Hücre Biyolojisi

277 questions

Question 121Question

Hücre biyolojisinde organellerin fonksiyonel özelleşmeleri dikkate alındığında; testislerde testosteron sentezinden sorumlu olan interstisiyel (Leydig) hücrelerinin sitoplazmasında aşağıdaki yapılardan hangisinin diğerlerine göre daha yaygın bir tübüler ağ oluşturması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Düz endoplazmik retikulum

Answer

Düz endoplazmik retikulum
Leydig hücreleri gibi yoğun miktarda steroid hormon (testosteron) sentezleyen hücrelerde, kolesterolün steroid hormonlara dönüştürülmesi süreci düz endoplazmik retikulumda (DER) gerçekleşir. Bu nedenle bu hücrelerin sitoplazmasında DER, oldukça gelişmiş ve yaygın bir tübüler ağ yapısı oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Hücre tipinin fonksiyonel özelliğini belirle.
Leydig hücreleri steroid (testosteron) sentezinden sorumludur.
Hücrenin ana görevinin bilinmesi, hangi organelin daha fazla gelişeceğini belirlemek için temeldir.
2
Fonksiyon ile organel eşleşmesini yap.
Steroid ve lipid sentezi düz endoplazmik retikulumda (DER) gerçekleşir.
DER, kolesterol metabolizması ve steroid hormonların sentezi için gerekli olan enzim sistemlerini barındıran bir tübüler ağ yapısına sahiptir.
3
Diğer organelleri ele.
Granüllü ER protein sentezi, Golgi paketleme, Lizozom sindirim yapar.
Leydig hücresindeki baskın fonksiyon protein sentezi değil, steroid sentezi olduğu için tübüler DER ağı en gelişmiş yapıdır.

Key Concept

Hücrelerde fonksiyonel özelleşmeye göre organel gelişimi (Steroid sentezi - Düz ER ilişkisi).
Estimated Time:45s
Question 122Question

Hücre biyolojisinde endoplazmik retikulum (ER) alt birimlerinin (granüllü ve düz ER) yapısal organizasyonu ve fonksiyonel özelleşmeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Karaciğer hücrelerinde glikojenoliz ve glukoneogenez süreçlerinin son basamağını katalizleyen glikoz-6-fosfataz enzimi, düz endoplazmik retikulum (DER) membranına lokalize bir integral proteinidir.

Answer

Karaciğer hücrelerinde glikoz-6-fosfataz enziminin DER membranında lokalize bir integral protein olarak glikojenoliz ve glukoneogenez süreçlerinde görev aldığı ifadesi doğrudur.
Karaciğer hücrelerinde glikojenin parçalanması (glikojenoliz) veya karbonhidrat dışı kaynaklardan glikoz yapımı (glukoneogenez) sonucunda oluşan glikoz-6-fosfat, kana geçebilecek serbest glikoza dönüşmek zorundadır. Bu işlemi gerçekleştiren glikoz-6-fosfataz enzimi, DER membranına gömülü bir integral protein olup, karaciğerin bu spesifik metabolik görevinin DER tarafından yürütüldüğünün en önemli kanıtlarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Endoplazmik retikulumun iki formunun (GER ve DER) temel yapısal farklarını belirle.
GER üzerinde ribozom (ve riboforin) taşırken, DER tübüler yapıda olup ribozom içermez.
Fonksiyonel özelleşme bu yapısal farklar üzerinden şekillenir.
2
Spesifik metabolik süreçlerin (steroid sentezi, glikoz metabolizması, lipid transportu) organel içi lokalizasyonlarını analiz et.
Steroid sentezi mitokondri ve DER iş birliği gerektirir; glikoz-6-fosfataz ise DER'e özgüdür.
Enzimlerin membran üzerindeki asimetrik yerleşimi hücresel kompartmanlaşmayı sağlar.
3
Seçeneklerdeki moleküler detayları (40S/60S ayrımı, integral proteinler) kontrol ederek doğru eşleşmeyi doğrula.
Glikoz-6-fosfatazın DER lokalizasyonu, hepatositlerin kan şekerini düzenleme fonksiyonuyla doğrudan örtüşür.
TUS sınavında organel-enzim-hücre tipi eşleşmeleri yüksek ayırt ediciliğe sahiptir.

Key Concept

ER Alt Birimlerinin Enzimatik ve Yapısal Özelleşmeleri

Practice More

DER'in detoksifikasyon fonksiyonu çerçevesinde Sitokrom P450 sisteminin hepatositlerdeki indüksiyon mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

Ökaryotik hücrelerde proteinlerin sentez süreçleri ile hatalı veya kısa ömürlü proteinlerin yıkım mekanizmaları birlikte değerlendirildiğinde, ribozomlar ve ubiquitin-proteazom sistemi (UPSUPS) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 26S26S proteazom kompleksinde 19S19S düzenleyici ünitesi ubiquitinlenmiş proteini tanıyıp ATP kullanarak yapısını çözerken, 20S20S çekirdek ünitesi katalitik yıkımı gerçekleştirir.

Answer

Proteazom kompleksinin 19S19S ünitesi proteini tanıyıp ATP ile yapısını çözerken, 20S20S ünitesi yıkımı yapar.
Doğru seçenek, ubiquitin-proteazom sisteminin moleküler işleyişini tam olarak tanımlar. 26S26S proteazom, bir 20S20S çekirdek ve iki 19S19S düzenleyici kapaktan oluşur. 19S19S ünitesi, ubiquitinlenmiş substratı tanır, poliubiquitin zincirini uzaklaştırır ve ATP hidrolizi ile elde ettiği enerjiyi kullanarak proteinin üçüncül yapısını çözer (unfoldingunfolding). Açılmış protein zinciri daha sonra 20S20S silindirinin içindeki aktif proteolitik bölgelere itilerek küçük peptidlere parçalanır.

Step-by-Step Solution

1
Ökaryotik ribozomların (80S) alt birimlerinin (40S ve 60S) başlangıçtaki rollerini analiz etmek.
mRNA'ya ilk bağlanan 40S birimidir.
Başlangıç kompleksi küçük alt birim üzerinden kurulur.
2
Ribozom lokalizasyonuna göre protein hedeflerini karşılaştırmak.
Mitokondri ve peroksizom proteinleri serbest ribozomlarda sentezlenir.
GER ribozomları salgı, membran ve lizozomal proteinler içindir.
3
Proteazomun (26S) alt birimlerinin enerji ve fonksiyonel ayrımını incelemek.
19S ATP harcar, 20S katalitik silindirdir.
Proteinin yapısının açılması (unfolding) enerji gerektirirken, peptid bağlarının hidrolizi 20S boşluğunda gerçekleşir.

Key Concept

Ribozom-Proteazom Fonksiyonel ve Enerjetik Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 124Question

Hücre içi veziküler trafik ve protein modifikasyon süreçleri dikkate alındığında, Golgi aygıtının fonksiyonel organizasyonu ve kompartmanlara özgü moleküler olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Proteinlerin tirozin ve karbonhidrat kalıntılarına yönelik sülfasyon işlemleri ile glikozaminoglikan sentezindeki terminal şeker eklemeleri esas olarak *trans*-Golgi ağında (TGNTGN) gerçekleşir.

Answer

Proteinlerin sülfasyon modifikasyonları ve terminal şeker ekleme işlemleri trans-Golgi ağında (TGN) gerçekleştirilir.
Doğru ifadeye göre, proteinlerin tirozin sülfasyonu ve karbonhidratların sülfasyonu gibi işlemler ile sialik asit gibi terminal şekerlerin eklenmesi trans-Golgi ağının (TGN) karakteristik fonksiyonlarıdır. Bu bölge, proteinlerin son formuna ulaştığı ve hedeflerine göre paketlendiği yerdir.

Step-by-Step Solution

1
Veziküler trafik yönlerini ve kılıf proteinlerini belirle.
GER -> Golgi (Anterograd): COP-II; Golgi -> GER (Retrograd): COP-I.
Vezikül kılıfları yön spesifiktir.
2
Golgi kompartmanlarındaki spesifik modifikasyonları eşleştir.
Cis-Golgi: Mannoz çıkarılması ve M6P fosforilasyonu; Medial-Golgi: N-asetilglukozamin eklenmesi; Trans-Golgi/TGN: Sülfasyon ve sialik asit gibi terminal şekerlerin eklenmesi.
Enzimler Golgi sisternalarında kutupsal bir dağılım gösterir.
3
TGN'deki ayıklama (sorting) mekanizmasını değerlendir.
TGN, proteinleri lizozom, plazma membranı veya sekretuvar granüllere yönlendiren 'dağıtım terminali'dir.
M6P reseptörleri ve klatrin vezikülleri burada görev yapar.

Key Concept

Golgi aygıtında trans-Golgi ağı (TGN), proteinlerin post-translasyonel modifikasyonlarının (sülfasyon dahil) tamamlandığı ve hedefleme sinyallerine göre ayrıştırıldığı final kompartmandır.
Question 125Question

Hücre zarının moleküler organizasyonunda yer alan yapısal bileşenlerin (proteinler, lipidler ve karbonhidratlar) yerleşimleri ve birbirleriyle olan etkileşimleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Spektrin gibi periferik proteinler, hücre zarının sitoplazmik yüzünde bir ağ oluşturarak integral proteinlerle etkileşime girer ve hücre iskeletine destek sağlar.

Answer

Spektrin gibi periferik proteinlerin hücre zarının sitoplazmik yüzünde yer alarak integral proteinlerle etkileşime girmesi ve hücre iskeletini desteklemesi doğrudur.
Hücre zarı organizasyonunda periferik proteinler (örneğin spektrin), lipid çift katmanına gömülmek yerine genellikle integral proteinlerle elektrostatik veya non-kovalent bağlar kurarak zarın sitoplazmik yüzeyinde bir ağ yapısı oluştururlar. Bu yapı hücreye mekanik destek verir.

Step-by-Step Solution

1
Zar proteinlerinin konumsal sınıflandırılmasını yapınız.
Proteinler, zarı tamamen geçen 'integral' ve zarın bir yüzüne zayıf bağlarla tutunan 'periferik' proteinler olarak ikiye ayrılır.
Proteinlerin zarla olan ilişkisi, fonksiyonel rollerini belirler.
2
Glikoforin ve spektrin moleküllerinin konumlarını belirleyiniz.
Glikoforin transmembran (integral) bir proteindir; spektrin ise sitoplazmik tarafta yer alan periferik bir proteindir.
Eritrosit modelinde bu iki proteinin etkileşimi hücre şekli (bikonkay) için kritiktir.
3
Karbonhidratların (glikokaliks) ve lipid sallarının özelliklerini değerlendiriniz.
Karbonhidratlar sadece dış yüzde bulunur; lipid salları ise yüksek kolesterol içeriği nedeniyle daha az akışkandır.
Hücre zarının asimetrik yapısı ve özelleşmiş mikro-domenleri bu özelliklere dayanır.

Key Concept

Hücre zarı asimetrisi ve protein-lipid organizasyonu (Eritrosit modeli)

Practice More

Hücre zarı taşıma sistemlerini (aktif/pasif taşıma) ve bu süreçlerdeki integral protein rollerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 126Question

Endotel hücrelerinde madde taşınımında (transsitoz) ve düz kas hücrelerinde kalsiyum sinyalizasyonunda önemli rol oynayan; hücre zarındaki kolesterol ve sfingolipid bakımından zengin lipid salları (lipid rafts) bölgelerinde oluşan, klatrinden bağımsız, şişe veya omega (Ω\Omega) şeklindeki membran çöküntülerinin yapısında bulunan temel iskelet proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kaveolin

Answer

Kaveolin (Caveolin)
Soruda tarif edilen yapı, endotel hücrelerinde yaygın olarak bulunan ve transsitoz (hücrenin bir yüzünden diğerine madde taşıma) işleminde kritik rol oynayan kaveoladır. Kaveolalar, plazma membranındaki lipid salları (lipid rafts) bölgelerinde oluşan, kolesterol ve sfingolipid bakımından zengin, şişe veya omega (Ω\Omega) harfi şeklindeki invaginasyonlardır. Bu yapıların oluşumu ve stabilitesi için gerekli olan temel protein kaveolindir (özellikle endotelde Kaveolin-1).

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki anahtar kelimeleri analiz et:
Endotel hücresi, transsitoz, lipid salları (lipid rafts), klatrinden bağımsız, şişe/omega (Ω\Omega) şekilli çöküntü.
Bu özellikler, hücre zarındaki özelleşmiş bir yapı olan 'Kaveola'yı tanımlar.
2
Tanımlanan yapının protein bileşenini belirle:
Kaveolaların oluşumundan ve stabilizasyonundan sorumlu ana integral membran proteini 'Kaveolin'dir.
Klatrin farklı bir endositoz yoludur; Spektrin ve Ankirin hücre iskeleti elemanlarıdır.

Key Concept

Kaveola Aracılı Endositoz ve Transsitoz

Hints

1
Bu yapı, özellikle kan damarlarının iç yüzeyini döşeyen hücrelerde (endotel) çok yoğundur ve maddeyi kandan dokuya geçirmek için kullanılır.
2
Yapının adı, mikroskopta görülen 'küçük mağara' (cave) şeklindeki görünümünden gelir.

Practice More

Klatrin bağımlı endositoz ve LDL reseptör geri dönüşüm mekanizması arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 127Question

Endozomal sistemde, erken endozomların geç endozomlara matürasyonu süreci; veziküllerin jukstanükleer bölgeye hareketi, lümen asidifikasyonu ve membran kompozisyonundaki değişimler ile karakterizedir. Bu matürasyon sürecinde gerçekleşen ve 'Rab değişimi' (RabRab switchswitch) olarak bilinen moleküler olay aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mon1Ccz1Mon1-Ccz1 kompleksinin membran üzerine gelerek Rab5Rab5'i uzaklaştırması ve Rab7Rab7'yi aktive etmesi

Answer

Mon1-Ccz1 kompleksinin membran üzerine gelerek Rab5'i uzaklaştırması ve Rab7'yi aktive etmesi
Endozomal matürasyon sürecinin en kritik moleküler adımı 'Rab değişimi'dir. Erken endozomun karakteristiği olan Rab5, Mon1-Ccz1 kompleksi aracılığıyla yerini Rab7'ye bırakır. Bu süreçte Mon1-Ccz1 kompleksi, Rab5'i membrandan uzaklaştıran faktörleri uyarırken aynı zamanda Rab7'nin aktif (GTP bağlı) forma geçmesini sağlayan bir GEF olarak işlev görür.

Step-by-Step Solution

1
Erken endozomun moleküler kimliğini belirle
Erken endozomlar membranlarında bulunan Rab5 proteinine göre tanımlanır.
Veziküler trafikte her kompartman spesifik bir Rab GTPaz ile işaretlenir.
2
Geç endozomun moleküler kimliğini belirle
Geç endozomların karakteristik proteini Rab7'dir.
Matürasyon süreci Rab5'in yerini Rab7'nin almasını gerektirir.
3
Rab değişimini (Rab switch) tetikleyen faktörü tanımla
Mon1-Ccz1 kompleksi, Rab5'in aktivatörü olan Rabex-5'i uzaklaştırır ve Rab7'yi aktive eder.
Bu koordineli değişim vezikülün kimliğini ve gideceği hedefi (lizozom) belirler.

Key Concept

Endozomal Matürasyon ve Rab GTPaz Değişimi
Estimated Time:2m 0s
Question 128Question

Taşıyıcı proteinlerin (örneğin GLUT1) görev aldığı kolaylaştırılmış difüzyon mekanizmasını, hücre zarının lipid tabakasından doğrudan gerçekleşen basit difüzyondan ayıran en temel kinetik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Maddenin konsantrasyonu arttıkça taşıma hızının bir doygunluk noktasına (VmaxV_{max}) ulaşması

Answer

Kolaylaştırılmış difüzyonda taşıma hızının bir doygunluk noktasına (VmaxV_{max}) ulaşması
Kolaylaştırılmış difüzyonda, taşınacak molekül (örneğin glukoz) hücre zarındaki spesifik taşıyıcı proteinlere (GLUT1 gibi) bağlanır. Hücre zarındaki bu proteinlerin sayısı sınırlı olduğundan, dış ortamdaki madde konsantrasyonu arttıkça tüm taşıyıcılar 'meşgul' hale gelir ve taşıma hızı maksimum bir seviyeye (VmaxV_{max}) ulaşarak sabitlenir (Michaelis-Menten kinetiği). Basit difüzyonda ise taşıyıcı protein gerekmediği için hız, konsantrasyon farkı ile doğru orantılı olarak sonsuza kadar artabilir.

Step-by-Step Solution

1
Basit ve kolaylaştırılmış difüzyon arasındaki yapısal farkı tanımlayın.
Basit difüzyon lipid tabakasından doğrudan gerçekleşirken, kolaylaştırılmış difüzyon taşıyıcı proteinler (permeazlar) aracılığıyla gerçekleşir.
Taşıyıcı proteinlerin varlığı taşıma kapasitesini sınırlar.
2
Taşıyıcı protein sayısının taşıma hızı üzerindeki etkisini analiz edin.
Hücre zarındaki sınırlı sayıdaki taşıyıcı proteinin tamamı bağlandığında, madde konsantrasyonu artsa bile taşıma hızı daha fazla artamaz.
Bu durum kinetik olarak doygunluk (VmaxV_{max}) olarak tanımlanır ve basit difüzyonun doğrusal artışından ayrılır.

Key Concept

Kolaylaştırılmış Difüzyon Kinetiği ve Doygunluk (VmaxV_{max})
Estimated Time:1m 15s
Question 129Question

Böbrek proksimal tübül hücrelerinin apikal yüzeyinde yoğun olarak bulunan ve glukozun idrardan kana geri emiliminde (reabsorpsiyon) kritik rol oynayan SGLT-2 (Sodyum-Glukoz Kotransporter 2) proteini ile ilgili; sentez, hücre içi trafik ve çalışma mekanizması özellikleri değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Taşıma fonksiyonu için gereken itici güç, bazolateral membranda yerleşmiş olan Na⁺/K⁺-ATPaz pompasının oluşturduğu sodyum elektrokimyasal gradyanından sağlanır

Answer

Taşıma fonksiyonu için gereken itici güç, bazolateral membranda yerleşmiş olan Na⁺/K⁺-ATPaz pompasının oluşturduğu sodyum elektrokimyasal gradyanından sağlanır
SGLT-2 (Sodium-Glucose Linked Transporter), glukozu konsantrasyon gradyanına karşı hücre içine taşıyabilmek için, sodyumun elektrokimyasal gradyanını itici güç olarak kullanan bir sekonder aktif taşıma sistemidir. Bu gradyanın sürekliliği ise bazolateral membranda sürekli ATP harcayarak sodyumu dışarı pompalayan Na⁺/K⁺-ATPaz enzimi sayesinde sağlanır.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki molekülü ve taşıma tipini tanımla
SGLT-2, sodyum ve glukozu aynı yöne taşıyan bir 'Simporter'dır ve Sekonder Aktif Taşıma yapar.
Glukozun hücre içinde yoğun olmasına rağmen lümenden alınması aktif bir süreç gerektirir.
2
Enerji kaynağını belirle
Sekonder aktif taşıma sistemleri ATP'yi doğrudan kullanmaz; birincil bir pompanın (Na⁺/K⁺-ATPaz) oluşturduğu iyon gradyanını (potansiyel enerjiyi) kullanır.
Bu sistemde sodyum hücre içine 'yokuş aşağı' girerken, glukozu 'yokuş yukarı' taşır.
3
Diğer seçeneklerdeki organel/konum hatalarını ele
Sentez GER'de (DER değil), paketleme Golgi Trans yüzünde (Cis değil), yıkım Lizozomda (Peroksizom değil) olur.
Hücre biyolojisi temel prensiplerine göre organel fonksiyonlarını doğru eşleştirmek gerekir.

Key Concept

Sekonder Aktif Taşıma (SGLT Mekanizması)
Question 130Question

Ökaryotik hücrelerde protein biyosentezini gerçekleştiren ribozomlar ile proteinlerin kontrollü yıkımını sağlayan ubiquitin-proteazom sistemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 26S26S proteazomun 19S19S düzenleyici parçacığı (regulatory particle), ubiquitinlenmiş hedef proteini tanır ve ATP enerjisini kullanarak proteinin üçüncül yapısını açar (unfolding).

Answer

26S proteazom kompleksinin 19S düzenleyici ünitesi, ubiquitinlenmiş proteinleri tanıyan ve ATP kullanarak bu proteinlerin katlanmış yapılarını açan bölümdür.
26S proteazom kompleksi, ubiquitin ile işaretlenmiş proteinlerin yıkımından sorumludur. Bu kompleksin 19S düzenleyici ünitesi, ubiquitin zincirini tanır ve kovalent olmayan bağlarla bağlandığı proteini ATP enerjisini kullanarak 'unfolding' (katlanmayı açma) işlemine tabi tutar. Bu sayede protein, 20S katalitik merkezine girebilecek hale getirilir.

Step-by-Step Solution

1
Proteazom yapısının ve alt ünitelerinin fonksiyonel ayrımının yapılması.
26S26S proteazom, bir 20S20S çekirdek silindiri ve bu silindirin her iki ucunda bulunan 19S19S düzenleyici parçacıktan oluşur.
Proteazomun hangi bölgesinin hedef proteini tanıdığını ve hangisinin yıktığını ayırt etmek gerekir.
2
19S19S düzenleyici ünitenin görevlerinin analiz edilmesi.
19S19S ünitesi polyubiquitin zincirini tanır, ubiquitinleri geri kazanmak üzere çözer ve ATP harcayarak proteini düzleştirir (unfolding).
Proteazomun enerji gerektiren adımları düzenleyici kapak (19S) kısmında gerçekleşir.
3
Ribozom tiplerinin ve sentez bölgelerinin karşılaştırılması.
Bağlı ribozomlar (GER) salgı, lizozomal ve membran proteinlerini; serbest ribozomlar ise sitozolik, nükleer, mitokondriyal ve peroksizomal proteinleri sentezler.
Hücre içi protein trafiği kuralları ribozom yerleşimiyle belirlenir.

Key Concept

Ubiquitin-Proteazom Sisteminde 19S ve 20S Alt Ünitelerinin Fonksiyonel İşbirliği
Question 131Question

Hücre organellerinin moleküler mimarisi ve fonksiyonel kompartmanizasyonu, karmaşık metabolik yolların verimliliğini sağlar. Endoplazmik retikulumun (ER) granüllü (GER) ve düz (DER) bölümleri arasındaki yapısal organizasyon ve biyokimyasal süreçler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Granüllü endoplazmik retikulumda (GER) sentezlenen transmembran proteinlerin hidrofobik segmentleri, Sec61 translokon kompleksindeki lateral kapı (lateral gate) aracılığıyla membran lipid çiftine yanlamasına salınır.

Answer

Granüllü endoplazmik retikulumda sentezlenen transmembran proteinlerin hidrofobik bölümleri, Sec61 translokon kompleksinin lateral kapısı üzerinden lipid çift tabakasına entegre edilir.
Transmembran proteinlerin sentezi sırasında, proteinin lipid çift tabakasına gömülecek olan hidrofobik bölgeleri (stop-transfer dizileri), GER üzerindeki Sec61 translokon kanalının içinden geçmek yerine, kanalın yan tarafında bulunan 'lateral kapı' adı verilen bir aralıktan lipid fazına geçerler. Bu süreç, proteinin membrana yerleşmesini sağlayan temel moleküler mekanizmadır.

Step-by-Step Solution

1
Protein sentezi ve translokasyon başlangıcının analizi
Ribozomda sentezlenen sinyal dizisi SRP tarafından tanınır ve kompleks GER membranındaki reseptöre bağlanır.
Proteinlerin doğru organele yönlendirilmesi için ko-translasyonel mekanizmanın başlatılması gerekir.
2
Translokon (Sec61) etkileşiminin incelenmesi
Ribozom Sec61 kanalı üzerine oturur ve sentezlenen polipeptit zinciri kanalın içinden geçmeye başlar.
Sulu bir kanal olan Sec61, proteinin membrandan geçiş yolunu oluşturur.
3
Hidrofobik stop-transfer dizilerinin tespiti
Polipeptit zinciri içindeki hidrofobik amino asit dizileri Sec61'in iç duvarı tarafından tanınır.
Membran proteinlerinin lipid tabakasına gömülebilmesi için bu dizilerin lümene geçmemesi, membrana takılması gerekir.
4
Lateral kapı mekanizmasının aktivasyonu
Sec61 kompleksinin bir tarafı açılarak (lateral gate) hidrofobik dizinin kanalın içinden lipid fazına doğru yanlamasına kaymasını sağlar.
Bu mekanizma, transmembran proteinlerin membran bütünlüğünü bozmadan lipid çiftine yerleşmesini mümkün kılan en kritik moleküler adımdır.

Key Concept

ER protein translokasyonu ve Sec61 lateral kapı mekanizması

Practice More

DER'de Sitokrom P450P_{450} sisteminin detoksifikasyon sırasındaki elektron transfer yolaklarını ve NADPH kullanımını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 132Question

Şaperon aracılı otofaji (CMACMA), sitozoldeki spesifik proteinlerin lizozomal lümene seçici olarak alınmasını sağlayan özelleşmiş bir yıkım yoludur. Bu süreçte, yıkılacak olan protein üzerindeki KFERQKFERQ sinyal dizisi sitozolik bir şaperon (Hsc70Hsc70) tarafından tanınır. Buna göre, Hsc70Hsc70-kargo kompleksinin bağlandığı ve lizozom membranında multimerleşerek kargonun lümene geçişini sağlayan reseptör proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: LAMP-2A

Answer

Şaperon aracılı otofaji sürecinde reseptör ve kanal olarak görev yapan protein LAMP-2A'dır.
Şaperon aracılı otofaji (CMACMA), makrootofajiden farklı olarak vezikül oluşumu gerektirmez. KFERQKFERQ amino asit dizisine sahip olan proteinler, sitozolde Hsc70Hsc70 tarafından tanınır ve lizozom membranında bulunan LAMP-2A proteinine taşınır. Kargonun bağlanmasıyla LAMP-2A molekülleri birleşerek bir kanal oluşturur ve proteinin lümene translokasyonunu sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Yıkım yolunun belirlenmesi
Soruda tanımlanan süreç 'Şaperon Aracılı Otofaji'dir (CMACMA).
KFERQKFERQ dizisi ve Hsc70Hsc70 kullanımı bu yola özgüdür.
2
Membran etkileşiminin analizi
Hsc70-protein kompleksinin lizozom yüzeyine tutunması gerekir.
Sitozolik proteinler membranı doğrudan geçemez, bir reseptöre ihtiyaç duyarlar.
3
Spesifik reseptörün tanımlanması
LAMP-2A (Lysosome-associated membrane protein 2A) bu sürecin hız kısıtlayıcı bileşenidir.
Kargonun bağlanmasıyla bu protein multimerleşerek translokasyon kanalını oluşturur.

Key Concept

Şaperon aracılı otofaji (CMACMA) ve LAMP-2A reseptör mekanizması.

Practice More

LAMP-2A düzeylerinin yaşlanma ile azalmasının hücre içi proteostaz üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 133Question

Ökaryotik bir hücrede proteinlerin post-translasyonel modifikasyonu ve veziküler trafik süreçleri dikkate alındığında; lizozomal enzimlerin granüllü endoplazmik retikulumdan (GER) sentezlenip lizozomlara hedeflenmesine kadar geçen süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: M6P reseptörleri tarafından tanınan lizozomal enzimlerin klatrin kaplı veziküllere paketlenerek ayrıştırılması trans-Golgi ağında (TGN) gerçekleşir.

Answer

Lizozomal enzimlerin M6P reseptörleri aracılığıyla klatrin kaplı veziküllere paketlenerek ayrıştırılması trans-Golgi ağında (TGN) gerçekleşir.
Lizozomal enzimlerin yolculuğu GER'de başlar. CGN'de M6P ile işaretlenen bu enzimler, medyal ve trans sisternalardan geçerek trans-Golgi ağına (TGN) ulaşır. TGN'de bulunan M6P reseptörleri bu enzimleri tanır ve onları lizozomlara (veya geç endozomlara) götürecek olan klatrin kaplı veziküllerin içine paketler. Bu, Golgi'nin temel 'sorting' (ayıklama) fonksiyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Proteinlerin sentez ve başlangıç taşınımını değerlendir
GER'de sentezlenen proteinler COP-II vezikülleri ile Golgi'nin giriş yüzü olan CGN'ye taşınır.
Anterograd trafik markerlarını belirlemek için.
2
Glikozilasyon ve işaretleme süreçlerini analiz et
Lizozomal enzimlere CGN'de mannoz-6-fosfat (M6P) işareti eklenir.
Enzimlerin hedeflenme sinyalinin nerede oluştuğunu belirlemek için.
3
Ayıklama ve paketleme merkezini tanımla
TGN'de bulunan M6P reseptörleri bu işaretli enzimleri bağlar ve klatrin proteinleri yardımıyla lizozomlara gidecek vezikülleri oluşturur.
Hücre içi trafiğin ana dağıtım merkezini doğrulamak için.

Key Concept

Golgi Aygıtında Fonksiyonel Bölümlenme ve Veziküler Trafik Markerları
Question 134Question

Ökaryotik hücrelerde protein homeostazının (proteostaz) korunması, sentezden sorumlu ribozomlar ile degradasyondan sorumlu proteazomların koordineli çalışmasına bağlıdır. Bu iki makromoleküler kompleksin yapısal organizasyonu ve fonksiyonel mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 26S26S proteazomun 19S19S regülatör ünitesi; ubikuitinlenmiş proteinin tanınması, ubikuitin zincirinin ayrılması ve ATP bağımlı olarak proteinin açılıp 20S20S çekirdek ünitesine yönlendirilmesini sağlar.

Answer

26S proteazomun 19S regülatör ünitesi, ubikuitinlenmiş proteinin tanınmasından, deubikuitinasyondan ve ATP harcayarak proteinin üçüncül yapısının bozularak (unfolding) 20S merkezine itilmesinden sorumludur.
Doğru ifade, 26S26S proteazom kompleksinin işleyişini açıklar. Proteazomun 19S19S ünitesi, ubikuitin etiketli proteini tanır, ubikuitini geri dönüşüm için ayırır ve ATP'deki enerjiyi kullanarak proteini iplik gibi açıp 20S20S merkezindeki proteolitik aktif bölgeye gönderir.

Step-by-Step Solution

1
Ribozom alt birimlerinin rRNA içeriğini analiz et.
Ökaryotlarda 40S40S alt birimi 18S18S rRNA; 60S60S alt birimi ise 28S28S, 5.8S5.8S ve 5S5S rRNA içerir.
Ribozomların moleküler yapısını ayırt etmek için.
2
Serbest ve bağlı ribozomların sentezlediği proteinlerin hedeflerini karşılaştır.
Bağlı ribozomlar salgı/membran/lizozom proteinlerini; serbest ribozomlar sitozol/çekirdek/organel (mitokondri, peroksizom) proteinlerini sentezler.
Hücre içi protein trafiğini anlamak için.
3
Proteazom mekanizmasını lizozomal yıkım ile karşılaştır.
Proteazomlar ATP bağımlıdır ve sitozolde (nötr pH) işlev görür; lizozomlar ise ATP bağımsız (hidrolitik) ve asidik ortamda aktiftir.
Hücre içi yıkım yollarını ayırt etmek için.
4
26S proteazomun yapısal parçalarını (19S ve 20S) değerlendir.
19S tanıma ve hazırlama (ATP harcanan kısım), 20S ise proteolitik parçalama (silindirik merkez) işini yapar.
Ubikuitin-proteazom yolunun detaylarını netleştirmek için.

Key Concept

Ökaryotik protein homeostazında ribozomların rRNA/protein içeriği ile proteazomların ATP bağımlı çalışma mekanizması.
Estimated Time:2m 30s
Question 135Question

Hücre zarının moleküler organizasyonu ve hücre iskeletinin zar proteinleriyle olan yapısal ilişkisi dikkate alındığında, eritrosit plazma zarı modeli üzerinden yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Spektrin, hücre zarının sitoplazmik yüzünde aktin ve protein 4.14.1 ile kompleks oluşturarak integral proteinlerin lateral hareketini ve zarın mekanik dayanıklılığını düzenler.

Answer

Spektrin proteininin sitoplazmik yüzeyde aktin ve protein 4.14.1 ile oluşturduğu ağ yapısı, integral proteinlerin hareketini düzenler ve zar direncini artırır.
Hücre zarının sitoplazmik yüzeyinde yer alan spektrin proteininin, aktin ve protein 4.14.1 ile birlikte bir iskelet ağı oluşturarak hem zarın mekanik dayanıklılığını sağladığı hem de integral proteinlerin (Glikoforin, Band 3) lateral hareketini kısıtladığı bilgisi doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Zar proteinlerinin yapısal sınıflarını analiz et.
Glikoforin ve Band 3 gibi proteinlerin integral; spektrin, aktin ve ankirin gibi proteinlerin periferik olduğu belirlenir.
Proteinlerin zarla olan bağlanma biçimleri fonksiyonel rollerini ve yerleşimlerini belirler.
2
Bileşenlerin zar üzerindeki asimetrik yerleşimini kontrol et.
Spektrin ağının sitoplazmik (iç) yüzde, glikokaliks (karbonhidrat) yapılarının ise ekstrasellüler (dış) yüzde olduğu saptanır.
Zar asimetrisi, hücre içi iskelet desteği ile hücre dışı tanınma sinyallerinin ayrımı için kritiktir.
3
Hücre iskeleti ve lipid tabaka arasındaki etkileşimi değerlendir.
Spektrin ağının ankirin veya protein 4.14.1 aracılığıyla integral proteinlere bağlanarak yapısal bir kafes oluşturduğu sonucuna varılır.
Eritrositlerin mekanik stres altında parçalanmadan şekil değiştirebilmesi bu moleküler bağlantıya bağlıdır.

Key Concept

Eritrosit Hücre Zarı ve Zar İskeleti Organizasyonu

Hints

1
Proteinlerin zarla olan ilişkisini (integral/periferik) ve hangi yüzde bulunduklarını düşünün.
2
Spektrin, eritrositlerin bikonkav şeklini korumasını sağlayan iskelet elemanıdır.
3
Glikoforin zarı boydan boya geçen bir protein iken, spektrin onun iç yüzdeki uzantılarıyla etkileşen bir ağ oluşturur.

Practice More

Spektrin veya ankirin mutasyonlarının neden olduğu 'Herediter Sferositoz' hastalığının hücre zarı bütünlüğü üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question

Lizozomlar, lümenlerinde bulunan ve asidik ortamda aktive olan yaklaşık 40 farklı hidrolitik enzim ile hücre içi sindirim süreçlerini yürütürler. Bu enzimlerin lümen içerisindeki yoğunluğuna ve düşük pHpH koşullarına rağmen, lizozom membranının sindirilmesini engelleyen temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Membran proteinlerinin (LAMPLAMP ve LIMPLIMP) lümen tarafındaki yoğun karbonhidrat zincirlerinin oluşturduğu glikokaliks tabakası

Answer

Lizozom membran proteinlerinin (LAMPLAMP ve LIMPLIMP) lümen tarafındaki yoğun karbonhidrat zincirlerinin oluşturduğu glikokaliks tabakası
Lizozom membranında bulunan integral proteinler (LAMPLAMP ve LIMPLIMP), lümene bakan yüzlerinde çok yoğun şekilde oligosakkarit zincirleri içerirler. Bu yoğun glikozilasyon sonucunda oluşan glikokaliks tabakası, lümendeki asit hidrolazların membran lipidlerine ve protein iskeletlerine ulaşmasını fiziksel olarak engelleyerek organelin kendi kendini sindirmesini (otodestriksiyon) önler.

Step-by-Step Solution

1
Lizozomun iç ortamını analiz et.
Lümen içerisinde asit hidrolazlar bulunur ve ortam pHpH'ı yaklaşık 4.5 - 5.0'dir.
Bu ortam membran lipidlerini ve proteinlerini sindirebilecek kadar agresiftir.
2
Membranı koruyan yapısal bileşenleri tanımla.
Lizozom-ilişkili membran proteinleri (LAMP1LAMP-1, LAMP2LAMP-2) ve lizozomal integral membran proteinleri (LIMPLIMP) tespit edilir.
Bu proteinler membranın yapısal bütünlüğünü sağlar.
3
Bu proteinlerin biyokimyasal modifikasyonunu incele.
Bu proteinlerin lümen yüzeyinde çok yoğun bir karbonhidrat zinciri (glikozilasyon) olduğu görülür.
Şeker zincirleri, enzimlerin protein iskeletine veya membran lipidlerine fiziksel olarak yaklaşmasını engeller.

Key Concept

Lizozomal Glikokaliks ve Membran Koruması

Hints

1
Lizozomun içindeki asidik ortamdan membranı korumak için fiziksel bir bariyer gerektiğini düşünün.
2
Hücre dış yüzeyinde hücreyi dış etkenlerden koruyan şeker tabakasının bir benzeri lizozomun içinde de bulunur.
3
Bu bariyer, integral membran proteinlerine (LAMPLAMP ve LIMPLIMP) bağlı yoğun karbonhidrat zincirlerinden oluşur.

Practice More

Mannoz-6-fosfat (M6PM6P) reseptörlerinin lizozomal enzim taşınmasındaki rolünü ve I-cell hastalığındaki klinik önemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 137Question

Hücrede protein homeostazının (proteostaz) korunması sürecinde, hatalı katlanmış veya ömrünü tamamlamış proteinlerin kontrollü yıkımından sorumlu olan ubikitin-proteazom sistemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 26S proteazom kompleksi; merkezde proteinlerin hidroliz edildiği 20S silindirik gövde ile uçlarda proteinleri tanıyan ve ATP bağımlı olarak açan 19S regülatör birimlerden oluşur.

Answer

26S proteazom kompleksi, merkezde katalitik aktiviteye sahip 20S çekirdek ve uçlarda proteinleri tanıyan 19S regülatör birimlerden oluşur.
Doğru ifade, 26S proteazomun 20S merkez gövde (katalitik kısım) ve 19S kapaklardan (regülatör kısım) oluştuğunu ve bu kapakların proteinleri ATP kullanarak tanıdığını belirtmektedir. Bu yapısal ve fonksiyonel tanım, ökaryotik hücre biyolojisindeki standart proteostaz mekanizmasını tam olarak yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Proteazomun yapısal bileşenlerini belirle.
26S proteazom = 20S (Çekirdek) + 19S (Düzenleyici Kapak).
Proteazomun yapısal hiyerarşisini anlamak, fonksiyonel mekanizmasını kavramak için temeldir.
2
Enerji gereksinimini analiz et.
Proteazom yolu ATP bağımlıdır.
Proteinlerin açılması (unfolding) ve komplekse girişi enerji gerektiren aktif bir süreçtir.
3
Hedefleme mekanizmasını doğrula.
Yıkılacak proteinler ubikitin ile işaretlenir.
Selektif yıkım için proteinlerin post-translasyonel olarak modifiye edilmesi gerekir.

Key Concept

Hücre içi protein yıkımı: 26S proteazomun yapısı (20S/19S), ubikitin bağımlılığı ve ATP gereksinimi.

Practice More

GER üzerindeki ribozomlarda sentezlenen proteinlerin hedeflerini (salgı, lizozom, membran) serbest ribozomlarla karşılaştırarak tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 138Question

Kromatinin organizasyonunda, nükleozom çekirdeğini (core partikül) oluşturan oktamer yapısında yer almayıp, iki nükleozom arasındaki bağlayıcı (linker) DNA bölgesine tutunan ve kromatinin 30 nm'lik iplikçik (solenoid) yapısında paketlenmesinde temel görev alan histon proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Histon H1

Answer

Nükleozom çekirdeğinde bulunmayan ve bağlayıcı (linker) görevi gören protein Histon H1'dir.
Histon H1, nükleozom çekirdeğini (oktamer) oluşturan proteinler arasında yer almaz. Bunun yerine, nükleozomun dış kısmında durarak DNA'nın oktamer etrafındaki sarılımını kilitler ve iki nükleozom arasındaki bağlayıcı (linker) DNA ile etkileşime girer. Bu işlevi sayesinde kromatin ipliğinin 10 nm'lik 'boncuklu yapıdan' 30 nm'lik daha yoğun 'solenoid' yapıya dönüşmesini ve kondansasyonunu sağlar. Diğer seçeneklerdeki proteinler ise oktamer yapısını oluşturan 'çekirdek' histonlardır.

Step-by-Step Solution

1
Nükleozomun yapısını analiz et.
Nükleozom çekirdeği (core); H2A, H2B, H3 ve H4 proteinlerinin her birinden ikişer adet (toplam 8) içeren bir oktamerden oluşur.
Çekirdek histonları DNA'nın sarıldığı temel makarayı oluşturur.
2
Bağlayıcı (Linker) DNA ve ilişkili proteini belirle.
Nükleozomları birbirine bağlayan DNA segmentine 'Linker DNA' denir ve bu bölgeye Histon H1 bağlanır.
Histon H1, DNA'nın giriş ve çıkış noktalarını bir arada tutarak yapıyı kilitler.
3
30 nm fiber oluşumundaki rolü tanımla.
Histon H1, nükleozomların daha sıkı paketlenerek 30 nm'lik solenoid yapıya dönüşmesini sağlar.
H1 olmadan kromatin 'boncuk dizisi' (beads-on-a-string) formunda gevşek kalır.

Key Concept

Histon H1'in (Linker Histon) kromatin paketlenmesindeki rolü ve nükleozom çekirdek histonlarından (H2A, H2B, H3, H4) farkı.
Question 139Question

Kardiyak glikozidlerin (örneğin ouabain) hücre zarındaki Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz pompasını inhibe etmesi sonucunda, hücre içi iyon konsantrasyonlarında meydana gelen değişimlerin sekonder aktif taşıma sistemleri üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Hücre içi Na+Na^+ artışı, sodyumun hücre içine girişini sağlayan elektrokimyasal gradyanı azaltarak Na+/Ca2+Na^+/Ca^{2+} değişimcisinin (NCX) kalsiyumu dışarı atma etkinliğini düşürür ve hücre içi Ca2+Ca^{2+} artışına yol açar.

Answer

Hücre içi sodyum artışının sodyum gradiyentini zayıflatarak NCX aracılığıyla kalsiyumun dışarı atılmasını engellemesi ve sitozolik kalsiyumu artırması
Doğru olan yanıt, aktif taşıma sistemleri arasındaki bağımlılığı temel alır. Ouabain gibi glikozidler Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz'ı inhibe ettiğinde, hücre içi Na+Na^+ konsantrasyonu yükselir. Bu durum, sodyumun hücre içine girmesini sağlayan elektrokimyasal gradiyenti (itici gücü) azaltır. Na+/Ca2+Na^+/Ca^{2+} değişimcisi (NCX), kalsiyumu dışarı atmak için bu sodyum gradiyentine ihtiyaç duyar. Gradiyent zayıfladığı için kalsiyum dışarı atılamaz ve sitoplazmada birikerek pozitif inotropik etkiye (kasılma gücü artışı) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz inhibisyonunun doğrudan sonucunu analiz et.
Hücre dışına 3Na+3Na^+ atılamaz ve içeri 2K+2K^+ alınamaz; sonuç olarak hücre içi Na+Na^+ konsantrasyonu artar, K+K^+ azalır.
Primer aktif taşımanın durması, ATP enerjisiyle korunan iyon farklarını bozar.
2
Sekonder aktif taşıma sistemi olan Na+/Ca2+Na^+/Ca^{2+} değişimcisinin (NCX) çalışma prensibini değerlendir.
NCX, dışarıdaki yüksek sodyumun içeri girmesiyle oluşan enerjiyi kullanarak kalsiyumu dışarı atar. İçeride sodyum birikmesi, bu itici gücü (gradiyenti) azaltır.
Sekonder aktif taşıma sistemleri, primer taşıyıcıların oluşturduğu iyon gradiyentlerinden gelen potansiyel enerjiyi kullanır.
3
İyon gradiyentindeki değişimin net etkisini belirle.
Kalsiyumun dışarı atılması yavaşlar ve hatta durabilir; bu da sitoplazmada serbest kalsiyum seviyesinin yükselmesine neden olur.
Elektrokimyasal potansiyel farkındaki azalma, taşıyıcı proteinin transport yönünü ve hızını belirleyen ana faktördür.

Key Concept

Primer ve Sekonder Aktif Taşıma Arasındaki Enerjetik Bağlantı
Question 140Question

Hücre içi veziküler trafik sırasında, lizozomal enzimlerin diğer salgı proteinlerinden ayrılarak lizozoma yönlendirilmesini sağlayan 'mannoz-6-fosfat' (M6P) işaretinin eklendiği Golgi kompartmanı ve bu işlemi gerçekleştiren enzim aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Cis-Golgi Ağı – N-asetilglukozamin fosfotansferaz

Answer

Cis-Golgi Ağı – N-asetilglukozamin fosfotansferaz
Golgi aygıtı fonksiyonel olarak polarize bir organeldir. Granüllü Endoplazmik Retikulum'dan (GER) gelen proteinlerin girdiği ilk istasyon Cis-Golgi Ağıdır. Lizozomal enzimlerin üzerindeki mannoz kalıntılarına fosfat grubunun eklenmesi (mannoz-6-fosfat oluşumu) spesifik olarak Cis-Golgi Ağında ve N-asetilglukozamin fosfotansferaz enzimi aracılığıyla gerçekleşir. Bu işlem, enzimin lizozoma gönderilmesini garanti altına alır. Bu enzimin eksikliği I-hücre hastalığına (mukolipidoz II) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Lizozomal enzimlerin sentez yolunu hatırla
GER'de sentezlenirler ancak henüz lizozoma gidecekleri 'etiketlenmemiştir'.
Sentez sonrası modifikasyon gerekliliğini belirlemek için.
2
Mannoz-6-Fosfat (M6P) etiketinin işlevini ve yerini belirle
Bu etiket, enzimin lizozoma gitmesi için 'bilet' görevi görür ve Golgi'nin en erken aşamasında (Cis-yüzü) eklenir.
Golgi kompartmanlarının fonksiyonel farkını ayırt etmek için.
3
Etiketleme (Cis) ile Ayrıştırma (Trans) olaylarını birbirinden ayır
Etiket (fosforilasyon) Cis-Golgi'de eklenir; etiketin tanınması ve ayrıştırma (sorting) Trans-Golgi Ağında (TGN) M6P reseptörleri ile yapılır.
En yaygın çeldirici olan TGN seçeneğini elemek için.

Key Concept

Golgi Polaritesi ve Kompartman Özelleşmesi
PreviousPage 7 / 14Next
Hücre Biyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin