Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 questions

Question 81Question →

1515 yaşında bir adolesan, menarştan 22 yıl sonra başlayan adet düzensizliği (yılda 44 kez menstrüasyon) ve özellikle çene bölgesinde belirginleşen terminal kıllanma artışı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi (VKİ) 25 kg/m225\text{ kg/m}^2 ve modifiye Ferriman-Gallwey skoru 99 olarak hesaplanıyor. Yapılan pelvik ultrasonografide sağ over hacmi 12 cm312\text{ cm}^3, sol over hacmi 11 cm311\text{ cm}^3 saptanıyor ve her iki overde çok sayıda küçük folikül izleniyor.

Bu hastada Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısı ile ilgili uluslararası kanıta dayalı güncel kılavuzlar (Teede ve ark., 2023) dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Adolesanlarda PKOS tanısı için klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm ile persistan oligo-anovülasyonun birlikte bulunması zorunludur; bu yaş grubunda ultrasonografi kriter olarak kullanılmaz.

Answer

Adolesanlarda PKOS tanısı için klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm ile persistan oligo-anovülasyonun birlikte bulunması zorunludur; bu yaş grubunda ultrasonografi kriter olarak kullanılmaz.
Doğru yanıt olan seçenek, adolesanlarda PKOS tanısının temel taşını vurgulamaktadır. 20232023 yılında güncellenen uluslararası kılavuzlara göre, menarş sonrası ilk 88 yıl içindeki bireylerde (adolesan popülasyon) PKOS tanısı koyabilmek için hem hiperandrojenizm (klinik hirsutizm veya biyokimyasal androjen yüksekliği) hem de persistan oligo-anovülasyon (adet düzensizliği) bulunmalıdır. Bu yaş grubunda polikistik over morfolojisi (USG) ve AMH düzeyi tanısal değer taşımaz.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve jinekolojik yaşını değerlendir.
Hasta 1515 yaşında ve menarştan sonraki 22. yılındadır (Jinekolojik yaş <8< 8).
PKOS tanı kriterleri jinekolojik yaşa göre (menarştan itibaren geçen süre) değişmektedir.
2
Adolesan dönemdeki tanı kriterlerini hatırla.
Uluslararası kanıta dayalı kılavuzlara göre adolesanlarda tanı için hem hiperandrojenizm (klinik/biyokimyasal) hem de adet düzensizliği gereklidir.
Yetişkinlerdeki 3 kriterden 2'si (Rotterdam) kuralı adolesanlarda '2'de 2' şeklinde uygulanır.
3
Ultrasonografi ve AMH'nin adolesanlardaki yerini kontrol et.
Menarş sonrası ilk 88 yıl içinde over morfolojisi (PCO) ve AMH tanı kriteri olarak kullanılmaz.
Bu dönemde overlerdeki fizyolojik folikül gelişimi PKOS ile karışabileceği için yanlış tanı riskini önlemek amaçlanır.

Key Concept

Adolesanlarda PKOS tanısı için hem hiperandrojenizm (hirsutizm veya laboratuvar kanıtı) hem de adet düzensizliği bir arada bulunmalıdır; ultrasonografi ve AMH tanı dışı tutulmalıdır.
Question 82Question →

Genç bir kadın, on yedi yaşına gelmesine rağmen henüz menstrüasyon görmediği için jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde herhangi bir kronik hastalık öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede; boy 168168 cm, vücut kitle indeksi 2121 kg/m2\text{kg/m}^2 ölçülüyor. Sekonder seks karakterlerinden meme gelişimi Tanner evre 44, aksiller ve pubik kıllanma ise normal dağılımda ve yoğunlukta saptanıyor. Yapılan pelvik ultrasonografide overlerin normal lokalizasyonda ve foliküler aktivite ile uyumlu olduğu görülürken, uterus ve vajinanın proksimal kısmına ait yapıların izlenmediği rapor ediliyor. Bazal hormon tetkiklerinde FSH: 6,26,2 mIU/mL, LH: 5,85,8 mIU/mL ve Östradiol: 4545 pg/mL olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Müllerian agenezi

Answer

Müllerian agenezi
Müllerian agenezi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser sendromu), primer amenore vakalarında normal sekonder seks karakterlerine (meme gelişimi ve aksiller/pubik kıllanma) rağmen Müllerian kanal yapılarının (uterus, fallop tüpleri ve vajinanın üst 2/3'ü) konjenital yokluğu ile karakterizedir. Overler genellikle normal fonksiyonel yapıdadır, bu nedenle FSH ve LH seviyeleri normaldir. Kıllanmanın normal olması, hastada androjen reseptörlerinin çalıştığını gösterir ve bu durum vakayı Tam Androjen Duyarsızlığı Sendromu'ndan ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Sekonder seks karakterlerini (meme gelişimi ve kıllanma) değerlendir.
Meme gelişimi normal (östrojen etkisi var) ve kıllanma normal (androjen etkisi var).
HPO aksının fonksiyonel olduğunu ve androjen reseptörlerinin çalıştığını anlamak için gereklidir.
2
Pelvik anatomi bulgularını (uterus varlığı) analiz et.
Uterus ve vajinanın üst kısmı yok; overler normal.
Primer amenorenin anatomik bir tıkanıklıktan mı yoksa organ yokluğundan mı kaynaklandığını belirlemek için kritiktir.
3
Hormonal profili (FSH, LH, Östradiol) yorumla.
FSH ve östradiol değerleri normal sınırlarda.
Gonadal disgenezi (yüksek FSH) veya hipogonadotropik durumları dışlamak için gereklidir.
4
Bulguları sentezle ve ayırıcı tanı yap.
Normal meme + Normal kıllanma + Uterus yokluğu + Normal FSH = Müllerian agenezi.
Uterus yokluğu ile seyreden iki ana tanı (MRKH ve AIS) arasındaki en önemli fark olan kıllanma durumunu kullanarak doğru tanıya ulaşılır.

Key Concept

Müllerian Agenezi (MRKH) Tanı Kriterleri
Question 83Question →

24 yaşında, menstrüel siklusları 35−4535-45 gün aralıklarla olan kadın hasta; yüz, sırt ve karın bölgesinde artan kıllanma ile akne şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde terminal kıllanma artışı saptanıyor ve Ferriman-Gallwey skoru 15 olarak hesaplanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; total testosteron 85 ng/dL85 \text{ ng/dL} (Normal: 20−8020-80), DHEA-S 310 \mug/dL310 \text{ \mu g/dL} (Normal: 150−350150-350) ve sabah açlık kanında foliküler fazda bakılan 17-hidroksiprogesteron (17-OHP) düzeyi 6 ng/mL6 \text{ ng/mL} saptanıyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACTH stimülasyon testi yapılması

Answer

17-hidroksiprogesteron düzeyi gri bölgede (2-10 ng/mL) olan hastalarda kesin tanı için ACTH stimülasyon testi yapılmalıdır.
Laboratuvar bulgularında saptanan 6 ng/mL6 \text{ ng/mL} 17-OHP düzeyi, geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi (NC-KAH) için tarama testinde pozitif ancak tanı için yetersiz kabul edilen 'gri bölge' değeridir. Bu durumda adrenal bezi uyarmak ve 17-OHP'deki artışı gözlemlemek amacıyla ACTH stimülasyon testi yapılması altın standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme yapılması
Hastada hirsutizm (FG: 15) ve oligomenore mevcut olup, hiperandrojenik bir tablo söz konusudur.
Hirsutizm ve adet düzensizliği birlikteliği polikistik over sendromu (PKOS) veya geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi (NC-KAH) gibi durumları akla getirir.
2
Hormonal tarama sonuçlarının analizi
Total testosteron hafif yüksek, DHEA-S normal, ancak 17-OHP düzeyi 6 ng/mL6 \text{ ng/mL} olarak saptanmıştır.
17-OHP, 21-hidroksilaz eksikliği ile seyreden KAH taramasında kullanılan temel belirteçtir.
3
17-OHP karar algoritmasının uygulanması
Düzey 2 ng/mL2 \text{ ng/mL} altındaysa NC-KAH dışlanır, 10 ng/mL10 \text{ ng/mL} üzerindeyse tanı konur. 2−10 ng/mL2-10 \text{ ng/mL} arası ise ACTH stimülasyon testi gerekir.
Hastanın değeri 6 ng/mL6 \text{ ng/mL} olduğu için 'gri bölge'dedir ve stimülasyona yanıtın görülmesi şarttır.

Key Concept

Geç Başlangıçlı Konjenital Adrenal Hiperplazi (NC-KAH) Tanı Algoritması
Question 84Question →

Menstrüel siklusun foliküler fazında gelişmekte olan dominant folikülden salgılanan inhibin B'nin hipofiz üzerindeki etkisi ve bu etkinin siklus dinamiklerine katkısı düşünüldüğünde, foliküler faz süresince FSH düzeyinin mid-foliküler dönemde düşmeye başlamasının temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dominant folikülden artan östrojen ve inhibin B salgısının, FSH üzerine negatif geri bildirim oluşturarak FSH'ı baskılaması ve böylece dominant folikül dışındaki foliküllerin atreziye gitmesini sağlaması

Answer

Dominant folikülden artan östrojen ve inhibin B salgısının hipofiz üzerinde negatif geri bildirim oluşturarak FSH'ı baskılaması ve dominant folikül dışındaki foliküllerin atreziye gitmesini sağlaması
Foliküler fazın mid döneminde dominant folikül, granüloza hücrelerinden giderek artan miktarda östrojen ve inhibin B salgılar. Bu iki hormon birlikte hipofiz üzerinde negatif geri bildirim oluşturarak FSH salgısını baskılar. Düşen FSH düzeyi, FSH'a daha az duyarlı olan küçük foliküllerin hayatta kalamamasına (atrezia) yol açarken, yüksek FSH reseptör yoğunluğuna sahip dominant folikülün gelişmesini sürdürmesini sağlar. Bu mekanizma 'FSH eşiği' konseptiyle özetlenir ve mono-ovülatuvar siklusun fizyolojik temelidir.

Step-by-Step Solution

1
Foliküler fazın başında FSH'ın rolünü ve folikül gelişimini tanımla
Menstrüasyonla birlikte östrojen ve inhibin B düzeyleri düşer; bu negatif geri bildirimin ortadan kalkmasıyla FSH erken foliküler fazda yükselir ve birden fazla antral folikülü uyarır.
FSH yükselmesi olmadan folikül havuzunun rekrütmanı gerçekleşmez.
2
Dominant folikülün seçilme mekanizmasını ve inhibin B'nin işlevini açıkla
Dominant folikül granüloza hücrelerinde en fazla FSH reseptörü eksprese eder ve östrojen ile inhibin B üretiminde öne geçer. İnhibin B, FSH salgısı üzerinde selektif negatif geri bildirim oluşturur.
İnhibin B, FSH'ı baskılar; ancak LH'ı bu dönemde belirgin biçimde etkilemez. Bu, 'iki hücre, iki gonadotropin' modelindeki selektif etki örüntüsüdür.
3
Mid-foliküler dönemde gerçekleşen FSH düşüşünün sonuçlarını değerlendir
Düşen FSH, daha az FSH reseptörü eksprese eden küçük foliküllerin yaşamını sürdürememesine yol açar (atrezia). Dominant folikül ise yüksek FSH duyarlılığı sayesinde gelişmeyi sürdürür.
Bu seçim mekanizması 'FSH eşiği' kavramıyla tanımlanır ve mono-ovülatuvar siklusu güvence altına alır.

Key Concept

Foliküler fazda inhibin B ve östrojenin FSH üzerine negatif geri bildirimi; dominant folikül seçimi ve atrezia mekanizması (FSH eşiği)
Question 85Question →

Yirmi iki yaşında bir kadın, son 3 yıldır giderek artan yüz ve gövde kıllanması ile birlikte 60 günde bir görülen adetleri nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede klitoromegali saptanıyor. Laboratuvar sonuçları: total testosteron 520 ng/dL (normal: <60 ng/dL), DHEAS normal sınırlar içinde, 17-OH progesteron bazal değeri 3,5 ng/mL. Kortizol supresyon testi normal sonuçlanıyor. Transvajinal ultrasonografide her iki overde çok sayıda küçük antral follikül saptanıyor. Bu hastada PKOS tanısından önce öncelikle ekarte edilmesi gereken durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Androjen salgılayan over tümörü

Answer

Androjen salgılayan over tümörü
Testosteron düzeyi 520 ng/dL ile normalin yaklaşık 8-9 katına çıkmış olup klitoromegali virilizasyonun nesnel kanıtıdır. PKOS'ta bu denli yüksek andojen değerleri beklenmez. DHEAS normal olduğundan adrenal kaynak ve adrenal tümör olası değildir. Kortizol supresyon testinin normal olması Cushing sendromunu dışlar. Bu bulgular bir arada androjen salgılayan over tümörü için karakteristik 'kırmızı bayrak' oluşturur ve PKOS tanısından önce bu tanı mutlaka ekarte edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hiperandrojenizmin şiddetini değerlendir
Total testosteron 520 ng/dL; bu değer >200 ng/dL eşiğini belirgin şekilde aşmaktadır. Klitoromegali virilizasyonun klinik kanıtıdır.
PKOS'ta testosteron genellikle hafifçe yükselir (60-150 ng/dL). >200-300 ng/dL değerleri neoplastik bir kaynağı düşündürür.
2
Adrenal kaynağı ve Cushing'i dışla
DHEAS normal → adrenal andojen fazlalığı yok. Kortizol supresyon testi normal → Cushing sendromu ekarte.
Adrenal tümörler ve Cushing virilizasyonun ayırıcı tanısında yer alır; ancak bu hastada laboratuvar bulgularıyla dışlanmıştır.
3
NKAH olasılığını değerlendir
17-OH progesteron 3,5 ng/mL gri bölgededir (ACTH testi gerektirebilir); ancak DHEAS normal ve testosteron aşırı yüksek olduğundan NKAH bu tabloyu açıklamaz.
NKAH'da testosteron bu kadar yüksek ve belirgin virilizasyon bu denli dramatik olmaz; DHEAS da genellikle yükselir.
4
Over kaynaklı androjen salgılayan tümör tanısını öne al
Yüksek testosteron + normal DHEAS + klitoromegali + normal kortizol supresyonu → over tümörü en olası tanı.
Bu bulgu kombinasyonu androjen salgılayan over tümörü (örn. Sertoli-Leydig hücreli tümör) için karakteristiktir ve PKOS tanısı bu ekarte edilmeden konulmamalıdır.

Key Concept

PKOS'ta testosteron hafifçe yükselir; >200-300 ng/dL değerleri ve virilizasyon bulguları (klitoromegali) neoplastik androjen kaynağını (over veya adrenal tümör) akla getirmeli ve PKOS tanısından önce bu tanılar ekarte edilmelidir.
Estimated Time:2m 30s
Question 86Question →

45 yaşında kadın hasta, son 3 yıldır hızla ilerleyen ses kalınlaşması, klitoromegali ve saç dökülmesi şikayetiyle başvuruyor. Menstrüasyon 8 aydır tamamen kesilmiş. Laboratuvar sonuçları: Total testosteron: 4,8 ng/mL (normal: 0,15–0,7 ng/mL), DHEA-S: 185 µg/dL (normal: 44–332 µg/dL), 17-OHP: 1,1 ng/mL (normal: <2 ng/mL), LH/FSH oranı: 1,2. Batın ultrasonografisi normal sınırlarda, her iki over normal boyutlarda görülüyor. Bu hastada en olası tanı ve bir sonraki tanısal adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Over kökenli androjen salgılayan tümör – adrenal/over venöz örnekleme

Answer

Over kökenli androjen salgılayan tümör – adrenal/over venöz örnekleme
Testosteron düzeyinin 4,8 ng/mL ile belirgin biçimde yüksek olması ve buna eşlik eden virilizasyon bulguları (klitoromegali, ses kalınlaşması, amenore), androjen salgılayan bir tümörün varlığına işaret eder. DHEA-S'ın normal sınırlarda olması adrenal kaynağı olasılığını azaltarak over kaynaklı bir tümörü ön plana çıkarır. Ultrasonografinin normal görünmesi tümörü dışlamaz; küçük hilus hücreli veya Leydig hücreli tümörler USG ile saptanamayabilir. Bu durumda selektif over ve adrenal venöz örnekleme ile tümörün tarafı ve kaynağı belirlenir.

Step-by-Step Solution

1
Virilizasyon ile hirsutizm arasındaki farkı belirle
Klitoromegali, ses kalınlaşması, amenore → virilizasyon tablosu; bu durum ciddi hiperandrojenizmi işaret eder
Virilizasyon bulguları varsa testosteron düzeyinin >2 ng/mL olması beklenir ve tümör araştırılmalıdır
2
Androjen kaynağını belirlemek için DHEA-S ve testosteron değerlerini yorumla
Testosteron çok yüksek (4,8 ng/mL), DHEA-S normal (185 µg/dL) → adrenal kaynaklı değil, over kaynağı düşünülür
DHEA-S adrenal androjen belirtecidir; yüksek testosteron + normal DHEA-S → over tümörü yönünde
3
17-OHP değerini değerlendirerek KAH'ı dışla
17-OHP: 1,1 ng/mL → normal; KAH dışlandı
Non-klasik KAH'ta bazal 17-OHP genellikle >2 ng/mL; bu değer normaldir
4
Ultrasonografinin negatif olması durumunda ileri görüntüleme planla
USG'de tümör görülmemiş → venöz örnekleme ile tümörün lokalizasyonu yapılmalı
Over veya adrenal venöz örnekleme, küçük, görüntüleme ile saptanamayan fonksiyonel tümörleri lokalize etmenin altın standardıdır

Key Concept

Virilizasyona neden olan over tümörlerinde androjen profili: yüksek testosteron + normal DHEA-S; USG negatifse venöz örnekleme gerekir
Estimated Time:2m 30s
Question 87Question →

17 yaşında bir hasta, hiç adet görmeme (primer amenore) ve ergenlik belirtilerinin başlamaması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede boy 176 cm, kilo 62 kg olarak ölçülüyor. Kan basıncı 155/95 mmHg saptanıyor. Meme gelişimi Tanner evre 1 (yok), aksiller ve pubik kıllanma Tanner evre 1 (yok) olarak değerlendiriliyor. Dış genital yapı dişi görünümünde ancak prepubertal. Laboratuvar tetkiklerinde hipokalemi, metabolik alkaloz, yüksek FSH ve LH düzeyleri saptanırken; östradiol ve testosteron düzeyleri saptanamayacak kadar düşük bulunuyor. Karyotip analizi 46,XX olarak raporlanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 17-alfa hidroksilaz eksikliği

Answer

17-alfa hidroksilaz eksikliği
Bu vaka, 17-alfa hidroksilaz (CYP17A1) enzim eksikliğinin klasik tablosudur. Bu enzim eksikliğinde kolesterolden sentezlenen pregnenolon ve progesteron, 17-hidroksilasyon basamağını geçemez. Sonuç olarak: 1) Kortizol sentezlenemez -> ACTH artar -> Adrenal stimülasyon artar. 2) Seks steroidleri (androjen ve östrojen) sentezlenemez -> Cinsel infantilizm (Meme yok, Kıl yok), Primer Amenore, Yüksek FSH/LH. 3) Biriken prekürsörler mineralokortikoid yoluna kayar -> Deoksikortikosteron (DOC) artar -> Hipertansiyon, Hipokalemi ve Metabolik Alkaloz gelişir. Tanıdaki kilit nokta 'Hipertansiyon + Seksüel İnfantilizm' birlikteliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Primer amenore + Cinsel infantilizm (Meme yok, Kıl yok) + Hipertansiyon + Hipokalemi + 46,XX.
Semptomların kombinasyonu spesifik bir enzim defektine işaret etmektedir.
2
Gonadotropin düzeylerini yorumla
FSH ve LH yüksek (Hipergonadotropik Hipogonadizm).
Sorunun santral (hipotalamus/hipofiz) değil, gonadal veya adrenal kaynaklı olduğunu gösterir. Kallmann sendromu elenir.
3
Cinsel gelişim ve androjen durumunu değerlendir
Meme yok (östrojen yok), Kıllanma yok (androjen yok).
Hem östrojen hem de androjen sentezinin bozulduğu bir durum olmalıdır. 11-beta hidroksilaz eksikliğinde androjenler artacağı için virilizasyon beklenirdi, bu nedenle elenir.
4
Hipertansiyon ve elektrolit bozukluğunu değerlendir
Hipertansiyon ve hipokalemi mineralokortikoid fazlalığını gösterir.
17-alfa hidroksilaz eksikliğinde pregnenolon ve progesteron kortizol veya seks steroidlerine dönüşemez, mineralokortikoid yoluna kayar (DOC artışı). Bu da hipertansiyona neden olur. Swyer ve AIS'de tansiyon normaldir.

Key Concept

17-alfa hidroksilaz eksikliği; hipertansiyon, hipokalemi ve cinsel infantilizm (hem meme hem pubik kıllanma yokluğu) ile karakterize nadir bir konjenital adrenal hiperplazi formudur.

Hints

1
Hastadaki hipertansiyon ve hipokalemi bulgusu, adrenal korteksteki mineralokortikoid yolunun aşırı çalıştığını gösterir.
2
Hem meme gelişiminin (östrojen etkisi) hem de kıllanmanın (androjen etkisi) olmaması, seks steroidlerinin sentezlenemediğini işaret eder.
3
Adrenal steroidogenez şemasını düşünün: Hangi enzim eksikliği yolu mineralokortikoidlere (Tansiyon) saptırırken, hem kortizolü hem de seks hormonlarını (Meme ve Kıl) bloklar?

Practice More

Primer amenore ve virilizasyon (kıllanma artışı) ile başvuran, tansiyonu yüksek olan bir hastada hangi enzim eksikliği düşünülür?
Estimated Time:2m 0s
Question 88Question →

28 günlük düzenli menstrüel siklusu olan bir kadında, siklus boyunca ölçülen hormon düzeyleri incelendiğinde; foliküler fazın ortasında östrojen düzeyinin yükselmeye başladığı, siklus ortasında kısa süreli bir LH piki gözlemlendiği ve ardından luteal fazda progesteron düzeyinin belirgin şekilde arttığı saptanmaktadır. Bu kadında, siklus ortasındaki LH pikinin oluşmasından birincil sorumlu olan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artan östrojen düzeyinin hipofiz üzerinde pozitif geri bildirim oluşturması

Answer

Artan östrojen düzeyinin hipofiz üzerinde pozitif geri bildirim oluşturması
Foliküler fazın sonlarında dominant folikülün olgunlaşmasıyla östrojen düzeyi kritik eşiği (yaklaşık 200 pg/mL) aşar ve bu yüksek düzey en az 36-48 saat sürdüğünde hipofiz ön lobunda pozitif geri bildirim oluşur. Bu mekanizma, gonadotrop hücrelerinin GnRH'ya duyarlılığını artırarak ani ve belirgin LH pikini (midcycle LH surge) tetikler; ovülasyon bu pikten yaklaşık 36-40 saat sonra gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Foliküler fazın geç döneminde hormonal tabloyu değerlendirin
Dominant folikül olgunlaştıkça granüloza hücreleri giderek artan miktarda östrojen salgılar; östrojen düzeyi 200 pg/mL eşiğini 36-48 saat süre aşarsa pozitif geri bildirim mekanizması devreye girer.
Menstrüel siklus boyunca östrojenin etkisi çift yönlüdür: düşük ve orta düzeylerde negatif, yüksek ve uzun süreli düzeylerde ise pozitif geri bildirim oluşturur.
2
Pozitif geri bildirimin hipofiz üzerindeki etkisini belirleyin
Yüksek östrojen düzeyi, hipofiz ön lobundaki gonadotrop hücrelerini duyarlılaştırarak GnRH'ya yanıt olarak ani ve belirgin LH salınımını (LH piki) tetikler.
Bu mekanizma, ovülasyon için zorunlu olan oosit olgunlaşmasını (germinal vezikül yıkımı) ve folikül rüptürünü başlatan sinyali sağlar.
3
Diğer seçeneklerdeki hormonların rolünü değerlendirin
FSH folikül gelişimini uyarır ancak LH pikini tetiklemez; progesteron luteal fazda baskın olup LH pikinden sonra yükselir; inhibin FSH'yı baskılar; GnRH pulsatilitesi LH salınımı için zemin hazırlar ama piki doğrudan başlatmaz.
Bu adım, mekanizmalar arasındaki farkı kavramayı ve yanlış eşleştirme hatalarından kaçınmayı sağlar.

Key Concept

Menstrüel siklus ortasındaki LH piki; yüksek östrojen düzeyinin hipofiz ön lobu üzerinde oluşturduğu pozitif geri bildirim mekanizmasıyla tetiklenir ve ovülasyonu başlatır.
Estimated Time:2m 0s
Question 89Question →

3131 yaşında, daha önce iki kez erken gebelik kaybı öyküsü olan hastanın yapılan pelvik MRI incelemesinde; uterus dış konturunun normal (konveks) olduğu, ancak uterin kavitenin fundustan internal os seviyesine kadar uzanan bir septum ile ikiye ayrıldığı izlenmiştir. Tanımlanan bu genital sistem anomalisinin embriyolojik kökeni ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Reproduktif sonuçları en kötü olan Müllerian anomalidir ve en sık spontan abortusa neden olur

Answer

Reproduktif sonuçları en kötü olan Müllerian anomalidir ve en sık spontan abortusa neden olur
Soruda tarif edilen 'dış konturu normal, kavitesi ikiye ayrılmış' uterus, Uterus Septustur. Uterus septus, Müllerian anomaliler içinde en sık görülen (%55) ve reproduktif prognozu en kötü olandır. Septumun fibrotik yapısı ve yetersiz vaskülarizasyonu nedeniyle spontan abortus oranı %65'lere kadar çıkabilir. Tedavisi histeroskopik septum rezeksiyonudur ve bu işlem sonrası canlı doğum oranları belirgin şekilde artar.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı Belirle
Uterus Septus (Komplet)
MRI'da uterus dış konturunun normal (düz/konveks) olması füzyon defektlerini (bikornuat, didelfis) ekarte eder. Kavitenin ikiye ayrılması Uterus Septus tanısını koydurur.
2
Mekanizmayı Analiz Et
Rezorpsiyon Hatası
Müllerian kanallar önce birleşir (füzyon), sonra aradaki duvar erir (rezorpsiyon). Septum, bu erime sürecinin başarısızlığıdır.
3
Klinik Özellikleri Değerlendir
Yüksek Abortus Riski
Septum dokusu fibrotiktir ve damarlanması zayıftır. Embriyo buraya implante olursa beslenemez ve düşükle sonuçlanır. En kötü prognozlu anomalidir.

Key Concept

Uterus Septus vs Bicornis Ayrımı ve Prognoz

Hints

1
Sorudaki 'dış konturun normal (konveks) olması' ifadesi, füzyon defekti olmadığını (yani uterusun tek parça halinde birleştiğini) gösterir.
2
İçeride bir duvar (septum) kalması, birleşme sonrası gerçekleşmesi gereken 'erime' sürecinin bozulduğunu işaret eder.
3
Bu duvar (septum) damarsız olduğu için bebeğin tutunup beslenmesini engeller, bu da tekrarlayan düşüklere yol açar.

Practice More

Uterus bikornis ve uterus didelfis arasındaki ayrımı ve tedavi farklarını inceleyiniz.
Question 90Question →

29 yaşında kadın hasta, 4 aydır devam eden sekonder amenore ve galaktore şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum Prolaktin düzeyi 115115 ng/mL (N: <25), TSH: 9292 mIU/L (N: 0,4-4,0) ve serbest T4T_4: 0,40,4 ng/dL (N: 0,8-1,8) olarak saptanıyor. Çekilen hipofiz MR görüntülemesinde sella içerisinde 1212 mm boyutlarında, diffüz ve homojen kontrast tutan bir genişleme (hipofiz hiperplazisi ile uyumlu) izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: L-tiroksin replasman tedavisi başlanması

Answer

L-tiroksin replasman tedavisi başlanması
Doğru yaklaşım L-tiroksin replasmanı ile primer hipotiroidinin düzeltilmesidir. Primer hipotiroidide tiroid hormonlarının eksikliği, hipotalamustan TRH salınımını artırır. TRH, sadece TSH salgılatmakla kalmaz, aynı zamanda laktotrof hücreler üzerinde stimülan etki göstererek prolaktin salınımını tetikler. Bu durum hipofiz bezinde belirgin bir hiperplaziye yol açarak radyolojik olarak adenom ile karışabilecek görünümlere neden olabilir. Tiroid hormonu yerine konulduğunda hem prolaktin seviyeleri normale döner hem de hipofizdeki genişleme geriler.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Hastada derin primer hipotiroidi (yüksek TSH, düşük fT4) ve buna ikincil orta düzeyde hiperprolaktinemi saptanmıştır.
Primer hipotiroidide azalan negatif feedback nedeniyle hipotalamustan TRH salınımı artar.
2
Fizyopatolojik mekanizmanın kurulması
Yüksek TRH, hipofizdeki laktotrof hücreleri doğrudan uyararak prolaktin salınımını artırır ve uzun dönemde tirotrof/laktotrof hiperplazisine yol açar.
TRH, fizyolojik bir Prolaktin Salgılatıcı Faktör (PRF) olarak görev yapar.
3
MR bulgusu ile korelasyon
Hipofizdeki 1212 mm'lik genişleme, bir adenomdan ziyade hipotiroidiye sekonder gelişen reaktif hiperplaziyi temsil etmektedir.
Primer hipotiroidi tedavi edildiğinde bu hiperplazi ve hiperprolaktinemi tamamen geriler.

Key Concept

Primer hipotiroidiye bağlı gelişen hiperprolaktinemi ve hipofiz hiperplazisi (Psödör-adenom)
Question 91Question →

Normal menstrüel siklusta, endometriumun proliferatif fazdan sekretuar faza geçişini başlatan hormonal olay aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Korpus luteumdan progesteron salgılanmasının artması

Answer

Endometriumun sekretuar faza geçişini tetikleyen olay, ovülasyon sonrası oluşan korpus luteumdan progesteron salgılanmasının artmasıdır.
Ovülasyonun ardından granüloza ve teka hücreleri lüteinize olarak korpus luteumu oluşturur. Korpus luteum büyük miktarda progesteron salgılar ve bu progesteron; endometriumdaki proliferatif aktiviteyi baskılayarak bezlerin sekresyon yapmasını, glikojen birikmesini ve spiral arterlerin gelişimini sağlar. Böylece endometrium proliferatif fazdan sekretuar faza geçer.

Step-by-Step Solution

1
Menstrüel siklus fazlarını ve endometrium değişikliklerini birlikte değerlendir
Proliferatif faz: östrojen hakimiyeti, endometrium kalınlaşır. Sekretuar faz: progesteron hakimiyeti, endometrium sekresyon için hazırlanır.
Endometriumun iki temel fazı farklı hormonlar tarafından yönetilir.
2
Ovülasyon sonrası hormonal değişikliği belirle
Ovülasyonla birlikte granüloza ve teka hücreleri lüteinize olur; korpus luteum oluşur ve progesteron salgılamaya başlar.
LH piki ovülasyonu tetikler ve korpus luteum gelişimini başlatır; korpus luteum progesteronun ana kaynağıdır.
3
Progesteronun endometrium üzerindeki etkisini değerlendir
Progesteron, östrojenin proliferatif etkisini baskılar ve endometriumu sekretuar faza sokar; bez aktivasyonu, glikojen birikimi ve spiral arterlerin gelişimi sağlanır.
Sekretuar faz, olası implantasyon için endometriumun hazırlanmasını kapsar ve bu sürecin başlatıcısı progesterondur.

Key Concept

Ovülasyon sonrası korpus luteum kaynaklı progesteron artışı, endometriumun proliferatif fazdan sekretuar faza geçişini tetikler.
Question 92Question →

2828 yaşında kadın hasta, son 66 aydır devam eden adet görememe ve memelerinden kendiliğinden gelen sütlü akıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan sistemik sorgusunda halsizlik, cilt kuruluğu ve kabızlık şikayetlerinin de eşlik ettiği öğreniliyor. Yapılan ilk tetkiklerde serum prolaktin düzeyi 7575 ng/mL olarak saptanıyor ve gebelik testi negatif sonuçlanıyor.

Bu hastada hiperprolaktineminin etiyolojisini aydınlatmak için bir sonraki adımda istenmesi gereken en uygun laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum TSH düzeyi

Answer

Hiperprolaktineminin etiyolojisini aydınlatmak için serum TSH düzeyi ölçülmelidir.
Serum TSH düzeyi ölçümü en uygun adımdır çünkü hastanın klinik tablosundaki kabızlık, halsizlik ve cilt kuruluğu primer hipotiroidiyi düşündürmektedir. Primer hipotiroidide negatif geri bildirimin kalkmasıyla artan TRH, hipofizdeki laktotrof hücrelerden prolaktin salınımını doğrudan uyararak hiperprolaktinemiye yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Amenore ve galaktoreye eşlik eden halsizlik, cilt kuruluğu ve kabızlık bulguları saptandı.
Bu bulgular primer hipotiroidi şüphesini uyandırır.
2
Fizyopatolojik ilişkinin kurulması
Primer hipotiroidide azalan tiroid hormonları hipotalamustan TRH salınımını artırır.
TRH, hipofizdeki laktotrof hücreleri uyararak prolaktin salınımını tetikler.
3
Tanısal önceliğin belirlenmesi
Hiperprolaktinemisi olan ve hipotiroidi düşündüren bulguları olan hastada TSH bakılması kararlaştırıldı.
Hipotiroidi tedavisi ile prolaktin düzeyleri normale döneceğinden gereksiz ileri tetkiklerin (MRG vb.) önüne geçilir.

Key Concept

Primer hipotiroidi ve hiperprolaktinemi ilişkisi (TRH aracılığıyla)

Alternative Method

Öyküde dopamin antagonisti ilaçların (metoklopramid, antipsikotikler vb.) sorgulanması da laboratuvar öncesi veya eş zamanlı kritik bir adımdır.
Estimated Time:45s
Question 93Question →

2626 yaşında kadın hasta, sekonder amenore ve galaktore şikayetleriyle başvuruyor. Serum prolaktin düzeyi 90ng/mL90 ng/mL saptanıyor. Hipofiz MR incelemesinde 7mm7 mm çapında hipofizer adenom (mikroprolaktinoma) tespit ediliyor. Gebelik testi negatif olan bu hastada, semptomların kontrolü ve adenom boyutunun küçültülmesi için tercih edilmesi gereken ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kabergolin

Answer

Semptomatik prolaktinomalarda (mikro veya makroadenom) ilk basamak tedavi dopamin agonisti olan Kabergolin kullanımıdır.
Prolaktinomaların (hem mikro hem makro) tedavisinde dopamin agonistleri (başta kabergolin olmak üzere) altın standarttır. Bu ilaçlar prolaktin salgısını inhibe ederken, laktotrof hücrelerin boyutunu küçülterek adenomun gerilemesini sağlarlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın semptom ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Amenore ve galaktore ile birlikte 90ng/mL90 ng/mL prolaktin yüksekliği ve MR'da mikroadenom saptanmıştır.
Tanının netleştirilmesi ve patolojinin (mikroadenom) gösterilmesi için gereklidir.
2
Tedavi endikasyonunu belirle
Semptomatik (amenore, galaktore) mikroprolaktinomalar tedavi edilmelidir.
Hastanın yaşam kalitesini artırmak ve osteoporoz riskini azaltmak amaçlanır.
3
Uygun tedavi yöntemini seç
Dopamin agonistleri (Kabergolin) tedavisine başlanır.
Prolaktinomalarda medikal tedavi (dopamin agonistleri) ilk basamak ve en etkili yöntemdir.

Key Concept

Hiperprolaktinemiye yol açan adenomlarda (prolaktinoma) ilk basamak yaklaşım cerrahi değil, medikal tedavidir.
Estimated Time:45s
Question 94Question →

Tekrarlayan ikinci trimester gebelik kayıpları nedeniyle değerlendirilen 31 yaşındaki hastanın Histerosalpingografi (HSG) tetkikinde, uterin kavitenin ikiye ayrıldığı ve serviksin tek olduğu izlenmiştir. Ayırıcı tanı için yapılan Pelvik MR incelemesinde uterusun dış konturunun düz olduğu ve fundusta herhangi bir indentasyonun (çöküntü) bulunmadığı raporlanmıştır. Bu hasta için en olası tanı ve bu anomalinin altında yatan embriyolojik mekanizma aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uterus septus - Müller kanallarının orta hat septumunun rezorpsiyon hatası

Answer

Uterus septus - Müller kanallarının orta hat septumunun rezorpsiyon hatası
Soruda verilen vaka, uterus septus ve uterus bikornis ayırıcı tanısını sorgulayan klasik bir senaryodur. HSG'de izlenen çift kavite görünümü her iki anomalide de olabilir. Altın standart ayırıcı kriter uterus dış konturudur. Uterus dış konturunun düz olması veya 1 cm'den az indentasyon göstermesi Uterus Septus tanısını koydurur. Uterus septus, Müller kanallarının orta hatta başarılı bir şekilde birleşmesi (füzyon) ancak sonrasında oluşan septumun eriyerek kaybolmaması (rezorpsiyon hatası) sonucu oluşur. Tekrarlayan gebelik kayıpları ile en sık ilişkili Müllerian anomali de uterus septustur.

Step-by-Step Solution

1
Görüntüleme bulgularını analiz et
HSG'de 'çift kavite' görünümü, uterus septus veya uterus bikornis ayrımını gerektirir.
Her iki anomali de HSG'de benzer görünebilir, bu nedenle tek başına tanı koydurucu değildir.
2
Dış kontur (fundal indentasyon) bilgisini değerlendir
MR'da dış konturun düz olması (indentasyon < 1 cm), anomalinin bir 'füzyon' (birleşme) hatası olmadığını gösterir.
Uterus bikornis ve didelfis füzyon hatalarıdır ve dışta derin çentik oluştururlar. Uterus septus ise dıştan düzgündür.
3
Tanı ve embriyolojik mekanizmayı eşleştir
Dış konturu düz olan çift kaviteli uterus 'Uterus Septus'tur. Oluşum mekanizması, birleşmiş Müller kanallarının ortasındaki septumun erimemesidir (rezorpsiyon hatası).
Doğru tanı ve mekanizma eşleşmesi C seçeneğinde verilmiştir.

Key Concept

Müllerian Anomalilerin Ayrımı
Question 95Question →

28 yaşında, iki kez 10 haftalık gebelik kaybı öyküsü olan bir hastaya çekilen histerosalpingografide (HSG) kavitenin orta hatta geniş bir açıyla ikiye ayrıldığı izleniyor. Kesin tanı amacıyla yapılan 3D ultrasonografide uterus fundal dış konturunun düz (konveks) olduğu, ancak endometrial kavitenin fundustan servikse kadar uzanan bir doku tarafından ikiye bölündüğü saptanıyor. Bu hastadaki patoloji ve embriyolojik kökeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Müller kanallarının birleşmesi sonrası orta hattaki bölmenin (septum) rezorpsiyonundaki yetersizlik sonucu gelişir.

Answer

Müller kanallarının birleşmesi sonrası orta hattaki bölmenin (septum) rezorpsiyonundaki yetersizlik sonucu gelişir.
Vakada tanımlanan 3D ultrasonografi bulguları (düz fundal kontur ve kaviteyi bölen doku) klasik bir 'Uterus Septus' tablosudur. Uterus septus, embriyolojik olarak Müller kanallarının normal füzyonunu takiben orta hattaki septumun rezorbe (emilme) olamaması sonucu oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Görüntüleme bulgularını analiz et.
HSG'de iki ayrı kavite izlenmesi hem uterus bikornis hem de uterus septus için ortak bir bulgudur. Ancak 3D ultrasonografide fundal dış konturun 'düz/konveks' olması, anomalinin bir 'septum' (rezorpsiyon kusuru) olduğunu kesinleştirir.
Uterus bikorniste fundus üzerinde 1 cm'den derin bir çentiklenme (indentasyon) izlenir; uterus septusta ise dış kontur normaldir.
2
Embriyolojik süreci hatırla.
Genital kanal gelişimi sırasında önce Müller kanalları orta hatta birleşir (füzyon), ardından aradaki bölme kaybolur (rezorpsiyon).
Uterus septus, bu iki aşamalı sürecin ikinci basamağındaki bir aksaklıktan kaynaklanır.
3
Klinik sonuçları ve tedaviyi değerlendir.
Septum dokusu, normal miyometriuma göre daha az damarlanmaya sahiptir. Bu durum implantasyon sonrası erken dönem kayıplara yol açar. Tedavisi histeroskopiktir.
Tedavide amaç kavite hacmini artırmak ve kanlanması yetersiz olan septum dokusunu ortadan kaldırmaktır.

Key Concept

Müllerian kanal anomalilerinde ayırıcı tanıda fundal dış kontur belirleyicidir; rezorpsiyon kusurlarında (septus) fundus düzdür, füzyon kusurlarında (bikornis) fundus çentiklidir.
Question 96Question →

Müllerian kanal anomalileri içinde, Müllerian kanalların hiç gelişmemesi sonucu ortaya çıkan ve birincil amenore ile vajina yokluğuyla karakterize olan anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser (MRKH) sendromu

Answer

Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser (MRKH) sendromu
MRKH sendromu, Müllerian kanalların embriyolojik olarak hiç gelişmemesi sonucu uterus ve üst vajina aplazisi ile ortaya çıkar. Hastalar 46,XX karyotipine ve normal over fonksiyonuna sahip olduğundan ikincil cinsel karakterler (meme gelişimi, pubik kıllanma) normaldir; ancak uterus yokluğu nedeniyle birincil amenore ve vajina yokluğu/kısalığı temel bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun hangi Müllerian anomaliyle uyumlu olduğunu belirle
Birincil amenore + vajina yokluğu → Müllerian kanalların hiç gelişmemediğine işaret eder
Müllerian kanallar uterus, tuba uterina ve üst vajinanın gelişiminden sorumludur; bu kanalların agenezisi her üç yapının yokluğuna yol açar
2
MRKH sendromunun tanımını ve bulgularını doğrula
MRKH sendromu: 46,XX karyotipi, normal over fonksiyonu, uterus ve üst vajina yokluğu, birincil amenore
Overler Müllerian değil gonadal kökenlidir; bu nedenle overler normal fonksiyon görür ve ikincil cinsel karakterler gelişir, ancak uterus ve vajina yoktur
3
Diğer Müllerian anomalilerini dışla
Birleşme hataları (didelfis, bikornuat) ve rezorpsiyon hataları (septus, arkuat) uterus ve vajinanın varlığını gerektirir
Bu anomaliler kanallarda farklı gelişim basamaklarının başarısız olmasından kaynaklanır, ancak yapılar bir düzeyde mevcut olmaya devam eder

Key Concept

MRKH sendromu, Müllerian kanal agenezisi sonucu uterus ve üst vajina yokluğuyla karakterize olup birincil amenorenin en sık yapısal nedenidir.
Question 97Question →

Menstrüel siklusun geç foliküler fazında, dominant folikülden salınan yüksek miktardaki östradiol, hipofiz üzerinde pozitif geri bildirim oluşturarak LH pikini tetikler. Bu pozitif geri bildirim mekanizmasının gerçekleşebilmesi için östradiolün belirli bir eşik değerin üzerinde ve belirli bir süre boyunca etkisini sürdürmesi gerekmektedir. Ancak bu mekanizma ile ilgili yapılan deneysel çalışmalarda, bazı kadınlarda yüksek ve sürekli östradiol düzeylerine rağmen LH pikinin geciktiği veya yetersiz kaldığı gözlemlenmiştir. Bu bulgunun en olası açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipofiz gonadotrop hücrelerinin, önceki foliküler faz boyunca yeterli GnRH puls frekansına maruz kalmaması nedeniyle LH depo kapasitesinin azalmış olması

Answer

Hipofiz gonadotrop hücrelerinin, önceki foliküler faz boyunca yeterli GnRH puls frekansına maruz kalmaması nedeniyle LH depo kapasitesinin azalmış olması
LH pikinin yeterli büyüklük ve zamanlama ile gerçekleşebilmesi için östradiolün pozitif geri bildirim sinyalinin yanı sıra hipofizin önceden 'primed' (hazırlanmış) olması gerekir. Bu hazırlık, foliküler fazda GnRH puls frekansının kademeli artışıyla sağlanır; artan GnRH puls frekansı gonadotrop hücrelerde LH beta-subunit sentezini ve depolanmasını uyarır. GnRH puls frekansı yetersiz kalmışsa hipofiz yeterince LH depolayamaz ve östradiolün pozitif etkisine rağmen salınacak LH miktarı azalır; bu da gecikmiş veya yetersiz LH pikine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
LH pikinin oluşumu için gerekli iki bileşeni tanımlayın
LH piki için hem (1) hipofizin yeterli LH sentezlemiş/depolamış olması, hem de (2) östradiol kaynaklı pozitif geri bildirim sinyalinin varlığı gerekmektedir.
Pozitif geri bildirim mekanizması yalnızca hormon sinyalinden ibaret değildir; hipofizin buna yanıt verebilecek kapasitede olması şarttır.
2
GnRH puls frekansının foliküler fazdaki rolünü değerlendirin
Foliküler fazda GnRH puls frekansı kademeli olarak artar (saatte ~1 puls). Bu artış, hipofiz gonadotrop hücrelerinde LH beta-subunit sentezini ve LH'nın granüler depolanmasını uyarır.
LH pikinin yeterli büyüklükte olabilmesi için hipofizde büyük miktarda LH depolanmış olmalıdır; bu depolanma GnRH puls frekans artışına bağımlıdır.
3
Yeterli GnRH maruziyeti olmadan pozitif geri bildirimin neden yetersiz kalacağını açıklayın
Eğer GnRH puls frekansı foliküler faz boyunca yetersiz kalmışsa, hipofizde yeterli LH depolanmaz. Bu durumda östradiol pozitif geri bildirim sinyali verse bile, hipofizin salabileceği LH miktarı sınırlı kalır ve klinik olarak yetersiz/gecikmiş LH piki gözlenir.
Bu, 'hipofizer priming' kavramıdır: östradiolün pozitif etkisi, hipofizin önceden hazırlanmış (primed) olmasını gerektirir.
4
Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu kontrol edin
Kisspeptin nöronları geç foliküler fazda östradiol tarafından uyarılır (baskılanmaz); endojen opioid baskısı luteal fazda belirgindir; preovulatuvar progesteron LH pikini tek başına tetikleyemez; inhibin A LH'yı doğrudan baskılamaz.
Her seçenekteki mekanizmaların foliküler ve luteal fazlardaki doğru etkileri bilinmeden bu soruyu yanıtlamak mümkün değildir.

Key Concept

Hipofizer priming: LH pikinin oluşabilmesi için GnRH puls frekansının foliküler fazda artarak hipofizde yeterli LH depolanmasını sağlaması gerekliliği
Estimated Time:3m 30s
Question 98Question →

25 yaşında bir kadın hasta, evli olmasına rağmen 2 yıldır gebelik sağlayamaması nedeniyle başvuruyor. Düzenli adet gören hastanın jinekolojik muayenesinde dış genitalia normal olarak değerlendiriliyor. Yapılan histerosalpingografi (HSG) incelemesinde uterus kavitesinin tek taraflı olduğu ve füzyon defektinin bulunmadığı, karşı tarafın ise rudimenter korna şeklinde görüntülendiği saptanıyor. MRI'da ise ipsilateral böbreğin agenezik olduğu doğrulanıyor. Bu klinik tabloya en uygun Müllerian anomali tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uterus unicornuat (karşı tarafta rudimenter korna ile birlikte)

Answer

Uterus unicornuat (karşı tarafta rudimenter korna ile birlikte)
Tek taraflı uterus kavitesi ve karşı tarafta rudimenter korna varlığı, bir Müllerian kanalın hiç gelişmediğini ya da rudimenter kaldığını gösterir; bu tablo uterus unicornuat tanısına karşılık gelir. Bu anomalinin en önemli klinik önemi, ipsilateral renal agenezinin %40-67 oranında eşlik etmesidir; MRI ile doğrulanan böbrek yokluğu bu tanıyı pekiştirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
HSG bulgusunu yorumla
Tek taraflı uterus kavitesi ve rudimenter korna saptanmış; bu bulgu bir Müllerian kanalın normal geliştiğini, diğerinin ise rudimenter kaldığını düşündürür.
Uterus unicornuat'ın ayırt edici görüntüleme bulgusudur: tek kavite, karşı tarafta işlevsiz veya rudimenter korna.
2
MRI bulgusunu değerlendir ve eşlik eden anomalileri araştır
İpsilateral renal agenezi saptanmış; bu unicornuat uterusun klasik eşlik eden bulgusudur.
Müllerian kanallar ile metanefrik tomurcuklar aynı embriyonik kökenli yapılarla yakın ilişkidedir; bu nedenle tek taraflı Müllerian gelişim duraksapalrında, aynı taraf böbrek agenezisi sık görülür (%40-67 oranında).
3
Diğer Müllerian anomalilerle karşılaştır ve doğru sınıflandır
Uterus didelfis ve bikornis iki kavite içerir; septus dıştan normal görünür; MRKH'da adet yoktur. Yalnızca unicornuat bu klinik tabloya uymaktadır.
Klinik bulgular birlikte değerlendirildiğinde tek taraflı kavite + rudimenter korna + renal agenezi triadı unicornuat uterusu işaret etmektedir.

Key Concept

Uterus unicornuat, tek Müllerian kanalın gelişip diğerinin rudimenter kalması sonucu oluşur ve ipsilateral renal agenezi ile sıkça birliktelik gösterir.
Estimated Time:1m 30s
Question 99Question →

Böbrek agenezisi ile en sık birliktelik gösteren Müllerian kanal anomalisi hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Unikornuat uterus

Answer

Unikornuat uterus, böbrek agenezisi ile en sık birliktelik gösteren Müllerian kanal anomalisidir.
Unikornuat uterus, tek taraflı Müllerian kanal gelişim yetmezliği sonucu oluşur. Embriyolojik gelişim sırasında aynı taraftaki üreter tomurcuğu da etkilenebildiğinden, ipsilateral renal agenezi veya renal aplazi yaklaşık %40 vakada eşlik eder. Bu, Müllerian anomalileri içinde böbrek agenezisiyle en sık görülen birlikteliktir.

Step-by-Step Solution

1
Müllerian kanal anomalilerinin embriyolojik kökenini hatırla
Müllerian kanallar ile üreter tomurcuğu (böbreği oluşturacak yapı) aynı dönemde gelişir ve ortak embriyolojik komşuluğa sahiptir
Ortak embriyolojik gelişim, bu iki sistem arasındaki birliktelik olasılığını açıklar
2
Tek taraflı gelişim bozukluğunun böbrek üzerindeki etkisini değerlendir
Bir taraftaki Müllerian kanalın gelişmemesi, aynı taraftaki üreter tomurcuğunun da etkilenmesiyle ipsilateral renal ageneziye yol açabilir
Unikornuat uterus, tek taraflı Müllerian kanal yetmezliğinin sonucudur ve ipsilateral böbrek gelişim bozukluğuyla ~%40 oranında eşlik eder
3
Diğer anomalilerin renal birliktelik sıklıklarını karşılaştır
Uterus septus ve arkuat uterus gibi rezorpsiyon defektleri ya da uterus didelfis gibi bilateral füzyon yokluğu, renal sistem anomalileriyle unikornuat kadar güçlü birliktelik göstermez
Renal birliktelik en çok tek taraflı (unilateral) Müllerian gelişim yetersizliğiyle görülür

Key Concept

Unikornuat uterus ile ipsilateral renal agenezi arasındaki embriyolojik birliktelik
Estimated Time:45s
Question 100Question →

32 yaşında, 33 haftalık gebe bir hasta, son 2 aydır yüz ve gövde bölgesinde hızlı artış gösteren kıllanma, şiddetli akne ve seste kalınlaşma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede belirgin virilizasyon bulguları saptanıyor. Yapılan pelvik ultrasonografide her iki overde büyümüş, solid görünümde ve çok sayıda nodüler yapı izleniyor. Serum total testosteron düzeyi gebelik normallerinin oldukça üzerinde bulunuyor. Bu hastadaki klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gebelik luteoması

Answer

Gebelik luteoması (Pregnancy Luteoma)
Seçenekler arasında gebelik sırasında ortaya çıkan virilizasyon tablosuna ve bilateral solid over kitlelerine en uygun tanı 'Gebelik luteoması'dır. Gebelik luteoması, gebeliğe bağlı gelişen, teka hücrelerinin nodüler hiperplazisi ile karakterize benign bir durumdur. Yüksek hCG seviyelerine abartılı yanıt sonucu oluşur. En önemli özellikleri; solid yapıda olması, sıklıkla (%50) bilateral olması ve belirgin androjen üretimi (virilizasyon) yapabilmesidir. Doğum sonrası hCG desteği çekilince kendiliğinden geriler. Kız fetüste virilizasyon riski (%60-70) yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analizi
Gebelikte ortaya çıkan hızlı virilizasyon (hirsutizm, ses kalınlaşması, akne) ve yüksek testosteron düzeyi.
Bu bulgular androjen üreten bir patolojiyi işaret eder.
2
Ultrason bulgularının değerlendirilmesi
Bilateral (iki taraflı), solid ve nodüler kitleler.
Bu görünüm, kistik yapıda olan teka lutein kistlerinden ve genellikle tek taraflı olan gerçek ovaryan neoplazmlardan (Sertoli-Leydig gibi) ayrımı sağlar.
3
Tanının kesinleştirilmesi
Gebelik luteoması.
Gebeliğe özgü, hCG etkisiyle teka hücrelerinin hiperplazisi sonucu oluşan, solid, sıklıkla bilateral ve virilizan karakterde benign bir durumdur.

Key Concept

Gebelik luteoması, gebelikte görülen, anneyi ve kız fetüsü virilize edebilen, doğum sonrası kendiliğinden gerileyen benign, solid ovarian bir kitleledir.
PreviousPage 5 / 12Next