı (ACR) önerilen yöntemdir.
24 saatlik idrar toplama hatalara açık ve zahmetli olduğu için spot ACR klinik pratikte önceliklidir.

Key Concept

Tip 2 Diabetes Mellitus tanısı konulduğunda, retinopati, nefropati ve nöropati taramaları tanı anında başlatılmalıdır.
Question 43Question →

2222 yaşında kadın hasta, tesadüfen saptanan kan şekeri yüksekliği nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın poliüri, polidipsi veya kilo kaybı gibi şikayetleri bulunmuyor. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi 21 kg/m221 \text{ kg/m}^2, kan basıncı 115/75 mmHg115/75 \text{ mmHg} ve diğer sistem bulguları normal olarak değerlendiriliyor. Laboratuvar incelemesinde açlık plazma glukozu 118 mg/dL118 \text{ mg/dL}, HbA1cHbA1c %6.3\%6.3 ve idrar analizinde glukozüri saptanmıyor. Hastanın 55 yıl önceki kayıtlarında da açlık kan şekerinin 114 mg/dL114 \text{ mg/dL} olduğu görülüyor. Aile öyküsünden annesinin ve teyzesinin de genç yaştan itibaren benzer şekilde hafif kan şekeri yükseklikleri olduğu ancak herhangi bir tedavi almadıkları öğreniliyor. Hastaya uygulanan 75 g75 \text{ g} oral glukoz tolerans testinde (OGTT); açlık kan şekeri 116 mg/dL116 \text{ mg/dL}, 2.2. saat kan şekeri 146 mg/dL146 \text{ mg/dL} olarak bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: MODY 2 (Glukokinaz mutasyonu)

Answer

En olası tanı, stabil seyreden hafif açlık hiperglisemisi ve OGTT'deki düşük glukoz artışı nedeniyle MODY 2 (Glukokinaz mutasyonu) olarak saptanır.
Hastanın klinik tablosu (genç yaş, düşük VKİ, asemptomatik seyir, AD geçiş) MODY sendromları ile uyumludur. Özellikle açlık kan şekerinin yıllarca 100−125 mg/dL100-125 \text{ mg/dL} arasında stabil seyretmesi ve OGTT'deki glukoz artışının (increment) 54 mg/dL54 \text{ mg/dL}'den az olması, glukoz sensörü defekti olan MODY 2 (Glukokinaz mutasyonu) için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç yaş (<25< 25), düşük vücut kitle indeksi ve otozomal dominant (3 kuşak) geçiş düşündüren aile öyküsü saptandı.
Bu bulgular tipik olarak MODY (Maturity-Onset Diabetes of the Young) sendromlarını düşündürür.
2
Glisemik profili analiz et
Açlık kan şekerinin 55 yıl boyunca 110−120 mg/dL110-120 \text{ mg/dL} bandında sabit kaldığı ve HbA1cHbA1c'nin %7\%7'nin altında seyrettiği belirlendi.
Glukoz sensörü olan glukokinaz enzimindeki mutasyonlar (MODY 2), kan şekerinin yüksek bir eşik değere ayarlanmasına neden olur ve glisemi yıllarca stabil kalır.
3
OGTT yanıtını yorumla
OGTT 2.2. saat (146 mg/dL146 \text{ mg/dL}) ile açlık (116 mg/dL116 \text{ mg/dL}) arasındaki fark 30 mg/dL30 \text{ mg/dL} olarak hesaplandı.
OGTT'de glukoz artışının (increment) 54 mg/dL54 \text{ mg/dL} (3 mmol/L3 \text{ mmol/L}) altında olması MODY 2 tanısını diğer MODY tiplerinden ayıran en önemli laboratuvar özelliğidir.

Key Concept

MODY 2 (Glukokinaz mutasyonu), stabil seyreden asemptomatik açlık hiperglisemisi ve OGTT'de düşük glukoz ekskürsiyonu ile karakterize, genellikle tedavi gerektirmeyen bir diyabet formudur.

Practice More

MODY 2 hastalarında gebelik yönetimi ve fetüsün mutasyon durumuna göre tedavi yaklaşımı konusunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 44Question →

56 yaşında erkek hasta, sık tekrarlayan karın ağrısı atakları, yağlı dışkılama ve son 6 ayda 12 kg istemsiz kilo kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 20 yıldır düzenli alkol kullanımı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede vücut kitle indeksi 1919 kg/m2kg/m^2 saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde açlık plazma glukozu 245245 mg/dLmg/dL, HbA1c %9,4\%9,4 ve fekal elastaz düzeyi <100<100 μg/g\mu g/g (Düşük) olarak bulunuyor. Hastaya pankreoprivik diyabet (Tip 3c) tanısı konularak bazal-bolus insülin tedavisi planlanıyor.

Bu hasta grubunda, insülin tedavisi sırasında şiddetli hipoglisemi ("brittle" diyabet) gelişme riskinin, benzer glisemik düzeydeki Tip 2 diyabetli hastalara göre belirgin yüksek olmasının temel fizyopatolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pankreas alfa hücre harabiyeti sonucu kontr-regülatör glukagon yanıtının kaybı

Answer

Pankreas alfa hücre harabiyeti sonucu kontr-regülatör glukagon yanıtının kaybı
Sorudaki vaka, kronik pankreatit zemininde gelişen Tip 3c (pankreoprivik) diyabettir. Bu hastalarda pankreasın yaygın harabiyeti nedeniyle sadece beta hücreleri değil, alfa hücreleri de hasar görür. Alfa hücrelerinden salgılanan glukagon, hipoglisemiye karşı vücudun ilk ve en önemli kontr-regülatör yanıtıdır. Glukagon rezervinin kaybı, hastaların insülin tedavisi sırasında gelişen hipoglisemiye yanıt verememesine ve hipogliseminin şiddetli/uzamış seyretmesine neden olur. Buna sıklıkla 'brittle' (kırılgan) diyabet denir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Kronik alkolizm, steatore (ekzokrin yetmezlik), kilo kaybı ve diyabet tablosu 'Pankreoprivik Diyabet' (Tip 3c) ile uyumludur.
Tip 3c diyabetin doğru tanınması, fizyopatolojiyi anlamak için gereklidir.
2
Tip 3c diyabetin patolojisini Tip 1 ve Tip 2 ile karşılaştır
Tip 3c'de pankreas dokusunun yaygın fibrozisi ve harabiyeti söz konusudur. Bu durum sadece insülin üreten beta hücrelerini değil, glukagon üreten alfa hücrelerini ve pankreatik polipeptit hücrelerini de etkiler.
Hücresel tutulum farkı, klinik seyri belirler.
3
Hipoglisemi riskinin nedenini belirle
İnsülin (kan şekerini düşüren) dışarıdan verilirken, hipoglisemi anında kan şekerini yükseltecek ilk savunma mekanizması olan endojen glukagon (alfa hücre kaybı nedeniyle) üretilemez. Bu durum hipogliseminin derinleşmesine neden olur.
Bu 'çift hormon eksikliği' Tip 3c diyabeti 'brittle' (kırılgan) yapan temel faktördür.

Key Concept

Tip 3c (Pankreoprivik) Diyabet ve Glukagon Eksikliği
Question 45Question →

2828 yaşında, 3232 haftalık gebe kadın hasta; son 4848 saattir hızla ilerleyen halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Daha önce bilinen herhangi bir hastalığı bulunmayan hastanın fizik muayenesinde; genel durumunun orta-kötü olduğu, hastanın dehidrate göründüğü, hızlı ve derin (Kussmaul) solunumunun mevcut olduğu saptanıyor. Hastanın acil laboratuvar testleri sonucunda aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

ParametreDeğer
Plazma Glukozu620620 mg/dLmg/dL
Arteryel pH7,107,10
Serum Bikarbonatı (HCO3−HCO_3^-)99 mEq/LmEq/L
İdrar Ketonu(+++)(+++)
HbA1cHbA1c%5,9\%5,9
Serum Amilaz380380 U/LU/L (N<100N < 100)
Serum C−peptidC-peptid0,050,05 ng/mLng/mL (N:1,1−4,4N: 1,1 - 4,4)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fulminan tip 1 diyabetes mellitus

Answer

Fulminan tip 1 diyabetes mellitus
Fulminan tip 1 diyabet tanısı; semptomların başlamasından ketoasidoz gelişimine kadar geçen sürenin 77 günden kısa olması, tanı anındaki belirgin hiperglisemiye rağmen HbA1cHbA1c düzeyinin nispeten düşük olması (%8,7\%8,7 altında), pankreas ekzokrin enzimlerinde (amilaz/lipaz) yükselme görülmesi ve serum C−peptidC-peptid düzeyinin başlangıçta bile çok düşük (<0,3<0,3 ng/mLng/mL) olması kriterlerine dayanır. Vaka, bu kriterlerin tamamını karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin değerlendirilmesi
Semptomların başlangıcından itibaren 4848 saat içinde ketoasidoz gelişmiştir (kriter: <7<7 gün).
Fulminan tip 1 diyabetin en önemli özelliği çok hızlı ilerlemesidir.
2
Glisemik parametrelerin analizi
Belirgin hiperglisemiye (620620 mg/dLmg/dL) rağmen HbA1cHbA1c düzeyi (%5,9\%5,9) normal sınırlardadır (kriter: <%8,7<\%8,7).
Akut gelişen hipergliseminin henüz HbA1cHbA1c düzeyine yansımadığını gösterir.
3
İnsülin rezervinin kontrolü
C−peptidC-peptid düzeyi çok düşük (0,050,05 ng/mLng/mL) saptanmıştır (kriter: <0,3<0,3 ng/mLng/mL).
Pankreas beta hücrelerinin masif ve hızlı yıkımını doğrular.
4
Ek bulguların yorumlanması
Serum amilaz düzeyinde belirgin artış ve gebelik durumu mevcuttur.
Fulminan tip 1 diyabet vakalarının yaklaşık %90\%90'ında ekzokrin pankreas enzimlerinde yükselme görülür ve gebelik bilinen bir tetikleyicidir.

Key Concept

Fulminan tip 1 diyabetin tanısal kriterleri (akut başlangıç, HbA1c-glukoz diskordansı, düşük C-peptid ve enzim yüksekliği).
Estimated Time:3m 0s
Question 46Question →

24 yaşında Tip 1 diyabet tanısı olan bir hasta; bulantı, kusma ve karın ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde turgor ve tonus azalmış, Kussmaul solunumu mevcut saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; kan glukozu 480 mg/dL480\ mg/dL, arteriyel pH 7.12pH\ 7.12, HCO3 10 mEq/LHCO_3\ 10\ mEq/L ve idrarda keton (+++) saptanıyor. Hastaya intravenöz %0.9 NaCl\%0.9\ NaCl hidrasyonu ve 0.1 u¨nite/kg/saat0.1\ \text{ünite}/kg/saat hızında regüler insülin infüzyonu başlanıyor. Tedavinin 4. saatinde hastanın kan glukoz düzeyi 195 mg/dL195\ mg/dL olarak ölçülüyor; ancak asidoz tablosunun (arteriyel pH 7.18pH\ 7.18, HCO3 13HCO_3\ 13) devam ettiği görülüyor.

Bu aşamada tedavi yönetiminde yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidrasyon sıvısına %5 Dekstroz ekleyerek insülin infüzyonuna devam etmek

Answer

Diyabetik ketoasidoz (DKA) yönetiminde kan şekeri 200 mg/dL200\ mg/dL sınırına ulaştığında ancak asidoz hala devam ediyorsa, tedaviye dekstroz eklenerek insülin infüzyonuna devam edilmelidir.
Diyabetik ketoasidoz tedavisinde temel hedef sadece kan şekerini düşürmek değil, asidozu ve ketonemi tablosunu ortadan kaldırmaktır. Plazma glukozu 200 mg/dL200\ mg/dL civarına ulaştığında (HHS'de 250−300 mg/dL250-300\ mg/dL), hipoglisemiyi önlemek ve insülin infüzyonunun sürdürülebilmesini sağlamak için hidrasyon sıvılarına %5\%5 veya %10\%10 dekstroz eklenmelidir. Bu sayede anyon açığı kapanana ve hasta oral alıma geçebilecek duruma gelene kadar insülinin antiketojenik etkisinden yararlanılmaya devam edilir.

Step-by-Step Solution

1
Mevcut klinik tablonun (DKA) ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi
Kan şekeri 480480'den 195 mg/dL195\ mg/dL'ye düşmüş ancak asidoz (pH 7.18pH\ 7.18) devam etmektedir.
DKA tedavisinde glukozun düzelmesi asidozun düzelmesinden daha hızlı gerçekleşir.
2
Kan şekeri eşiğine göre sıvı içeriğinin güncellenmesi
Glukoz <200 mg/dL< 200\ mg/dL olduğu için sıvıya %5\%5 dekstroz eklenmesi kararlaştırılır.
Hipoglisemiyi önlerken insülin infüzyonunun devamını sağlayarak ketogenezi baskılamak.
3
İnsülin dozunun ayarlanması
İnsülin infüzyon hızı 0.02−0.05 u¨nite/kg/saat0.02-0.05\ \text{ünite}/kg/saat düzeyine düşürülür.
Anyon açığı kapanana kadar insülinin sürdürülmesi zorunludur.

Key Concept

Diyabetik Ketoasidozda Glukoz Eşiği ve Dekstroz Geçişi

Practice More

Diyabetik ketoasidoz ve Hiperglisemik Hiperosmolar Durum (HHS) arasındaki tanısal ve tedavi yönetimsel farkları (glukoz eşikleri, sıvı açığı miktarı) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 47Question →

3838 yaşında kadın hasta, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında ek özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 9.5 g/dL9.5 \text{ g/dL}, MCV 72 fL\text{MCV } 72 \text{ fL}, ferritin 8 ng/mL8 \text{ ng/mL} bulunuyor. Hastanın tarama amacıyla bakılan HbA1c\text{HbA1c} değeri %6.8\%6.8, açlık plazma glukozu ise 108 mg/dL108 \text{ mg/dL} olarak ölçülüyor. Bu laboratuvar bulgularına göre, hastanın diyabet durumuyla ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi HbA1c\text{HbA1c} değerini yalancı olarak yükseltebileceği için tanı için açlık plazma glukozu veya oral glukoz tolerans testi (OGTT) sonuçları temel alınmalıdır.

Answer

Demir eksikliği anemisi HbA1c\text{HbA1c} düzeyini yalancı olarak yükseltebileceği için glukoz temelli testler kullanılmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, demir eksikliği anemisinin HbA1c\text{HbA1c} üzerindeki interferans etkisini doğru tanımlamaktadır. Demir eksikliği anemisi olan bireylerde HbA1c\text{HbA1c} değerleri, glisemi düzeyinden bağımsız olarak %0.5\%0.5 ile %1.5\%1.5 arasında daha yüksek çıkabilir. Bu nedenle bu hastada ölçülen %6.8\%6.8 değeri yanıltıcı olabilir ve hastanın gerçek durumu glukoz testleri ile (burada açlık glukozu 108 mg/dL108 \text{ mg/dL} ile pre-diyabetik sınırda) belirlenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada derin bir demir eksikliği anemisi (düşük hemoglobin, MCV ve ferritin) mevcuttur.
Anemi varlığı HbA1c\text{HbA1c} testinin güvenilirliğini sorgulatır.
2
Aneminin HbA1c\text{HbA1c} üzerindeki etkisini değerlendir.
Demir eksikliği anemisi, eritrositlerin glukoz ile temas süresini (ömrünü) veya glikozillenme mekanizmalarını etkileyerek HbA1c\text{HbA1c}'yi yalancı olarak yükseltir.
HbA1c\text{HbA1c} ve açlık glukozu arasındaki uyumsuzluğun (diskordans) nedeni anlaşılır.
3
Güncel kılavuzlara göre tanısal yaklaşımı belirle.
HbA1c\text{HbA1c}'yi etkileyen durumlar varlığında tanı için plazma glukozu (açlık veya OGTT) kullanılmalıdır.
Hatalı diyabet tanısı konulmasını önlemek için standart protokol budur.

Key Concept

HbA1c Ölçümünü Etkileyen Faktörler
Question 48Question →

2424 yaşında kadın hasta, rutin kontrollerinde saptanan kan şekeri yüksekliği nedeniyle başvuruyor. Yapılan incelemelerinde açlık plazma glukozu 142142 mg/dLmg/dL, HbA1cHbA1c düzeyi ise %6.9\%6.9 olarak saptanıyor. Hastanın tıbbi özgeçmişinden renal ultrasonografide bilateral multipl kortikal kistler saptandığı ve jinekolojik değerlendirmesinde uterus didelfis tanısı aldığı öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum magnezyum düzeyi 1.21.2 mg/dLmg/dL (N:1.7−2.5N: 1.7-2.5) ve idrar sedimentinin normal olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: MODY 5 (HNF1βHNF1\beta mutasyonu)

Answer

En olası tanı MODY 5 (HNF1βHNF1\beta mutasyonu) olarak saptanmalıdır.
Doğru seçenek olan MODY 5 (HNF1βHNF1\beta mutasyonu), klinik literatürde 'Renal Kistler ve Diyabet' (RCADRCAD) sendromu olarak adlandırılır. Bu hastaların diyabeti genellikle insülin direnci ile değil, pankreas hipoplazisi/atrofisi sonucu gelişen insülin eksikliği ile ilişkilidir. Karakteristik olarak bilateral renal kistler, böbrek hipoplazisi, uterus didelfis veya bikornuat uterus gibi jinekolojik anomaliler ve distal tübüler disfonksiyon kaynaklı hipomagnezemi görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları birleştirme
Genç yaşta diyabet (HbA1cHbA1c %6.9\%6.9), bilateral renal kistler, uterus didelfis ve hipomagnezemi birlikteliği saptandı.
Bu kombinasyon, spesifik bir monojenik diyabet formuna işaret eden multisistemik bir sendromu düşündürür.
2
Ayırıcı tanı yapma
HNF1βHNF1\beta gen mutasyonunun 'Renal Kistler ve Diyabet' (RCADRCAD) sendromuna yol açtığı bilgisi hatırlandı.
MODY 2 ve 3 gibi diğer sık formlarda bu tip ekstrapankreatik yapısal anomaliler görülmez.
3
Tanıyı doğrulama
Hastadaki tüm bulgular (diyabet, kistik böbrek, uterin anomali, hipomagnezemi) MODY 5 tanısıyla tam uyumludur.
HNF1βHNF1\beta, hem pankreas hem de böbrek ve genitoüriner sistem gelişiminde kritik rol oynayan bir transkripsiyon faktörüdür.

Key Concept

MODY 5 (HNF1βHNF1\beta mutasyonu), renal kistler, genitoüriner anomaliler ve hipomagnezemi ile seyreden sendromik bir diyabet formudur.

Practice More

Monojenik diyabet formları ile tipik Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasındaki ayırıcı tanı kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 49Question →

3535 yaşında kadın hasta, son 22 haftadır belirginleşen ağız kuruluğu, sık idrara çıkma ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde rastgele plazma glukoz düzeyi 242242 mg/dLmg/dL, HbA1cHbA1c düzeyi ise %6,3\%6,3 olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı veya bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diabetes mellitus tanısı konulur.

Answer

Diyabetin klasik semptomları (poliüri, polidipsi) varlığında rastgele ölçülen plazma glukozunun 200200 mg/dLmg/dL veya üzerinde olması, başka bir doğrulama testine gerek kalmaksızın diabetes mellitus tanısı koydurur.
Diyabet tanısı dört yöntemle konulabilir: Açlık plazma glukozu (APG) ≥126\geq 126 mg/dLmg/dL, HbA1c≥%6,5HbA1c \geq \%6,5, 7575 gram OGTT'de 22. saat glukozu ≥200\geq 200 mg/dLmg/dL veya klasik diyabet semptomları olan bir hastada rastgele plazma glukozunun ≥200\geq 200 mg/dLmg/dL olması. Bu vakada hasta semptomatiktir ve rastgele kan şekeri 200200 mg/dLmg/dL sınırının üzerindedir (242242 mg/dLmg/dL), bu nedenle doğrudan tanı konulur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını değerlendir.
Hastada poliüri (sık idrara çıkma) ve polidipsi (ağız kuruluğu) gibi diyabetin klasik semptomları mevcuttur.
Semptom varlığı, tanı kriterlerinin hangi yolakla uygulanacağını belirler.
2
Rastgele plazma glukoz düzeyini tanı eşiği ile karşılaştır.
Ölçülen 242242 mg/dLmg/dL değeri, diyabet tanı eşiği olan 200200 mg/dLmg/dL değerinin üzerindedir.
Semptomatik hastalarda 200200 mg/dLmg/dL üzerindeki rastgele şeker ölçümü tanısal değer taşır.
3
Elde edilen verileri güncel tanı rehberlerine göre yorumla.
Kriter karşılandığı için diabetes mellitus tanısı kesinleşir.
Asemptomatik hastaların aksine, aşikar semptomları olanlarda tanının konfirme edilmesi için ikinci bir teste ihtiyaç duyulmaz.

Key Concept

Semptomatik hastalarda tek bir rastgele plazma glukozu ≥200\geq 200 mg/dLmg/dL ölçümü diabetes mellitus tanısı için yeterlidir.
Question 50Question →

4242 yaşında kadın hasta, son 66 aydır metformin 2000 mg/gu¨n2000 \text{ mg/gün} kullanmasına rağmen kan şekeri kontrolü sağlanamadığı ve 5 kg5 \text{ kg} kilo kaybı olduğu şikayetiyle başvuruyor. Hastanın vücut kitle indeksi (VKİ): 23 kg/m223 \text{ kg/m}^2 olup fizik muayenesinde akantozis nigrikans veya diğer insülin direnci bulguları saptanmamıştır. Laboratuvar incelemesinde açlık plazma glukozu 245 mg/dL245 \text{ mg/dL}, HbA1c %8.9\%8.9 ve idrar ketonu negatif bulunmuştur. Bu hastada altta yatan etiyolojiyi belirlemek amacıyla istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-GAD (Glutamik asit dekarboksilaz) antikor düzeyi

Answer

Altta yatan etiyolojiyi belirlemek için Anti-GAD (Glutamik asit dekarboksilaz) antikor düzeyi bakılmalıdır.
Anti-GAD antikor düzeyi bakılması doğrudur çünkü hastanın klinik profili (erişkin yaş, düşük VKİ, kilo kaybı, oral ajanlara erken yanıtsızlık) LADA (Erişkinde Latent Otoimmün Diyabet) ile tam uyumludur. Anti-GAD, bu hastalarda otoimmüniteyi gösteren en hassas parametredir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Hasta orta yaşlı, non-obez (23 kg/m223 \text{ kg/m}^2) ve oral antidiyabetik (metformin) tedavisine erken dönemde dirençli (sekonder yetersizlik) bir tablo çizmektedir.
Tip 2 DM beklenen bir hastada düşük VKİ ve hızlı tedavi başarısızlığı, Tip 1 DM'nin yavaş ilerleyen formu olan LADA'yı akla getirir.
2
Etiyolojik ayrımı yap.
Akantozis nigrikans olmaması insülin direncinden uzaklaştırırken, kilo kaybı ve yüksek glisemi insülin eksikliğini düşündürür.
LADA (Latent Autoimmune Diabetes in Adults), erişkin yaşta başlayan otoimmün bir diyabet formudur.
3
En spesifik testi belirle.
Anti-GAD antikorları istenir.
LADA tanısında en sık pozitifleşen ve tanıyı doğrulayan temel belirteç Anti-GAD'dır.

Key Concept

LADA (Latent Autoimmune Diabetes in Adults) Tanısı

Practice More

LADA tanısı alan bir hastada C-peptit düzeyinin zaman içerisindeki değişimini ve insülin başlama endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 51Question →

45 yaşında erkek hasta, herhangi bir şikayeti olmamasına rağmen rutin sağlık taraması için başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde elde edilen sonuçlar aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Açlık Plazma Glukozu118 mg/dL118 \text{ mg/dL}70−100 mg/dL70 - 100 \text{ mg/dL}
HbA1c\text{HbA1c}%6,6\%6,6<%5,7<\%5,7

Hastanın fizik muayenesinde vücut kitle indeksi (VKİ) 27 kg/m227 \text{ kg/m}^2 olarak saptanmıştır. Bu laboratuvar bulgularına göre, tanısal süreçte bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HbA1c\text{HbA1c} ölçümünün yeni bir kan örneği ile tekrarlanması

Answer

Diyabetik sınırda saptanan HbA1c ölçümünün yeni bir kan örneği ile tekrarlanması en uygun yaklaşımdır.
Diyabet tanısı için kullanılan iki farklı testten (Açlık Plazma Glukozu ve HbA1c\text{HbA1c}) sadece biri diyabetik sınırın (HbA1c≥%6,5\text{HbA1c} \geq \%6,5) üzerindeyse, tanı için pozitif olan testin tekrarlanması gerekir. Bu hastada HbA1c\text{HbA1c} değeri diyabetik sınırda, APG ise prediyabetik sınırda olduğundan, HbA1c\text{HbA1c} ölçümü tekrarlanarak tanı kesinleştirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar sonuçlarını ADA (Amerikan Diyabet Cemiyeti) tanı kriterlerine göre değerlendir.
Açlık plazma glukozu (118 mg/dL118 \text{ mg/dL}) prediyabetik aralıkta (100−125 mg/dL100-125 \text{ mg/dL}), HbA1c\text{HbA1c} (%6,6\%6,6) ise diyabetik aralıktadır (≥%6,5\geq \%6,5).
Hastanın diyabet statüsünü belirlemek için sonuçların hangi aralığa düştüğünü saptamak gerekir.
2
Asemptomatik hastada tanı doğrulama kuralını uygula.
İki farklı test (APG ve HbA1c\text{HbA1c}) kullanılmış ve sonuçlar uyumsuz (biri diyabetik sınırın üstünde, diğeri altında) çıkmıştır.
Asemptomatik bireylerde tanı konulabilmesi için iki sonucun da diyabetik sınırda olması veya tek sonucun tekrarlanarak doğrulanması gerekir.
3
Uyumsuz (discordant) sonuçlar durumunda hangi testin tekrarlanacağına karar ver.
Diyabetik sınırın üzerinde olan test (HbA1c\text{HbA1c}) tekrarlanmalıdır.
Eğer tekrar edilen HbA1c\text{HbA1c} sonucu da %6,5\%6,5 veya üzerinde gelirse hastaya Diabetes Mellitus tanısı konur.

Key Concept

Asenkron/Uyumsuz Diyabet Tanı Testleri
Question 52Question →

6262 yaşında erkek hasta, 1515 yıldır Tip 22 Diabetes Mellitus (DM) ve hipertansiyon tanılarıyla takip edilmektedir. Mevcut tedavisi Metformin 2×10002 \times 1000 mgmg ve Ramipril 1010 mg/gu¨nmg/gün’dür. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/90145/90 mmHgmmHg ve pretibial 1+1+ ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

TetkikSonuç
HbA1cHbA1c%7.97.9
Serum Kreatinin2.12.1 mg/dLmg/dL
eGFReGFR2626 mL/dk/1.73m2mL/dk/1.73m^2
Spot idrar albümin/kreatinin oranı450450 mg/gmg/g

Bu hastanın klinik durumu ve laboratuvar bulguları göz önüne alındığında, farmakolojik tedavide yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Metformin kesilmeli; tedaviye insülin veya renal doz ayarı gerektirmeyen bir DPP-4 inhibitörü (örn. linagliptin) eklenmelidir.

Answer

Metformin kesilmeli; tedaviye insülin veya renal doz ayarı gerektirmeyen bir DPP-4 inhibitörü (örn. linagliptin) eklenmelidir.
Diyabet yönetiminde Metformin kullanımı böbrek fonksiyonlarına göre sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Güncel kılavuzlara göre, eGFR değeri 3030 mL/dk/1.73m2mL/dk/1.73m^2’nin altına düşen hastalarda Metformin tedavisi laktik asidoz riski nedeniyle sonlandırılmalıdır. Bu hastada eGFR 2626 olduğu için Metformin kesilmelidir. Yerine seçilecek ajanın böbrek fonksiyonlarından bağımsız veya doz ayarı ile güvenli olması gerekir. Linagliptin, safra yoluyla atıldığı için renal doz ayarı gerektirmeyen bir DPP-4 inhibitörü olarak bu durumda uygun bir seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın böbrek fonksiyonlarını (eGFR) değerlendir.
Hastanın eGFR değeri 2626 mL/dk/1.73m2mL/dk/1.73m^2 olarak saptanmıştır.
Diyabet ilaçlarının güvenli kullanımı ve doz ayarı eGFR değerine bağlıdır.
2
Mevcut ilaçların (Metformin) eGFR sınırlarını kontrol et.
Metformin kullanımı için alt sınır eGFR 3030’dur.
Laktik asidoz riskini önlemek için rehberler (ADA/EASD) bu sınırı kesin kural olarak belirlemiştir.
3
Alternatif ve güvenli tedavi seçeneğini belirle.
Renal yetmezlikte güvenli olan DPP-4 inhibitörleri veya insülin tercih edilir.
Linagliptin renal atılımı minimal olduğu için doz ayarı gerektirmez, insülin ise her aşamada kullanılabilir.

Key Concept

Metformin kullanımı için eGFR alt sınırı 3030 mL/dk/1.73m2mL/dk/1.73m^2’dir.
PreviousPage 3 / 3
Diabetes Mellitus Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin