Viroloji

458 questions

Question 181Question

2828 yaşında HIV pozitif erkek hastaya antiretroviral tedavi başlanıyor. Tedavi sürecinde yapılan kontrollerde hastada hiperlipidemi, insülin direnci ve gövdesel yağlanma (lipodistrofi) gibi metabolik komplikasyonların geliştiği saptanıyor. Bu hastanın tedavisinde kullanılan ve HIV replikasyon döngüsünün geç evresinde gagpolgag-pol poliproteininin bölünmesini inhibe ederek matürasyon sürecini engelleyen antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Darunavir

Answer

Darunavir (Proteaz İnhibitörü)
Proteaz inhibitörleri (örneğin Darunavir), viral replikasyon döngüsünün geç aşamasında görev alan HIV proteaz enzimini bloke eder. Bu enzim gaggag ve gagpolgag-pol poliproteinlerini bölerek p24, p17 gibi yapısal proteinleri oluşturur. İnhibisyon sonucunda, yapısal olarak anormal ve enfeksiyöz özelliği olmayan 'immatür virionlar' üretilir. Ayrıca bu ilaç sınıfı, insülin direnci, hiperlipidemi ve lipodistrofi gibi metabolik yan etkilerle yakından ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda tanımlanan etki mekanizmasını (gagpolgag-pol poliprotein bölünmesi ve matürasyon engeli) analiz et.
Bu mekanizma proteaz inhibitörlerine (PI) özgüdür.
Proteaz enzimi, büyük poliproteinlerin fonksiyonel küçük proteinlere bölünmesinden sorumludur.
2
Hastada gelişen klinik yan etkileri (hiperlipidemi, insülin direnci) değerlendir.
Bu metabolik yan etkiler proteaz inhibitörü sınıfının tipik komplikasyonlarıdır.
Proteaz inhibitörleri lipid metabolizmasını ve glukoz toleransını bozabilir.
3
Seçenekler arasından proteaz inhibitörü olan ilacı belirle.
Darunavir bu sınıfa aittir.
Diğer seçenekler farklı enzim gruplarını (İntegraz, RT) veya giriş aşamasını hedefler.

Key Concept

HIV Proteaz İnhibitörlerinin (PI) etki mekanizması ve metabolik yan etkileri
Estimated Time:1m 30s
Question 182Question

Allojenik kök hücre nakli sonrası gelişen sitomegalovirüs (CMVCMV) retiniti nedeniyle gansiklovir tedavisi başlanan bir hastada, tedavinin 3. haftasında klinik ilerleme gözlenmiş ve yapılan analizlerde UL97UL97 geninde mutasyon saptanmıştır. Bu gelişme üzerine tedavi rejiminin sidofovir ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Sidofovir uygulaması sırasında gelişebilecek ciddi nefrotoksisiteyi önlemek amacıyla hastaya probenesid verilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Proksimal tübül hücrelerinin bazolateral membranında bulunan organik anyon taşıyıcılarını (OAT1OAT1) bloke ederek ilacın hücre içi birikimini azaltmak

Answer

Sidofovirin proksimal tübül hücrelerine girişini sağlayan bazolateral membran üzerindeki organik anyon taşıyıcılarını (OAT1) bloke ederek hücre içi ilaç birikimini ve buna bağlı gelişen nefrotoksisiteyi azaltmaktır.
Sidofovir, proksimal renal tübül hücreleri tarafından kan tarafından (bazolateral) organik anyon taşıyıcısı 1 (OAT1) aracılığıyla aktif olarak alınır. Hücre içindeki yüksek sidofovir konsantrasyonları nefrotoksisiteye neden olur. Probenesid, OAT1 taşıyıcısını sidofovirden daha yüksek afinite ile bloke ederek, ilacın tübüler hücrelere girişini ve dolayısıyla hücre içi birikimini önleyerek böbrek hasarını minimize eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik direnç profilini analiz etme
UL97 mutasyonu, gansiklovirin aktif formuna (monofosfat) dönüşümünü engeller, bu nedenle gansiklovir direnci gelişir.
Gansiklovir, ilk fosforilasyon için viral UL97 protein kinazına ihtiyaç duyan bir nükleozid analoğudur.
2
Alternatif ilacı ve farmakokinetik özelliklerini belirleme
Sidofovir, fosforile edilmiş hazır bir nükleotid (asiklik nükleozid fosfonat) analoğudur; viral UL97'ye ihtiyaç duymadan hücresel kinazlarla aktifleşir ve UL97 mutant CMV enfeksiyonlarında etkilidir.
Viral kinaz basamağını baypas edebilen ajanlar, bu tip direnç durumlarında tercih edilir.
3
Toksisite yönetim mekanizmasını değerlendirme
Sidofovir proksimal tübül hücrelerinde OAT1 üzerinden birikir. Probenesid, OAT1'i bloke ederek bu girişi engeller.
Nefrotoksisiteyi önlemek için ilacın renal tübüler hücrelerdeki konsantrasyonunu sınırlamak gerekir.

Key Concept

Sidofovir, UL97 mutasyonu olan CMV suşlarına karşı etkili bir nükleotid analoğudur; ancak proksimal tübül epiteli bazolateral membranındaki OAT1 taşıyıcıları üzerinden hücre içine girerek nefrotoksik etki gösterir. Bu durum probenesid ile önlenir.

Practice More

Sidofovir ve gansiklovir arasındaki çapraz direnç mekanizmalarını (UL54 mutasyonları) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 183Question

HIV-1 ve HIV-2 arasındaki biyolojik farkları inceleyen bir moleküler viroloji çalışmasında; HIV-2'nin, dendritik hücreler ve makrofajlar gibi miyeloid seri hücrelerinde bulunan ve hücresel dNTPdNTP (deoksinükleozid trifosfat) havuzunu tüketerek viral DNA sentezini (revers transkripsiyonu) kısıtlayan SAMHD1 proteinini proteozomal yıkıma uğrattığı saptanmıştır.

Bu fonksiyonu yerine getiren ve HIV-1 genomunda karşılığı bulunmayan HIV-2 aksesuar proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vpx

Answer

HIV-2'ye özgü olan ve SAMHD1 proteinini proteozomal yıkıma uğratarak miyeloid hücrelerde replikasyonu sağlayan aksesuar protein Vpx'tir.
Vpx proteini, HIV-2'ye özgü bir aksesuar proteindir ve dendritik hücreler ile makrofajlarda bulunan SAMHD1 kısıtlayıcı faktörünü proteozomal yıkıma uğratarak virüsün bu hücrelerde revers transkripsiyon yapabilmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
HIV-1 ve HIV-2 genomik farklarının belirlenmesi
HIV-1'de vpuvpu geni bulunurken, HIV-2'de bu genin yerine vpxvpx geni bulunur.
Vpx, HIV-2'nin hücre tipine özgü kısıtlamaları aşmasını sağlayan temel farklardan biridir.
2
SAMHD1 kısıtlayıcı faktörünün mekanizmasının analizi
SAMHD1, bir fosfohidrolaz olarak dNTPdNTP havuzunu boşaltır ve revers transkripsiyonu engeller.
Miyeloid hücrelerin (makrofaj/DC) virüse dirençli olmasının temel nedenini anlamak.
3
Vpx proteininin etkisinin tanımlanması
Vpx, CRL4CRL4 ubiquitin ligaz kompleksi üzerinden SAMHD1'i işaretleyerek yıkılmasını sağlar.
Viral DNA sentezi için gerekli dNTPdNTP düzeylerini normale döndürmek.

Key Concept

HIV-2'ye özgü Vpx proteini, SAMHD1 kısıtlayıcı faktörünü (restriction factor) antagonize ederek miyeloid hücrelerde viral replikasyonu sağlar.
Estimated Time:1m 30s
Question 184Question

Nörodejeneratif bir hastalık şüphesiyle incelenen bir hastada; beyin dokusunda inflamatuar hücre infiltrasyonu olmaksızın yaygın vakuolizasyon (spongiform değişiklik) saptanmıştır. Bu tabloya yol açan enfeksiyöz ajanın (PrPScPrP^{Sc}), klasik virüslerden ve hücresel prion proteininden (PrPCPrP^C) ayrımında kullanılan biyokimyasal ve biyolojik özellikleri düşünüldüğünde; aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Deterjanlarda çözünmezlik özelliği göstermesi ve proteaz enzimlerine karşı dirençli bir çekirdek yapı içermesi

Answer

Patolojik prion proteinleri (PrPScPrP^{Sc}), deterjanlarda çözünmez özelliktedir ve proteaz enzimlerine karşı dirençli bir çekirdek yapı içerir.
Doğru yanıt olan seçenek, prionların en karakteristik biyokimyasal özelliğini tanımlamaktadır. PrPScPrP^{Sc}, yüksek oranda β\beta-tabaka yapısı içermesi nedeniyle non-iyonik deterjanlarda çözünmez ve proteazlara karşı dirençlidir. Proteinaz K ile muamele edildiğinde, proteinin sadece bir kısmı yıkılır ve geriye enfeksiyöz özelliklerini koruyan dirençli bir çekirdek kalır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve patolojik bulguların analizi
İnflamasyon olmaksızın spongiform değişiklik (vakuolizasyon), bir prion hastalığına (Bulaşıcı Süngerimsi Ensefalopati) işaret eder.
Prion hastalıkları tipik olarak beyinde nöron kaybı ve vakuolizasyon ile karakterizedir, ancak klasik viral ensefalitlerin aksine inflamatuar hücre göçü görülmez.
2
Ajanın (PrPScPrP^{Sc}) biyokimyasal özelliklerinin değerlendirilmesi
Ajan, konak genomu tarafından kodlanan PrPCPrP^C proteininin yanlış katlanmış (PrPScPrP^{Sc}) formudur.
Patogenez, α\alpha-heliks yapısının yerini β\beta-tabaka yapısının almasıyla gerçekleşen konformasyonel bir değişimdir.
3
Ayırıcı özelliklerin belirlenmesi
PrPScPrP^{Sc} formu, β\beta-tabaka zenginliği nedeniyle deterjanlarda çözünmez ve proteazlara (Proteinaz K) dirençlidir.
Yapısal değişim, proteinin fizikokimyasal özelliklerini değiştirerek agregasyon eğilimini ve enzimatik yıkıma karşı direncini artırır.

Key Concept

Prionların (PrPScPrP^{Sc}) konformasyonel değişimi sonucu kazandığı fizikokimyasal direnç özellikleri ve immün tolerans.
Question 185Question

Prion hastalıklarının moleküler patogenezi ve bu süreçte rol oynayan enfeksiyöz ajanların fizikokimyasal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücresel prion proteininden (PrPCPrP^C) patojenik formun (PrPScPrP^{Sc}) oluşumu sırasında proteinin ikincil yapısında α\alpha-helikslerin yerini büyük oranda β\beta-tabakalar alır ve bu durum ajana proteaz direnci kazandırır.

Answer

Hücresel prion proteininden (PrPCPrP^C) patojenik formun (PrPScPrP^{Sc}) oluşumu sırasında proteinin ikincil yapısında α\alpha-helikslerin yerini büyük oranda β\beta-tabakalar alır ve bu durum ajana proteaz direnci kazandırır.
Prion hastalıklarında temel olay, normal hücresel protein olan PrPCPrP^C’nin, patojenik PrPScPrP^{Sc} formuna konformasyonel olarak dönüşmesidir. Bu süreçte proteinin α\alpha-heliks yapısı azalırken β\beta-tabaka içeriği artar. Bu yapısal değişim, proteinin proteazlar tarafından yıkılmasını zorlaştırır, çözünürlüğünü azaltır ve sinir sisteminde birikerek nörodejenerasyona yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Prion proteinlerinin yapısal formlarını karşılaştır.
PrPCPrP^C (normal) α\alpha-heliks zenginiyken, PrPScPrP^{Sc} (patojenik) β\beta-tabaka zenginidir.
Konformasyonel değişim patogenezin merkezidir.
2
Dönüşümün biyokimyasal sonuçlarını analiz et.
β\beta-tabaka artışı proteini suda çözünmez hale getirir ve proteazlara karşı dirençli kılar.
Yanlış katlanan proteinler beyinde plaklar ve spongiform değişiklikler oluşturur.
3
Ajanın direnç özelliklerini ve immün yanıtı değerlendir.
Nükleik asit yoktur (UV direnci) ve inflamasyon gelişmez (immün tolerans).
Prionlar klasik virüslerden bu temel farklarla ayrılır.

Key Concept

Prion dönüşümü (PrP-C'den PrP-Sc'ye geçiş) post-translasyonel bir süreçtir ve proteinin fizikokimyasal özelliklerini kökten değiştirir.
Question 186Question

Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJH) ön tanısı ile takip edilen bir hastadan alınan beyin biyopsisi örneklerinin laboratuvar incelemesi ve kullanılan cerrahi aletlerin sterilizasyonu planlanmaktadır. Bu süreçte prionların (PrPScPrP^{Sc}) konvansiyonel enfeksiyöz ajanlardan (viruslar, bakteriler) ayrılan en temel biyokimyasal özelliği ve fiziksel yöntemlere (ısı, radyasyon) karşı gösterdiği direncin ana sorumlusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nükleik asit içermemesi ve sekonder yapısında β\beta-tabaka (beta-sheet) oranının belirgin artışı

Answer

Nükleik asit içermemesi ve sekonder yapısında beta-tabaka oranının artışı prionların temel ayırt edici özelliğidir.
Doğru seçenek, prionların en temel iki özelliğini bir arada sunmaktadır: Herhangi bir nükleik asit içermemeleri ve normal hücresel prion proteininin (PrPCPrP^C) patolojik forma (PrPScPrP^{Sc}) dönüşümü sırasında ortaya çıkan β\beta-tabaka (beta-sheet) zenginleşmesi. Bu yapısal değişim, ajanın proteazlara, yüksek ısıya (121C121^\circ\text{C} otoklav gibi) ve kimyasal dezenfektanlara karşı olağanüstü dirençli olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Ajanın genetik yapısını değerlendir.
Prionlar bilinen tüm diğer enfeksiyöz ajanların aksine nükleik asit (DNA veya RNA) içermez.
Sadece protein yapısındaki moleküllerdir ve konakçı geni tarafından kodlanırlar.
2
Yapısal konformasyonu analiz et.
Hastalık yapıcı PrPScPrP^{Sc} formunda, normal PrPCPrP^C formundaki α\alpha-helikslerin yerini β\beta-tabakalar alır.
Beta-tabaka hakimiyeti, proteinin agregasyonuna ve dekontaminasyon yöntemlerine direnç kazanmasına yol açar.
3
Konak yanıtını incele.
İmmün sistem bu proteini yabancı olarak algılamaz ve inflamasyon oluşturmaz.
Prion proteini normalde vücutta bulunan bir proteinin yanlış katlanmış hali olduğu için immün tolerans mevcuttur.

Key Concept

Prionlarda post-translasyonel konformasyonel değişiklik (αβ\alpha \to \beta dönüşümü) ve nükleik asit yokluğu.

Alternative Method

Prionların direncini hatırlamak için 'standart otoklavın yetersizliği' bilgisinden yola çıkarak, bu direncin ancak çok stabil bir ikincil protein yapısı (beta-sheet) ile mümkün olabileceği akıl yürütülebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 187Question

İmmünolojide viral antijenlerin sunumu, aşının koruyuculuk süresini belirleyen hücresel bellek oluşumunda kilit rol oynar. Antijenlerin sitozolik işlenip TAPTAP (Antijen işlenmesi ile ilişkili taşıyıcı) proteinleri üzerinden MHCMHC Sınıf I'e veya endozomal işlenip değişmeyen zincir (Li, CD74Li, \ CD74) kontrolünde MHCMHC Sınıf II moleküllerine yönlendirilmesi, kullanılan aşının teknolojisine bağlıdır.

Buna göre, aşı tipleri ve kullandıkları antijen sunum yolakları ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Canlı atenüe kızamık aşısı: Viral replikasyon ile sitozolik protein üretimi sağlar ve antijenlerin TAPTAP bağımlı yolla MHCMHC Sınıf I moleküllerine taşınmasını indükler.

Answer

Canlı atenüe kızamık aşısının viral replikasyon yoluyla sitozolik protein üretmesi ve bu antijenlerin TAP proteinleri aracılığıyla MHC Sınıf I yolağına dahil olması doğrudur.
Canlı atenüe kızamık aşısı gibi canlı aşılar, hedef hücrelere girerek kendi proteinlerini konak hücrenin ribozomlarında sentezletirler (endojen üretim). Bu sitozolik proteinler proteazomlarda parçalanır ve TAPTAP proteinleri aracılığıyla endoplazmik retikulum lümenine taşınarak MHCMHC Sınıf I moleküllerine yüklenir. Bu süreç, CD8+CD8^+ sitotoksik T hücrelerinin aktivasyonu için esastır.

Step-by-Step Solution

1
Aşı tipinin replikasyon kapasitesini belirle.
Kızamık ve Sabin canlı atenüe (replike olan), Hepatit A inaktive (replike olmayan), Hepatit B ve HPV alt birim/rekombinant (replike olmayan) aşılardır.
Replike olan aşılar antijeni hücre içinde (endojen) üretir.
2
Antijen kaynağına göre sunum yolağını eşleştir.
Endojen antijenler MHC Sınıf I (sitotoksik yanıt), eksojen antijenler MHC Sınıf II (humoral yanıt) üzerinden sunulur.
Hücre dışından alınan proteinler endozomal yolağa, içeride sentezlenenler proteazomal yolağa girer.
3
Moleküler yardımcı proteinleri (TAP vs Li) kontrol et.
MHC I için TAP (ER transportu), MHC II için Li (invaryant zincir, peptit cebini koruma) gereklidir.
Bu proteinler MHC moleküllerinin antijenle buluşma mekanizmasını yönetir.

Key Concept

Canlı viral aşılar endojen antijen sunum yolağını (MHCMHC I / TAPTAP) kullanarak hücresel bağışıklığı tetiklerken, inaktive ve rekombinant aşılar eksojen yolağı (MHCMHC II / LiLi) kullanır.

Practice More

MHC Sınıf I ve II yolağındaki farkları pekiştirmek için 'çapraz sunum' (cross-presentation) mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 188Question

Prion hastalıklarının moleküler patogenezinde gerçekleşen konformasyonel değişiklikler ve bu değişikliklerin etkene kazandırdığı biyolojik/klinik özellikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tersiyer yapıda α\alpha-heliks yapılarının yerini β\beta-tabakaların (beta-sheet) alması, proteini proteazlara karşı dirençli ve suda çözünmez hale getirerek agregasyon riskini artırır.

Answer

Tersiyer yapıda α\alpha-heliks yapılarının yerini β\beta-tabakaların (beta-sheet) alması, proteini proteazlara karşı dirençli ve suda çözünmez hale getirerek agregasyon riskini artırır.
Prion hastalıklarının özü, konakçı tarafından sentezlenen normal proteinin, primer yapısı (aminoasit dizisi) değişmeksizin ikincil ve üçüncül yapısında bir değişim geçirmesidir. α\alpha-heliks yapılarının β\beta-tabakalara dönüşmesi, moleküle hidrofobik bir karakter ve proteolitik enzimlere karşı belirgin bir direnç kazandırır. Bu durum nöronlarda birikime ve süngerimsi dejenerasyona yol açan temel olaydır.

Step-by-Step Solution

1
Prion proteinlerinin yapısal dönüşümünü analiz et.
Normal hücresel prion proteini (PrPCPrP^C) baskın olarak α\alpha-heliks içerirken, patolojik form (PrPScPrP^{Sc}) β\beta-tabaka zengindir.
Hastalığın temelindeki biyokimyasal değişim konformasyoneldir.
2
Yapısal değişimin fiziksel sonuçlarını değerlendir.
β\beta-tabaka içeriği artan protein proteazlara direnç kazanır, suda çözünmez hale gelir ve amiloid benzeri plaklar oluşturur.
Proteaz direnci, ajanın dokuda birikmesine ve standart dezenfeksiyon yöntemlerine direnmesine neden olur.
3
Klinik ve laboratuvar bulgularıyla eşleştir.
İnflamasyonun yokluğu (immün tolerans), yüksek ısı direnci ve 14-3-3 gibi nöronal yıkım belirteçlerinin varlığı bu yapısal değişimle uyumludur.
Tanı ve sterilizasyon protokolleri bu spesifik direnç profiline göre şekillenir.

Key Concept

Prionlarda post-translasyonel konformasyonel değişim (αβ\alpha \rightarrow \beta)
Estimated Time:1m 30s
Question 189Question

2424 yaşında, 1212 haftalık gebe bir hasta; boyun arkasında şişlik, hafif ateş ve yüzünden başlayıp gövdeye yayılan makülopapüler döküntü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin postauriküler ve suboksipital lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde etkenin Rubella virüsü olduğu belirleniyor.

Bu hastadaki enfeksiyon etkeni olan virüsün temel biyolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İkozahedral nükleokapsid yapılı, zarflı ve pozitif polariteli tek iplikli RNA virüsü olması

Answer

Rubella virüsü, ikozahedral nükleokapsid yapılı, zarflı ve pozitif polariteli tek iplikli RNA virüsüdür.
Doğru seçenek olan ifade, Rubella virüsünün biyolojik özelliklerini tam olarak yansıtmaktadır. Rubella virüsü, Togaviridae ailesinde yer alan, lipid bir zarfla çevrili, ikozahedral (yirmi yüzlü) nükleokapsid simetrisi gösteren ve genom olarak pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA+ssRNA) taşıyan bir virüstür. Pozitif polariteli olması, genomun hücreye girdikten sonra doğrudan ribozomlarda protein sentezi için kullanılabilmesi anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Postauriküler lenfadenopati ve döküntü birlikteliği Rubella (Kızamıkçık) enfeksiyonunu işaret eder.
Rubella'nın en tipik klinik bulgusu postauriküler ve suboksipital lenfadenopatidir.
2
Virüsün taksonomik sınıflandırmasını hatırlama
Rubella virüsü Togaviridae ailesinin Rubivirus cinsinde yer alır.
Ailesel özellikler virüsün yapısal özelliklerini belirler.
3
Togaviridae ailesinin yapısal özelliklerini belirleme
Zarflı, ikozahedral nükleokapsid ve pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA+ssRNA).
Togavirüsler genel olarak bu yapısal karakteristikleri paylaşırlar.

Key Concept

Rubella virüsü (Togaviridae), zarflı ve pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA+ssRNA) genomuna sahip ikozahedral simetrili bir virüstür.

Practice More

Diğer RNA virüs ailelerinin (özellikle Picornaviridae ve Paramyxoviridae) zarf ve simetri özelliklerini karşılaştıran bir tablo hazırlamak, sınıflandırma sorularında başarıyı artıracaktır.
Estimated Time:1m 0s
Question 190Question

4040 yaşında HIV1HIV-1 pozitif bir erkek hastada başlanan antiretroviral tedavi rejimi sonrası yapılan rutin kontrollerde serum lipid panelinde belirgin yükselme ve kan şekeri düzeylerinde artış (hiperglisemi) saptanmıştır. Bu metabolik yan etkilere neden olan ilaç grubunun viral replikasyon döngüsündeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prekürsör GagPolGag-Pol poliproteinlerinin fonksiyonel proteinlere ayrılmasının önlenmesi

Answer

Proteaz inhibitörleri, GagPolGag-Pol prekürsör poliproteinlerinin ayrılmasını engelleyerek viral matürasyonu durdurur.
Vaka örneğinde belirtilen lipodistrofi, hiperglisemi ve insülin direnci, HIVHIV tedavisinde kullanılan Proteaz İnhibitörlerinin (PI) klasik yan etkileridir. Bu ilaç grubu, HIVHIV replikasyon döngüsünün geç evresinde, yeni sentezlenen GagPolGag-Pol poliproteinlerinin viral proteaz enzimi tarafından spesifik noktalardan kesilerek fonksiyonel viral proteinlere dönüştürülmesini engeller. Bu durum, virüsün enfektif hale gelmesini (olgunlaşmasını) durdurur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik yan etkilerin analiz edilmesi
Lipodistrofi (yağ dağılım bozukluğu) ve hiperglisemi, Proteaz İnhibitörleri (PI) için tipik yan etkilerdir.
Antiretroviral ilaçlar arasında metabolik sendrom benzeri tabloya en sık Proteaz İnhibitörleri neden olur.
2
İlgili ilaç grubunun mekanizmasının belirlenmesi
Proteaz inhibitörleri, viral proteaz (aspartil proteaz) enzimini inhibe eder.
Bu enzim, virionun tomurcuklanma sonrası olgunlaşması (matürasyon) için gereklidir.
3
Moleküler hedefin doğrulanması
Enzim, GagGag ve GagPolGag-Pol poliproteinlerini keserek p24, p17 gibi yapısal proteinleri açığa çıkarır.
Bu işlem engellendiğinde virüs partikülleri enfektif olmayan, 'immature' (olgunlaşmamış) formda kalır.

Key Concept

HIV Proteaz İnhibitörleri Mekanizması ve Yan Etkileri
Estimated Time:1m 30s
Question 191Question

Antiretroviral tedavi (ARTART) başlanan 42 yaşında HIVHIV pozitif bir erkek hastanın 6. ay kontrolünde; kan şekerinde belirgin yükselme, hipertrigliseridemi ve fizik muayenede gövdede yağlanma artışı ile karakterize lipodistrofi saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olması en muhtemel olan ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Proteaz inhibitörleri

Answer

Proteaz inhibitörleri, HIV tedavisinde lipodistrofi, hiperlipidemi ve insülin direncine en sık yol açan ilaç grubudur.
Proteaz inhibitörleri (örneğin Lopinavir, Atazanavir, Darunavir), HIV tedavisinde insülin direnci, hiperlipidemi ve vücut yağının redistribüsyonu (abdominal obezite ve ekstremitelerde incelme) ile seyreden lipodistrofi tablosuna en sık neden olan antiviral gruptur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada hiperglisemi, hipertrigliseridemi ve lipodistrofi (yağ dağılım bozukluğu) saptanmıştır.
Antiretroviral ilaçların yan etki profillerini ayırt etmek için temel klinik veriler toplanmalıdır.
2
İlaç gruplarının yan etkilerle eşleştirilmesi
Proteaz inhibitörlerinin glukoz ve lipid metabolizmasını bozarak metabolik sendrom benzeri bir tablo oluşturduğu bilinmektedir.
TUS sınavında ilaç yan etkileri sıklıkla mekanizma ve klinik tablo üzerinden sorgulanır.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Diğer grup ilaçların (NRTINRTI, NNRTINNRTI, INSTIINSTI) bu denli belirgin bir metabolik yan etki profili göstermediği teyit edilir.
Yanlış seçenekleri elemek doğru yanıta ulaşma güvenini artırır.

Key Concept

Proteaz inhibitörlerinin metabolik yan etki profili (lipodistrofi ve insülin direnci).
Estimated Time:1m 15s
Question 192Question

Viral aşıların biyolojik özellikleri, üretim teknolojileri ve klinik uygulama güvenliği açısından doğru sınıflandırılmaları klinik mikrobiyolojide büyük önem taşır. Buna göre, içeriği bakımından bir **RNARNA virüsü olan ve inaktive (ölü)** aşı formunda hazırlanan viral aşı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hepatit A

Answer

Hepatit A aşısı, hem bir RNARNA virüsü tarafından oluşturulması hem de inaktive (ölü) formda olması nedeniyle doğru seçenektir.
Doğru olan seçenek, Picornaviridae ailesinden bir RNARNA virüsü olan Hepatit A virüsünün formaldehit ile inaktive edilmiş formunu içeren Hepatit A aşısıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki virüslerin nükleik asit tiplerini (DNADNA veya RNARNA) belirle.
Hepatit A, Kızamıkçık ve Kabakulak RNARNA virüsleridir; Suçiçeği ve Hepatit B ise DNADNA virüsleridir.
Soruda istenen ilk kriter RNARNA virüsü olmasıdır.
2
Kalan RNARNA virüsü seçeneklerinin aşı üretim teknolojilerini (Canlı veya İnaktive) karşılaştır.
Hepatit A aşısı inaktive (ölü) formdadır; Kızamıkçık ve Kabakulak aşıları ise canlı atenüe formdadır.
Soruda istenen ikinci kriter aşının inaktive olmasıdır.
3
Her iki kriteri de (RNA + İnaktive) karşılayan aşıyı doğrula.
Hepatit A her iki kriteri de sağlamaktadır.
Doğru yanıtın kesinleştirilmesi için tüm parametrelerin uyuşması gerekir.

Key Concept

Viral aşıların genom yapısına (DNA/RNA) ve hazırlama yöntemine (Canlı/İnaktive/Rekombinant) göre sınıflandırılması.

Hints

1
Virüsün genom tipini (DNA/RNA) hatırlamak seçeneklerin yarısını elemenizi sağlar.
2
Hepatit B aşısının tam bir virüs içermediğini, sadece yüzey antijeni içerdiğini unutmayın.
3
KKKKKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) grubundaki aşıların tamamı canlı atenüe aşılardır.

Practice More

İnaktive viral aşılar ile canlı atenüe aşılar arasındaki MHCMHC sunum farklarını (Sınıf I vs Sınıf II) gözden geçirin.

Alternative Method

Aşıları 'Canlı' ve 'Cansız (İnaktive/Rekombinant)' olarak iki sütuna ayırıp, ardından her birinin genom tipini yanına yazarak eşleştirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 193Question

HIV1HIV-1 replikasyon döngüsünde, viral zarfın konak hücre membranı ile füzyonundan (kaynaşmasından) sorumlu olan ve enfuvirtid gibi füzyon inhibitörlerinin hedefi olan transmembran glikoprotein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: gp41gp41

Answer

gp41gp41 proteini, HIVHIV virüsünün konak hücreye girişinde füzyon aşamasını yöneten temel bileşendir.
Doğru yanıt olan gp41gp41, HIVHIV virüsünün envenv geni tarafından kodlanan gp160gp160 proteininin bölünmesiyle oluşan transmembran parçadır. gp120gp120'nin koreseptöre bağlanmasıyla tetiklenen bir konformasyonel değişiklik sonucu, gp41gp41'in füzyon peptidi konak hücre membranına saplanır ve viral zarfın hücre zarı ile birleşmesini sağlar. Enfuvirtid bu proteinin yapısını bozarak etkisini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Viral giriş mekanizmasının tanımlanması
HIVHIV girişi; tutunma, koreseptör bağlama ve füzyon aşamalarından oluşur.
Soruda sorulan proteinin hangi aşamada görev aldığını belirlemek için mekanizmanın bütününü anlamak gerekir.
2
gp160gp160 öncül proteininin parçalanması
gp160gp160 proteini, gp120gp120 (yüzey) ve gp41gp41 (transmembran) olarak ikiye ayrılır.
İşlevsel proteinlerin kökenini bilmek, yapı-fonksiyon ilişkisini kurmayı sağlar.
3
Füzyon proteininin belirlenmesi
gp41gp41, konak hücre zarına saplanarak viral zarf ile hücre zarını birbirine yaklaştırır ve kaynaşmayı sağlar.
gp41gp41 proteininin spesifik biyokimyasal görevi membranın geçilmesini sağlamaktır.

Key Concept

gp41gp41, HIVHIV zarfının transmembran alt birimidir ve viral füzyondan sorumludur.

Hints

1
Bu protein bir 'transmembran' glikoproteindir.
2
Enfuvirtid ilacı bu proteinin helezonik yapısını bozarak viral girişi engeller.
3
gp160gp160 öncül molekülünün transmembran parçasıdır.

Practice More

Füzyon aşamasından sonra viral nükleik asidin hücreye salınması ve revers transkripsiyon süreci incelenebilir.
Estimated Time:45s
Question 194Question

Nörodejeneratif bir tabloyla seyreden Creutzfeldt-Jakob hastalığında (CJD), patogenezden sorumlu olan PrPScPrP^{Sc} (prion protein scrapie) molekülü, normal hücresel PrPCPrP^C molekülünden yapısal olarak farklıdır. Bu yapısal dönüşümün moleküler düzeydeki temel sonucu ve PrPScPrP^{Sc}'nin ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısındaki β\beta-tabaka (beta-sheet) oranının artmasıyla birlikte proteolitik enzimlere dirençli ve deterjanlarda çözünmez hale gelmesi

Answer

Yapısındaki β\beta-tabaka (beta-sheet) oranının artmasıyla birlikte proteolitik enzimlere dirençli ve deterjanlarda çözünmez hale gelmesi
Prion hastalıklarında temel olay, normalde çözünür ve proteazlara duyarlı olan PrPCPrP^C proteininin, post-translasyonel bir değişimle β\beta-tabaka içeriği yüksek olan patojenik PrPScPrP^{Sc} formuna dönüşmesidir. Bu yeni yapı, proteinin amiloid benzeri plaklar oluşturmasına, proteolitik sindirime direnç kazanmasına ve deterjanlarda çözünmemesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
PrPCPrP^C ve PrPScPrP^{Sc} arasındaki temel farkı belirle.
PrPCPrP^C baskın olarak α\alpha-heliks içerirken, PrPScPrP^{Sc} baskın olarak β\beta-tabaka içerir.
Prion patogenezindeki ana olay proteinin konformasyonel değişimidir.
2
Yapısal değişimin biyokimyasal sonuçlarını analiz et.
β\beta-tabaka yapısı, proteini proteazlara (Proteinaz K) karşı dirençli ve deterjanlarda çözünmez kılar.
Patojenik prionun dokuda birikmesinin ve klasik dezenfektanlardan etkilenmemesinin nedeni budur.
3
Enfeksiyöz ajanın genel özelliklerini gözden geçir.
Ajanın nükleik asit içermediği ve immün yanıt oluşturmadığı teyit edildi.
Bu özellikler prionları virüslerden ayıran en temel farklardır.

Key Concept

Prionların patojenik izoformu (PrPScPrP^{Sc}), α\alpha-heliks yapısının β\beta-tabaka yapısına dönüştüğü, nükleik asit içermeyen, proteazlara ve standart sterilizasyona dirençli bir proteindir.

Hints

1
Prionları diğer mikroorganizmalardan ayıran en önemli fark 'proteinaceous' olmalarıdır.
2
PrPCPrP^C ve PrPScPrP^{Sc} arasındaki temel fark proteinin ikincil (secondary) yapısındaki değişimdir.
3
Bu proteinler proteazlara karşı neden dirençlidir? Yanıt β\beta-tabaka (beta-sheet) oranında gizlidir.

Practice More

Prionların inaktivasyonu için gerekli olan özel sterilizasyon parametrelerini ve tanıdaki 'proteinaz K direnci' testini gözden geçirin.
Estimated Time:50s
Question 195Question

HIV-1 replikasyon döngüsünde, viral proteinlerin sentezi için farklı boyutlarda mRNA'lar üretilir. Tam birleşmiş (completely spliced) küçük mRNA'lar çekirdekten pasif olarak çıkabilirken; yapısal proteinleri kodlayan tek birleşmiş (singly spliced) veya hiç birleşmemiş (unspliced) büyük mRNA'ların sitoplazmaya taşınması için aktif bir mekanizma gereklidir. Bu mRNA'ların nükleer dışa aktarımını (nuclear export) gerçekleştiren viral protein ve bağlandığı hedef bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rev - RRE (Rev Response Element)

Answer

HIV-1'de unspliced ve singly spliced mRNA'ların çekirdekten çıkışını sağlayan düzenleyici protein Rev, bağlandığı RNA bölgesi ise RRE'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, HIV-1 replikasyonunda kritik bir basamak olan mRNA transportunu açıklar. Rev (Regulator of Virion expression) proteini, env geni içerisinde lokalize olan RRE (Rev Response Element) dizisine bağlanır. Bu etkileşim, büyük mRNA segmentlerinin konak hücrenin nükleer splicing kontrol mekanizmasını baypas ederek sitoplazmaya geçmesini sağlar. Bu mekanizma olmaksızın yapısal proteinler (Gag, Pol, Env) sentezlenemez.

Step-by-Step Solution

1
HIV mRNA varyasyonlarını tanımla
HIV transkripsiyonu sonucu 2kb (tam birleşmiş), 4kb (tek birleşmiş) ve 9kb (birleşmemiş) mRNA'lar oluşur.
Sadece 2kb mRNA'lar (Tat, Rev, Nef kodlayanlar) çekirdekten yardım almadan çıkabilir.
2
Gecikmiş evre (late phase) proteinlerinin sentez gereksinimini belirle
Gag, Pol ve Env gibi yapısal proteinler için 4kb ve 9kb mRNA'ların sitoplazmaya geçmesi şarttır.
Büyük RNA'lar çekirdekteki splicing mekanizması tarafından tutulur; dışa aktarım için Rev proteini gerekir.
3
Rev proteininin etki mekanizmasını analiz et
Rev, env geni içinde bulunan RRE (Rev Response Element) dizisine bağlanır.
Bu bağlanma, konak hücrenin Crm1/Exportin-1 yolağını kullanarak büyük RNA'ların nükleer porlardan sitoplazmaya transferini sağlar.

Key Concept

HIV-1 Rev proteini, büyük viral mRNA'ların (unspliced/singly spliced) nükleer dışa aktarımını (nuclear export) kontrol ederek viral replikasyonun erken evresinden geç evresine geçişi sağlar.

Practice More

Rev bağımlı nükleer export mekanizmasının inhibisyonu, antiviral tedavi araştırmalarında potansiyel bir hedef olarak incelenmektedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 196Question

DNA virüslerinin yapısal özellikleri, virüslerin sınıflandırılmasında ve patogenezinde belirleyici rol oynar. Aşağıdaki virüs ailelerinden hangisi, hem zarfsız (çıplak) bir kapsid yapısına sahip olması hem de genomunun doğrusal (lineer) çift iplikli DNA (dsDNAdsDNA) molekülünden oluşmasıyla karakterizedir?

Show answer & explanation

Answer: Adenoviridae

Answer

Adenoviridae ailesi, zarfsız kapsid yapısı ve lineer çift iplikli DNA genomu ile karakterize olan seçenektir.
Adenoviridae ailesi üyeleri zarfsızdır ve ikozahiedral simetri gösterirler. Genomları ise doğrusal (lineer) çift iplikli DNA'dan oluşur. Bu özellikler onları hem zarflı olan Herpesvirüslerden hem de dairesel genomlu olan Papilloma/Polyoma virüslerinden ayırır.

Step-by-Step Solution

1
DNA virüslerinin zarf durumunu değerlendir
Adenoviridae, Papillomaviridae ve Polyomaviridae zarfsızdır. Herpesviridae ve Hepadnaviridae zarflıdır.
Soruda hem zarfsız hem de lineer DNA yapısı bir arada istenmektedir.
2
Zarfsız virüslerin DNA topolojisini (konfigürasyonunu) incele
Adenoviridae lineer (doğrusal) DNA'ya sahipken; Papillomaviridae ve Polyomaviridae dairesel (circular) DNA'ya sahiptir.
Zarfsız DNA virüsleri arasında lineer dsDNA yapısı Adenovirüslere özgüdür (Parvovirüsler de lineerdir ancak ssDNA'dır).

Key Concept

DNA virüslerinin yapısal sınıflandırılması (Zarf durumu ve DNA konfigürasyonu)

Alternative Method

DNA virüslerini 'PAPA' (Parvo, Adeno, Papilloma, Polyoma) şeklinde zarfsızlar olarak kodlayıp, içlerinden lineer olanları (Parvo ve Adeno) ayırarak çözüme ulaşılabilir. Parvo'nun ssDNA olduğu hatırlandığında cevap Adeno olarak kalır.
Estimated Time:45s
Question 197Question

İnsan immün yetmezlik virüsü tip-1 (HIV1HIV-1) enfeksiyonu sırasında, viral genlerin transkripsiyonel elongasyon (uzama) verimliliğini yaklaşık bin kat artıran ve diğer birçok transkripsiyon faktörünün aksine doğrudan DNADNA'ya değil, sentezlenen öncül viral RNARNA üzerindeki spesifik bir yapıya bağlanan viral protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tat

Answer

Viral transkripsiyonel elongasyonu artıran ve RNA üzerindeki TAR yapısına bağlanan protein Tat proteinidir.
Tat proteini, HIV-1 genomunun en güçlü trans-aktivatörüdür. En özgün özelliği, DNA şablonuna değil, yeni sentezlenmiş viral RNA'nın 5' ucunda oluşan TAR (trans-activation response) adı verilen ikincil yapıya (stem-loop) bağlanmasıdır. Bu bağlanma sayesinde transkripsiyonel elongasyon kompleksi stabilize edilir ve viral genlerin ifadesi dramatik şekilde artar.

Step-by-Step Solution

1
Viral replikasyon döngüsünde transkripsiyonun kontrol basamağını analiz etme.
HIV-1 transkripsiyonunun başlangıçta (inisiasyon) verimli olduğu ancak elongasyonun zayıf olduğu belirlenir.
Tat proteini yokluğunda RNA polimeraz II genellikle kısa RNA parçaları sentezleyip duraklamaktadır.
2
Tat proteininin hedef bölgesini ve bağlanma özelliğini belirleme.
Tat proteininin, viral DNA'daki promotör dizisine değil, sentezlenmekte olan RNA'nın 5' ucunda oluşan TAR halkasına (stem-loop) bağlandığı saptanır.
Bu özellik, Tat'ı klasik DNA bağlayıcı transkripsiyon faktörlerinden ayıran kritik bir farktır.
3
Tat-TAR etkileşiminin sonucunu değerlendirme.
Bağlanma sonrası P-TEFb kompleksinin (CDK9 ve Siklin T1) bölgeye çekilmesiyle RNA polimeraz II'nin C-terminal ucu fosforillenir.
Fosforillenme, RNA polimerazın duraksamasını engeller ve tam boy viral RNA sentezini (elongasyon) sağlar.

Key Concept

Tat proteininin RNA tabanlı (TAR) trans-aktivasyon mekanizması.
Estimated Time:1m 30s
Question 198Question

Viral aşıların geliştirilmesinde kullanılan teknolojiler, aşının immünolojik etkilerini ve klinik kullanım sınırlarını belirler. Canlı atenuye aşılar hem hümoral hem de hücre içi replikasyon sayesinde güçlü bir hücresel bağışıklık (MHCMHC Sınıf II yoluyla) oluştururken, rekombinan protein aşıları daha çok antikor yanıtı üzerinden koruma sağlar. Aşağıdaki viral aşılardan hangisi, virüsün yüzey antijenini kodlayan genin maya hücrelerine aktarılmasıyla üretilen ve canlı virüs içermediği için immün yetmezliği olan bireylerde güvenle kullanılabilen bir "rekombinan alt birim (subunit)" aşısıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hepatit B aşısı

Answer

Hepatit B aşısı, rekombinan DNA teknolojisi kullanılarak maya hücrelerinde üretilen bir alt birim aşısıdır ve immün yetmezliği olanlarda güvenlidir.
Hepatit B aşısı, virüsün yüzey antijenini (HBsAg) kodlayan genin maya hücrelerine aktarılmasıyla elde edilen rekombinan bir aşıdır. Bu aşılar tam virüs içermediği için immün sistemi baskılanmış hastalarda ve gebelerde canlı aşıların aksine güvenle uygulanabilir. Antijen, eksojen yolak aracılığıyla MHC Sınıf II üzerinden CD4+ T hücrelerine sunulur.

Step-by-Step Solution

1
Aşı üretim teknolojisinin belirlenmesi
Maya hücrelerinde (Saccharomyces cerevisiae) HBsAg üretimi.
Soruda tanımlanan 'gen aktarımıyla maya hücrelerinde üretim' ifadesi rekombinan teknolojiyi işaret eder.
2
Klinik güvenlik profilinin değerlendirilmesi
Canlı virüs içermediği için immünsüpresiflerde güvenli kullanım.
Rekombinan alt birim aşılar replike olamazlar, bu yüzden immün yetmezliği olanlarda enfeksiyon riski taşımazlar.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Hepatit B aşısı tanıma uyar.
Hepatit B, TUS mikrobiyoloji müfredatında rekombinan aşının en tipik örneğidir.

Key Concept

Hepatit B aşısı (HBsAg), rekombinan DNA teknolojisi ile üretilen, canlı virüs içermeyen ve MHC Sınıf II yolağı ile sunulan bir alt birim aşısıdır.
Estimated Time:50s
Question 199Question

DNA virüsleri genellikle replikasyon döngülerinde konak hücrenin nükleer mekanizmalarını ve RNA polimerazlarını kullanırlar. Ancak bazı virüs aileleri, genom replikasyonunu başlatmak için özgün stratejiler geliştirmiştir. Genomunun her iki 55' ucuna kovalent olarak bağlı bir terminal protein (TP) bulunduran ve bu proteini replikasyon başlangıcında primer olarak kullanan, zarfsız ve ikozahedral simetriye sahip DNA virüsü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adenovirüs

Answer

Adenovirüs
Doğru seçenek olan virüs, doğrusal çift iplikli DNA genomuna sahip, zarfsız ve ikozahedral yapıda bir virüstür. Replikasyonunu başlatmak için konak hücresinin RNA primeri yerine, kendi kodladığı bir terminal proteini (TP) kullanır. Bu protein, viral DNA polimeraz tarafından bir dCMP nükleotidinin bağlanmasıyla primer görevi görür ve genomun her iki ucunda kovalent olarak bağlı bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Virüsün yapısal özelliklerini değerlendir (zarfsız ve ikozahedral).
Adenovirüs ve Parvovirüs seçenekleri bu tanıma uyar; HBV ve Herpes virüsleri zarflıdır, Poksvirüs ise komplekstir.
Soruda verilen morfolojik kısıtlamalar aday virüs sayısını azaltır.
2
Replikasyon primer mekanizmasını incele.
Adenovirüs, genomun 55' ucuna bağlı terminal protein (TP) kullanır. HBV de protein primer kullanır ancak zarflı yapısı nedeniyle elenir.
TP kullanımı Adenovirüsler için patognomonik bir moleküler özelliktir.
3
Sonucu onayla.
Zarfsız, ikozahedral ve TP primer kullanan virüs Adenovirüs'tür.
Tüm kriterleri karşılayan tek seçenek Adenovirüs'tür.

Key Concept

Adenovirüs replikasyonunda protein primer (Terminal Protein) kullanımı ve yapısal özellikleri.

Practice More

Adenovirüslerin E1A ve E1B proteinlerinin konak hücre siklusunu (p53 ve pRb üzerinden) nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 200Question

Viral yapısal özellikler ve bulaş yolları değerlendirildiğinde; aşağıdaki RNA virüslerinden hangisi zarfsız (çıplak) nükleokapsid yapısına sahip olması sayesinde mide asidine ve safra tuzlarına direnç göstererek fekal-oral yolla bulaşabilir?

Show answer & explanation

Answer: Poliovirüs

Answer

Poliovirüs, zarfsız nükleokapsid yapısı sayesinde gastrointestinal sistemin asidik ortamına direnç gösteren ve fekal-oral yolla bulaşan bir RNA virüsüdür.
Poliovirüs, Picornaviridae ailesinden zarfsız bir RNA virüsüdür. Virüsün lipit bir zarfa sahip olmaması, onu mide asidi, safra tuzları ve proteolitik enzimlerin etkisinden korur. Bu dirençlilik özelliği, virüsün ağız yoluyla alındıktan sonra gastrointestinal sistemi geçerek bağırsaklarda replike olmasına ve dışkı yoluyla (fekal-oral) yayılmasına imkan tanır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan virüslerin zarf (envelope) yapısını inceleyin.
Influenza, Kızamık, Kuduz ve Coronavirüs zarflı virüslerdir; Poliovirüs ise zarfsız (çıplak) bir virüstür.
Zarfın varlığı veya yokluğu, virüsün çevresel direnci ve bulaş yollarını belirleyen en kritik yapısal özelliktir.
2
Zarf yapısının mide asidi ve safra tuzları üzerindeki etkisini değerlendirin.
Zarflı virüslerin lipit tabakası asit, safra ve deterjanlar tarafından kolayca parçalanırken, zarfsız virüsler bu etkenlere karşı dirençlidir.
Sindirim sistemi yoluyla bulaşan (fekal-oral) RNA virüslerinin çoğu (Picornaviridae, Reoviridae, Caliciviridae) bu nedenle zarfsız yapıdadır.

Key Concept

RNA virüsleri arasında Picornaviridae ailesine ait olan Poliovirüs gibi zarfsız virüsler, mide asidine dirençli olmaları sayesinde fekal-oral yolla bulaşabilirler.
Estimated Time:45s
PreviousPage 10 / 23Next
Viroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin